<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp Arşivleri - marefidelis.com</title>
	<atom:link href="https://marefidelis.com/tag/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://marefidelis.com/tag/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp/</link>
	<description>MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Dec 2024 08:51:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.1</generator>
	<item>
		<title>Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</title>
		<link>https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 06:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici, vs. olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz...</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-1 fusion-flex-container nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-0 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:0px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-1"><p><em>Bu yazı, yine gündemde&#8230; Çünkü Güçlü Beden, Açık Kalp ve Berrak Zihin&#8217;le yaşamak, her zamankinden daha önemli. Hadi okuyalım, tekrar veya ilk defa, ve güçlü ve anlamlı bir varoluşun, halinden memnun olarak yaşamanın, ilişki kurmanın, üretmenin bu üç en önemli unsurunun yaşamımızda nasıl daha da yer edebileceğini araştıralım:</em></p>
<p>Geçenlerde bir hafta sonu eşimle kahvaltı yapmak için boğaz kenarındaki sevdiğimiz yerlerden birine gittik. Gözüme o mekânın önünde otoparkçıların bir sokak köpeği için koydukları kulübe ve o kulübenin üstüne yazdıkları ve köpeğe vermiş oldukları isim çarptı: <strong>Kopuk</strong>!</p>
<p>Bir sokak köpeği için verilebilecek bundan güzel bir isim olabilir mi diye geçirdim içimden (it &#8211; kopuk! ☺️); ve kendi kendime gülümsedim. Bir yandan da ismin içerdiği varoluşsal gözlem ve mesaj içime dokundu, o sokak köpeğinin içinde bulunduğu durumun kaçınılmaz olarak getirdiği “kopuk”luğu düşününce. Gerçekten bu ismi koyan kişinin yaratıcılığına ve bir durumu görüp de bu şekilde ifade edebilme farkındalık ve yeteneğine saygı duydum.</p>
<p>Ama bir şekilde daha etkiledi bu isim beni. Benim kendi içimdeki “kopuk” parçalarıma dokundum. Ara sıra, özellikle duygusal olarak zorlanıp da kendimle, çevremle, içimdeki ve dışımdaki olgularla temas etmenin tahammül edebileceğimden daha acı verici, korkutucu veya rahatsız edici olduğu zamanlarda beni şimdiden, çevremden, kendimden ve farkındalıktan koparan parçama dokunmamı sağladı bu isim.</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg" alt="Farkındalık olmayınca" /></picture></figure>
<h3>İçimizdeki kopuk</h3>
<p>Siz de o parçalarınızı, kendi içinizdeki “Kopuk&#8217;u”, ve onun zaman zaman saklandığı kulübesini biliyorsunuz değil mi? Hayat, koşullar, çevremizde olanlar, kendimizle olan mücadelemiz bazen bizim için çok zorlayıcı, korkutucu veya rahatsız edici olduğunda saklandığımız o kulübeyi biliyorsunuz. Biliyorsunuz kendi içimizdeki canavarlarımız canımızı çok acıttığında onlardan saklanmak için girdiğimiz o deliği, onlardan saklanan kopuk taraflarımızı.</p>
<p>Aman hissetmeyeyim diyoruz, kaçıyoruz kendimizden, duygularımızdan, çevremizden, &#8220;farkındalık&#8221;tan. Ufak, kolayca ve hemen elde edebileceğimiz hazların içine bırakmak oluyor bazen Kopuk&#8217;un kulübesi. Yemek, içki, diğer keyif verici maddeler, spor, iş, bazen yaratıcı faaliyetler, diziler, kişisel gelişim adı altında kendimizi olduğumuzdan başka bir şeye dönüştürme çabası oluyor bazen kulübemiz. Bazen gerçekten &#8220;kopuyoruz&#8221;. Çevremiz kalabalıkken bile biz insanlarla bağlantıda hissetmiyoruz. Hatta gerçekten karanlık bir odada tek başımıza oturmak istiyoruz. Bazen de ruhsal yollar, meditasyon oluyor, aslında farkındalık geliştirmek, aydınlanmak, yaşamı tümüyle derinden yaşamak için kapasite inşa etmek için tasarlanmış öğretileri canımızı acıtan gerçeklerden saklanılacak bir kulübe olarak kullanıyoruz. Yeter ki canımızı acıtan o şeyler, o duygular, o gerçekler neyse, onunla yüzleşmeyelim. Onu hissetmeyelim. O gitsin.</p>
<figure class="image regular"><a href="http://gözden ve farkındalık tan uzak"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg" alt="" /></picture></a></figure>
<p>Ancak saklanabiliyor muyuz acaba gerçekten, gerçeklerden? Sevgili Kopuk idareyi ele aldığında ve tüm zihnimizi kapsadığında içine düştüğümüz hali de biliyorsunuz çünkü. Çevremizi sanki yoğun ve soluk bir sis altındaymış gibi gördüğümüz, yaşam enerjimizin sanki kalbimizdeki dipsiz bir kuyuya doğru emildiği, bedenimizin yapışkan ve ağdalı bir jölenin içinde hareket etmeye çalışır gibi hissettiği o hali iyi biliyorsunuz. Canımızı acıtan şeyin de bizimle o kulübenin içine geldiğini, başımızı çevirip bakmasak da hemen ensemizin dibinde olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>İşte bu yüzden, kabul etmek istemeseniz de, başımızı çevirip de bakmadığımızda o canavarların gitmediğini, içimizdeki canavarlarla doğrudan yüzleşmemenin, onlardan saklanmanın, onlardan kurtulmak <strong>olmadığını</strong> da biliyorsunuz.</p>
<h4>Kopuk&#8217;un çıkış yolu</h4>
<p>İşte çoğumuz bu nedenle geliyoruz kişisel gelişimin, ruhsal yolların, farkındalık çalışmalarının, meditasyonun, terapi yöntemlerinin kapısına. Bizi bu acılardan kurtarsın istiyoruz. Ancak burada çok ciddi de bir tuzak var.</p>
<p>Ya kişisel gelişim çabamız bize “gerçek hayattan”, bu zorlayıcı, acıtıcı, korkutucu içsel ve dışsal olgular dünyasından kurtarıp da bir çeşit cennet hayali yaratmayı vadediyorsa? O zaman tüm bu çabalarımız sanki yine bu içimizdeki Kopuk&#8217;u güçlendirmekten, onun kulübesini daha da kaleye çevirmekten, o sis bulutunun ve uyuşukluğun içinde yeni bir “mutlu olma kandırmacası” yaratmaktan başka işe pek yaramıyor gibi geliyor bana, ne dersiniz? Eğer böyleyse, ister istemez çok zaman geçmeden yeni bir hayal kırıklığı yaşamamız, yani zorlayıcı, rahatsız edici, can acıtıcı ve korkutucu gerçeklikle yeniden karşılaşmamız, ve bu karşılaşmaya hazır değilsek, kendimize daha çok ıstırap yaratmamız ve yaşamdan ve gerçekten özgürlük umudundan biraz daha uzaklaşmamız kaçınılmaz hale gelmiyor mu acaba?</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg" alt="gelişim tuzağı" /></picture></figure>
<p>Eğer çabamız, içimizdeki ve dışımızdaki tüm mevcut gerçeklikle ve olgularla &#8211; ne kadar rahatsız edici, zorlayıcı, acı verici, bazen de korkutucu olsa da &#8211; doğrudan yüzleşmemize, bu yüzleşme için güçlenmemize, ve bunun sonucunda da bu korkutucu, rahatsız edici ve korkutucu gibi gözüken olguların hakikatini doğrudan, farkındalık ile, anlayışla görmemize yardımcı olmak amacını taşımıyorsa, niye uğraşıyoruz ki!</p>
<p>İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici, vs. olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz. Joseph Goldstein &#8220;Dışarıya giden yol, sizi korkutan şeyin içinde geçiyor&#8221; diyor.</p>
<h4><strong>Peki bu gücü edinmek, farkındalık geliştirmek, ve bu yüzleşmeyi yapabilmek için neye ihtiyacımız var?</strong></h4>
<p>Benim bu yolda 25 yıllık çabama dayanarak şunları söyleyebilirim: Biz tüm acıları, tüm hazları, tüm duyguları bedenimizle, bedenimizde; zihnimizle, zihnimizde; kalbimizle, kalbimizde yaşıyoruz. Bedenimizle olan aşk ve nefret ilişkisini bir kenara bırakıp da onun içinde etkin ve güçlü bir şekilde, ancak ona takıntılı olarak yaşamayı becermek, olan herşeyle yüzleşmenin en önemli parçalarından. Aynı şekilde, zihnimizi devamlı şekilde işgal eden yoğun duygu ve düşünceler, olanı olduğu gibi görmemizin önündeki en büyük engeller. Bulutların ardındaki berrak zihine ulaşmadan gördüğümüz ancak yine o bulutlar ve bulutların anlattığı ve bizi Kopuk&#8217;un kulübesine kaçıran hikayeler olacak. Böyle olunca da biz derin, açık, olan herşeyi içine alan kalbimizle, kalp gözümüzle değil, duygularla incinmiş, korkmuş, öfkelenmiş bu nedenle de çevresine duvarlar ördüğümüz Kopuk&#8217;un kalbiyle ilerlemeye çalışacağız hayatın içerisinde.</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg" alt="farkındalık hediyesi" /></picture></figure>
<p>İşte bu nedenle yolumuz bedenle güçlü bir ilişki kurmak, berrak bir zihine ulaşmak, kalbimizi olan her şeye açabilmek için güçlendirmek için çalışmak, bunlara yatırım yapmak. Bunları geliştirmedikçe ister istemez Kopuk&#8217;un kulübesinde sık sık bulacağız kendimizi.</p>
<p><strong>Peki bunları nasıl yapacağız?</strong> İşte bundan sonraki 3 yazımız bunun üzerine.</p>
<p><em>Bu yazıda bahsettiğimiz konular üzerinde çalışmak isterseniz sizi <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-2025-1-modul/" target="_blank" rel="noopener">Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin Açık Kalp: Bir Kutlama Olarak Yaşamak programına davet ediyoruz. Buraya tıklayarak detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.</a></em></p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak?id=760626912&type=2",title: "Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası...",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</title>
		<link>https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 14:42:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Açık kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu ve Hislerle Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...İşte bu nedenle hem koçlar, hem de gelişim yolculuğunda yürüyen herkesin kendi his ve duyguları ile çalışmayı ve bunu başkalarının yapmalarına destek olmayı öğrenmeleri çok önemli. Benim bir koç olarak danışanlarımla kullandığım yaklaşım ve araçlar arasında en fazla etki ve ilerleme yaratan bir kaç teknikten birisi duygu ve hislere farkındalık getirmek ve şimdi ve buradaki deneyime farkındalık getirmek .</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/">Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir şirketin tepe yönetici olan danışanımla, kendine doğrudan bağlı çalışma arkadaşlarından en güvendiği ile yaşadığı bir sorun ile konuşuyoruz. Çalışanı hiç beklemediği bir şey yapmış. Danışanım bu kişiyi karşısına alıp yaptığı şeyin yanlış olduğuna, en başta kendisine zarar vereceğine, bütün bunları onun iyiliği için söylediğine ikna etmeye çalışmış. Ancak pek de becerememiş. Şimdi karşımda, kendi zihnindeki düşünceler ve kalbindeki duygular arasında dönüp duruyor. Sanki iki seçenek arasında kalmış gibi gözüküyor: Cezalandırıp ardından suçlu hissetmek, veya sineye çekip öfkesini sindirmeye çalışmak.</p>
<p>Bu tespiti paylaşıyorum kendisi ile: “Sanki öfke ve suçluluk arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış gibi duyuluyor söylediklerinden.” Bir çoğumuzun çoğu zaman olduğu gibi.</p>
<p>Bu söylediklerimi teyit eden bir çaresizlikle bana bakıyor.</p>
<p>“Başka bir olasılık olamaz mı acaba?” diye soruyorum.</p>
<p>Gözlerindeki çaresizliğin üzerine “zorlama da beni söyle, pek işe yarayacağını düşünmesem de” tepkisini içeren bir bakış ekleniyor.</p>
<p>İstediğini sandığım şeyi yapıp devam ediyorum çok zorlamadan: “Arkadaşını hep ikna etmeye çabalamışsın, ancak ne hissettiğini ifade etmemişsin gibi duyuluyor. Acaba bu olay karşısında ne hissediyorsun?”</p>
<p>“Ne hissedeceğim, öfke ve çaresizlik hissediyorum” diyor danışanım.</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" alt="Screm" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg" /></picture></figure>
<p>“Mutlaka” diyorum, “ve bunların farkında olman güzel”. Bir yandan da ne kadar hızlı, kendine hiç temas etmeden, neredeyse otomatik bir biçimde geldiğinin farkındayım yanıtının. Ayrıca  bu duyguların farkındalığı herhangi bir çözülmeye de götürmemiş gözüküyor danışanımı. </p>
<p>Gözlemimi paylaşıp devam ediyorum: “Acaba bu çalışma arkadaşının davranışı karşısında hissettiğin duygulara biraz derinden baksak, acaba bize ne gibi olasılıklar sunabilir, birlikte araştıralım, ister misin?”</p>
<p>Onaylaması üzerine duygularının derinine inmek üzere bedenini temel alacak şekilde birlikte çalışıyoruz. Bir süre sonra daha derindeki duygularına ulaşıyoruz: Büyük bir hayal kırıklığı, ve güven kaybı… Kendi kelimeleri ile, büyük bir hayretle ifade ettiği gibi “bu arkadaşımın orada olmasından dolayı altımda çok sağlam bir biçimde hissettiğim zeminim, tamamen erimiş gibi hissediyorum yahu!”. Ve bunları getirdiği geleceğe yönelik büyük bir kaygı.</p>
<p>Bu duygulara temas edip adlandırınca içinde bulunduğu öfke ve çaresizlik, bambaşka bir şeye dönüşüyor. Bir yandan durumla ilgili tüm resmi görmüş olduğu için içindeki tıkanıklık ve çatışma hissi ortadan kalkmış durumda. Hatta biraz hüzün hissettiğini ifade ediyor bir kişiye bu kadar bel bağlamış olduğunu fark ediyor olmaktan. Ve bu güvenin sanki yasını tutmaya başladığını da fark ediyor. Bu duygulara temas etmekten neden kaçtığını, neden kendini bu duygulara karşı duyarsızlaştırdığı da ortaya çıkıyor:</p>
<p>“Dost, ben bu duyguları nasıl ifade edebilirim ki bu kişiye, bunları söylersem ilişkimiz bozulmaz mı?”</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Seansımızın devamında aslında bu duygularını ifade etmezse nasıl ilişkilerinin ister istemez bozulacağını, belki de ancak ifade ederek ilişkilerini daha da derinleştirebileceğini keşfediyoruz beraber. Belki de bu sayede duruma daha gerçekçi beklentilerle bakabileceğini itiraf ediyor. Hem kendisine, hem de diğer kişiye. Aslında iyi niyetli, ancak farklı düşünceleri ve beklentileri olan, ve mutlaka hata yapma potansiyeli de olan, egoya sahip iki birey olarak.  Çalışma ilişkilerini bu sayede daha sağlıklı zeminlere oturtmanın yolları olabileceğini fark ediyor. Bu noktada sohbetimiz yaşamının geneline genişliyor, yaşamında nasıl bazı kişilerin üzerine nasıl gerçekçi olmayan bir “güven” yükü koyduğunun farkına varıyor danışanım. Sadece biraz yavaşlayıp o anda yaşanmakta olan duygu, his ve duyulara derinden farkındalık getirdiğimiz için.</p>
<h3 id="7dlm6">Yaşam Değiştiren Farkındalığın Temeli</h3>
<p>Geçenlerde vefat eden Amerikalı felsefeci ve psikolog Eugene Gendlin, benim bir çok danışanımla yaşadığım benzer seansların içinde saklı sırrı 1960’lı yıllarda yaptığı bir araştırma sırasında keşfetmiş. O sırada Chicago Üniversitesinde olan Gendlin, terapi, psikolojik danışmanlık veya koçluk benzeri hizmetler alan kişilerin bazılarının uzun yıllar boyunca yerlerinde sayarken, bazılarının nasıl olup da hızla ilerlediklerini terapist ve danışmanların yaklaşımlarında araştırmış. 2000 seans kaydı dinledikten sonra bu terapistlerin yaklaşım ve teknikleri arasında kayda değer bir fark bulamamış. Bunun üzerine dönüp danışanları dinlemeye karar veren Gendlin, aradığını burada bulmuş: Hızla ilerleme kaydeden hemen tüm danışanların, diğerleri gibi zihnin ve düşüncelerin içinde kaybolmak ve devamlı aynı hikayeleri anlatmak yerine bu hikayelerinin bir yerinde yavaşlayıp, dikkatlerini duygu ve hislere çevirdiklerini, kendi bedenlerine ve hislerine belli bir biçimde temas ettiklerini bulmuş. Bu bulgusunu daha sonra da tüm dünyada kullanılan bir metodolojiye çevirmiş Gendlin.</p>
<p>Sadece Gendlin değil bu metodolojiyi kullanan. Gestalt yaklaşımının temellerinden biri zihinsel hikayelerimizden, kavramların ve düşüncelerin dünyasından çıkıp şimdi ve burada yaşanan deneyime farkındalık getirmektir. Aynı şekilde Peter Levine tarafından yaratılan Somatic Experiencing’de de deneyime ve bedene farkındalık getirmek kullanılan önemli araçlardan. Buddha, Satipattana Sutra’da bedenin ve duyguların farkındalığını devamlı korumayı tam ve mutlak aydınlanmaya götüren direkt veya tek yolun dört önemli parçasından biri olarak sunuyor bize.</p>
<p>Duygulara Farkındalık Getirmenin Gücü</p>
<p>İşte bu nedenle hem koçlar, hem de gelişim yolculuğunda yürüyen herkesin kendi his ve duyguları ile çalışmayı ve bunu başkalarının yapmalarına destek olmayı öğrenmeleri çok önemli. Benim bir koç olarak danışanlarımla kullandığım yaklaşım ve araçlar arasında en fazla etki ve ilerleme yaratan bir kaç teknikten birisi duygu ve hislere farkındalık getirmek ve şimdi ve buradaki deneyime farkındalık getirmek.</p>
<p>İşte 3 Şubat’ta başlayacak ve 5 oturum/ 10 saatten oluşan<strong> <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/">Koçlukta Duygularla Çalışmak</a> </strong>online programını bu amaçla oluşturduk. 20 yılı aşan koçluk deneyimimde en çok işime yaradığını gördüğüm teknikleri katılımcılarla paylaşacağım bu eğitime Prof. Dr. Sinan Canan ve Aylin Safiye Deniz, PCC de iki oturumla  katkıda bulunacaklar. Bu eğitim,  hem kendimizin, hem de destek olduğumuz başkalarının duygu ve hislerine farkındalık getirmeye başlamak için hızlı bir giriş yapacağız ve hemen kullanabileceğiniz etkili ve basit teknikler öğreneceğiz. </p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg" /></picture></a></figure>
<p>Bu eğitimin tarihleri şöyle:</p>
<p><em>3 Şubat 2023 Cuma – 19:30 – 21:30 (Prof. Dr. Sinan Canan ile)</em><br /><em>7 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>14 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>21 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>24 Şubat 2023 Cuma – 19:30 – 21:30 (Aylin Safiye Deniz, PCC ile)</em></p>
<p>23 Ocak’a kadar erken kayıt indiriminden faydalanabileceğiniz ve 10 saat ICF CEU başvurusu yapılan bu programla ilgili detaylı bilgiye ve kayıt sayfasına <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p> Umarım webinarlarda görüşürüz!</p>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu?id=1208242186&type=2",title: "Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/">Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Webinarımızın Kaydı YouTube Kanalımızda</title>
		<link>https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-webinarimizin-kaydi-youtube-kanalimizda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2020 06:49:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-webinarimizin-kaydi-youtube-kanalimizda/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Webinarımıza gösterdiğiniz büyük ilgi için teşekkürler. İlk defa 750’ye yakın kişiyle birlikte Qi Gong pratikleri, meditasyon yapma ve duygularımıza farkındalık getirme deneyimi yaşadım! Sohbet kutusuna yazılan binlerce yorum ve deneyim harikaydı! Ama en güzeli çalışmayı bitirirken ekranda göstermekte olduğum sunum üzerine yaptığınız çizimlerdi sanırım! Aşağıdaki linkte bu çalışmanın videosuna YouTube’dan ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-webinarimizin-kaydi-youtube-kanalimizda/">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Webinarımızın Kaydı YouTube Kanalımızda</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-2 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-1 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;--awb-margin-bottom:0px;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-2"><p>Webinarımıza gösterdiğiniz büyük ilgi için teşekkürler. İlk defa 750’ye yakın kişiyle birlikte Qi Gong pratikleri, meditasyon yapma ve duygularımıza farkındalık getirme deneyimi yaşadım! Sohbet kutusuna yazılan binlerce yorum ve deneyim harikaydı! Ama en güzeli çalışmayı bitirirken ekranda göstermekte olduğum sunum üzerine yaptığınız çizimlerdi sanırım! Bu özelliğini bilmiyordum Zoom’un, bundan sonra kullanacağım!</p>
<p>Aşağıdaki linkte bu çalışmanın videosuna YouTube’dan ulaşabilirsiniz. Her seferinde yeni şeyler öğreniyorum, bu seferki öğrenimim: “Bir görsel göstermiyorsan ekran paylaşımını kapat, boş siyah ekran gösterme!”. Bu kaydın canlı izleyebilen izleyemeyen herkese faydalı olabilmesi dileği ile.</p>
<p>Not: YouTube Kanalımda ara sıra yeni içerikler paylaşıyorum, haberdar olmak için abone olmayı unutmayın!</p>
<p><a href="https://youtu.be/KrjRtvZ_otk">Videoya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/gueclue-beden-berrak-zihin-acik-webinarimizin-kaydi-youtube-kanalimizda?id=98397017&type=2",title: "Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Webinarımızın Kaydı YouTube Kanalımızda",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-webinarimizin-kaydi-youtube-kanalimizda/">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Webinarımızın Kaydı YouTube Kanalımızda</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ücretsiz Webinar: Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp ile Merkezimizi Korumak</title>
		<link>https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp-ile-merkezimizi-korumak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2020 21:30:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[webinar]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp-ile-merkezimizi-korumak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu ücretsiz webinarda Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp Programı’ndan seçtiğim hemen uygulamaya sokabileceğimiz ve merkezimizi korumamıza destek olabilecek anlayış, yaklaşım ve pratikleri uygulayarak öğreneceğiz ve gündemin getirdiği aşırı yük ve sorumluluk, gelecek endişesi, anlam kaybı gibi duygular karşısında bu ve benzer pratikleri yaparak kendimizi nasıl güçlü, berrak ve açık tutabileceğimizi araştıracağız.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp-ile-merkezimizi-korumak/">Ücretsiz Webinar: Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp ile Merkezimizi Korumak</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçinden geçtiğimiz eşsiz günler, bize bir yandan büyük zorluklar yaratırken, bir yandan da eşsiz fırsatlar da sunuyor. Bu aralar hemen her danışanımla iki ana konu üzerinde çalışıyoruz:</p>
<ol>
<li>Bu dönemde şirketimin, ekibimin, kendilerinden sorumlu olduğum insanların nasıl odakta, üretken, motive ve ruhsal sağlıkları nispeten yerinde kalmasını sağlayabilirim? Geçen hafta ücretsiz sunduğum Kaosa Düzen Getirmek adlı webinarda, bu soruya danışanlarımla birlikte bulduğumuz yanıtları sunmuştum sizlere. (Bu webinarın kaydına <a target="_blank" href="https://youtu.be/FDxHCCp6hg8" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz</a>).</li>
<li>Peki ya ben? Ben kendimi nasıl tüm bu durum karşısında güçlü, açık ve berrak tutacağım? Ben merkezimi nasıl koruyabilirim? Zemin ayaklarımın altından çekilir gibi hissederken bu duyguyla başa çıkıp ben nasıl kendime destek olabilirim?</li>
</ol>
<p>Bu Pazar günü (19 Nisan 2020) saat 15:00 &#8211; 16:30 arasında sunacağım “Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp ile Merkezimizi Korumak” adlı webinarın odağı işte bu olacak. <a target="_blank" href="https://marefidelis.com/beden-kalp-zihin-webinar/" rel="noopener noreferrer">Bu webinara buraya tıklayarak ulaştığınız form ile kayıt olabilirsiniz.</a></p>
<p>Aynı adla  ve toplam <a target="_blank" href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">15 gün ve 4 modüle yayılmış bir formatta  yürüttüğüm çalışmada</a>, kendi potansiyelimizi en iyi şekilde ortaya çıkarabilmek için varlığımızın bu üç boyutu ile iyi bir ilişki kurmanın ve onları en etkin şekilde kullanmanın yollarını araştırıyoruz.Tüm yapılarımızı ve dünyanın nasıl ve ne kadar güvenli bir yer olduğu ile ilgili algılarımızı derinden sarsan bu günlerde işte bu potansiyelimizle temas halinde olmaya ihtiyacımız var: <strong>Olan her şey karşısında bedenimizi güçlü, kalbimizi sakin ve açık, zihnimizi de berrak tutabilmek. </strong></p>
<p>Bu ücretsiz webinarda Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp Programı’ndan seçtiğim hemen uygulamaya sokabileceğimiz ve merkezimizi korumamıza destek olabilecek anlayış, yaklaşım ve pratikleri uygulayarak öğreneceğiz ve gündemin getirdiği aşırı yük ve sorumluluk, gelecek endişesi, anlam kaybı gibi duygular karşısında bu ve benzer pratikleri yaparak kendimizi nasıl güçlü, berrak ve açık tutabileceğimizi araştıracağız.</p>
<p>Bu webinara kayıt olmak için aşağıdaki linkten ulaşacağınız formu doldurmanızı rica ediyorum. Webinar herkese açık ve ücretsizdir. Katılımcı limitimiz yüksek olsa da sınırlıdır.  </p>
<p><a   href="https://marefidelis.com/beden-kalp-zihin-webinar/">https://marefidelis.com/beden-kalp-zihin-webinar/</a></p>
<figure class="image regular "><a   href="https://marefidelis.com/beden-kalp-zihin-webinar/"><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_31c2210a3f7c9fcedf94ddb803eda136_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_31c2210a3f7c9fcedf94ddb803eda136_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_31c2210a3f7c9fcedf94ddb803eda136_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_31c2210a3f7c9fcedf94ddb803eda136_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Breathe Amsterdam" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_31c2210a3f7c9fcedf94ddb803eda136_800.jpg" /></picture></a><figcaption>Photographer: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/@fabimoe" rel="noopener noreferrer">Fabian Møller</a> | Source: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp-ile-merkezimizi-korumak?id=880564041&type=2",title: "Ücretsiz Webinar: Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp ile Merkezimizi Korumak",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/guclu-beden-berrak-zihin-acik-kalp-ile-merkezimizi-korumak/">Ücretsiz Webinar: Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp ile Merkezimizi Korumak</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde kapalı kalmak bizi nasıl özgür kılabilir?</title>
		<link>https://marefidelis.com/evde-kapali-kalmak-bizi-nasil-ozgur-kilabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 11:02:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos ve düzen]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/evde-kapali-kalmak-bizi-nasil-ozgur-kilabilir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Acaba şu anda olanlara daha derinden bakabilir miyiz? Bu olanları bizim kim olduğumuz, aslında ne içinde yaşadığımız, ve aramızdaki ilişki hakkındaki derin yanlış anlamamıza ondan daha da derin bir biçimde bakabilir miyiz? Bu sayede bu olanlarla beraber her türlü olgudan zihnimizi daha da özgür hale getirebilir miyiz? Bu yazının vaadi, bu soru hakkında... Yani bu yazının vaadi, özgürlük. Evde kapalı kalsak bile. Ne dediğimi anlatabilmek için önce size bir iki hikaye anlatmam lazım.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/evde-kapali-kalmak-bizi-nasil-ozgur-kilabilir/">Evde kapalı kalmak bizi nasıl özgür kılabilir?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı bir adet daha COVID &#8211; 19 salgını ve karantina altında nasıl eğlenebiliriz, nasıl sıkılmayız yazısı olmayacak. Bu yazı &quot;aaa ne kadar abarttık, yok bir şey canım, yakında normale döneriz!&quot; yazısı, &quot;aman evimizde oturalım, sakın sokağa çıkmayalım, yoksa varya, uffff!&quot; yazısı da olmayacak (ki evde oturalım, çok gerekmedikçe çıkmayalım, lütfen!). Bu yazı &quot;bu durumu nasıl fırsata çevirebiliriz veya evden nasıl iyi çalışabiliriz&quot; yazısı da değil. Bunlardan bolca var.</p>
<p>Acaba şu anda olanlara daha derinden bakabilir miyiz? Bu olanları bizim kim olduğumuz, aslında ne içinde yaşadığımız, ve aramızdaki ilişki hakkındaki derin yanlış anlamamıza ondan daha da derin bir biçimde bakabilir miyiz? Bu sayede bu olanlarla beraber her türlü olgudan zihnimizi daha da özgür hale getirebilir miyiz? Bu yazının vaadi, bu soru hakkında&#8230;</p>
<p>Yani bu yazının vaadi, özgürlük. Evde kapalı kalsak bile. Ne dediğimi anlatabilmek için önce size bir iki hikaye anlatmam lazım.</p>
<h4 id="58n5i">Yeniden Doğum Veya Psikopataloji</h4>
<p>Budist kozmolojide tüm varlıkların tekrar tekrar beden buldukları boyutlardan bahsedilir. Bu anladığımız anlamıyla bir reenkarnasyon, bir egonun, &quot;atman&quot;&#x27;ın  yeniden doğması değildir. Yaşam süremizde oluşan şartlanmaların, alışkanlıkların, eğilimlerin, zihinsel örüntülerin, kendi kendini doğuran ve birbirinin etkisi ve sonucu olan olguların &#8211; ve bunlarla birlikte geliştirdiğimiz bilgeliğin &#8211; yeniden bedenlenmesidir aslında. Bu nedenle de bu şartlanma, alışkanlık, eğilim ve zihinsel durumların sonucu olarak farklı varoluş boyutlarında doğar varlıklar.  Tanrısal boyutlar, hayvanlar boyutu, cehennemsi boyutlar, veya insan boyutu gibi&#8230; Bir bedenlenmenin zamanı dolduğunda, yine aynı şekilde oluşturduğu eğilimlere göre süreç devam eder. Ta ki kendisi ve varoluşla ilgili yanlış anlamasını ortadan kaldırıp, çarkın dışına çıkana kadar.</p>
<p>Amerikalı psikiyatrist ve meditasyon hocası Mark Epstein bu boyutlara aynı zamanda bu düzlemde, bu yaşamda ortaya çıkan ve insanların zihinlerini ele geçiren zihinsel haller, psikopatolojiler olarak da bakabiliriz diyor. Örneğin güçlü yakıcı duygular tarafından zihni ele geçirilmiş, hayalkırıklığı, bunun sonucu da sonsuz güvensizlik, ve dolayısıyla güçlü öfke ve nefret duyguları içinde yaşayan kişi, sanki alevler içinde yanıyor gibi acı çekecek ve çevresindeki herkesi ona acı vermeye, onu incitmeye çalışan zebaniler gibi görecektir. Bu sayede de kendi cehennemini kendisi yaratacaktır. Aynı şekilde tüm zihnini bedensel dürtü, arzu, haz ve rahatsızlıklarının kontrol etmesine  müsaade eden, sonucunu düşünmeden o anki haz vaadinin peşinden giden veya azıcık can yanmasına dayanmamak için uzun vadede daha fazla ıstırap yaratacak eylemlere kaçan kişi ile bir hayvanın dünyadaki varoluşu arasında pek de fark görülmeyebilir. (Ki tasavvufta da nefsin ehil olmayan özellikleri çeşitli hayvanlarla özdeştirilir). </p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Wheel-of-Life_05a86515af70f2c1cede102da26a873a_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Wheel-of-Life_05a86515af70f2c1cede102da26a873a_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Wheel-of-Life_05a86515af70f2c1cede102da26a873a_800.jpg" /></picture><figcaption>Ölüm ve Yeniden Doğum Çarkı</figcaption></figure>
<p>Epstein, öğretide insan boyutunun temel psikopatolojisini ise &quot;narsisizm&quot; olarak tanımlar. Bunu sadece kendini gerçekçi olmayan bir şekilde çok beğenmek olarak değil &#8211; ki insanoğlunun kendini varlıkların hiyerarşisinde koyduğu yere bakarsak bu da doğru &#8211; kendisi ve içinde bulunduğu dünya ile ilgili en temel gerçeklikleri görememek, bu konuda cahil olmak olarak nitelendirir. </p>
<h4 id="f1inb">Duvarların Arkasındaki Yaşam</h4>
<p>İnsanın bu dünyadaki varoluş şekli ile ilgili bundan daha güzel bir tanım olabilir mi! Ve özellikle içinden geçtiğimiz şu günler kadar bu durumla yüzleşmek için güzel bir fırsat olabilir mi!</p>
<p>Dönemin en ünlü kahini Asita, Sakya kavminin kralı Sodhana&#x27;ya yeni doğan oğlu  Siddharta&#x27;nın ya büyük bir kral olup dünyanın dört bir yanına, ya da büyük bir bilge olup kendi zihnine hükmedeceğini müjdeler. Sodhana da bunun üzerine her babanın yapacağı gibi çocuğunun herhangi bir acı, kötülük, rahatsızlık ile yüzleşmemesi için  çevresine hayatın tüm acı verici gerçeklerini dışarıda tutan bir duvar örer ve hayali bir cennet kurar. Bu sayede bu &quot;bilgelik safsatalarına&quot; kapılmaması, böylece de &quot;aile mesleğini&quot; sürdürmesini sağlamaktır amacı.  Yirmibir yaşına kadar hiçbir hastalıkla, hiçbir yaşlıyla, ölen hiç bir kişiyle karşılaşmaz genç prens. </p>
<p>Ancak meraklıdır, içten içe bir şeylerin yanlış olduğunun farkındadır. Babasından izin alıp &#8211; yine onun tarafından kurgulanan &#8211; bir dış dünya turuna çıkar. Ancak aldığınız tüm önlemler, öreceğiniz en yüksek duvarlar, tüm çabanız, yaşamı ve yaşamın gerçekliğini dışarıda tutmaya yetmez. Siddharta bu gezisinde 4 kutsal ulak ile karşılaşır. İlk üçü ona hasta bir insan, yaşlı bir insan ve ölmüş bir insan olarak görünür. Siddharta&#x27;nın yüzüne kendisinin ve sevdiği herkesin de bir gün hastalanacağı, yaşlanacağı ve öleceği gerçeği çarpar. Siddharta varoluşçu felsefecilerin angst diye tanımladığı varoluşsal acı ile, ölümün olduğu yerde her şeyin anlamsızlığı ile yüz yüzedir artık. </p>
<p>Allahtan dördüncü ulak gezgin bir keşiş olarak yetişir ve tüm bu ıstırabın ötesine doğru giden bir yolun varlığını müjdeler. Siddharta ne kadar rahat, huzurlu, ve mutlu gibi gözükse de aslında bir kumdan kale içinde oturmaktadır. Bunun hiç bir zaman geçmeyecek olan endişesi ile yüzleşir, ve yaşadığı kurgu dünyasının dışına çıkmaya ve o yola adım atmaya cesaret eder. O yolu sonuna kadar yürüyüp Bodhi ağacının altında tam ve mutlak aydınlanmaya ulaşarak Buddha, &quot;Aydınlanmış Kişi&quot; olur.</p>
<h4 id="fmjqu">İnsanın Temel Yanılgısı</h4>
<p>Sevgili arkadaşlar, bu bizim hikayemiz. Şu anda işte bu kutsal ulaklar bizi de içinde kendimizi kaybettiğimiz uyuşukluk, delüzyon ve cehalet halinden uyanmaya davet ediyorlar. Görmemiz gereken şeyi belki daha modern bir dille Jordan Peterson anlatıyor: İnsanın tüm mücadelesi içinde yaşadığı &quot;kaos&quot; denizinde &quot;düzen&quot; adaları oluşturmaya çalışmak. Hiç kendi haline bırakılan, bakımı yapılmayan insan yapısı bir dalga kırana zamanla dalgaların ne yaptığını gördünüz mü? İşte kaos denizinin azametli dalgaları ve bizim kurguladığımız düzeni korumak için ona karşı yaptığımız dalga kıranlarımız arasındaki ilişki de böyle. Ancak siz istediğiniz kadar güçlü bir dalgakıran yapın, kaos denizi her zaman sizin tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük bir dalga gönderebilir. Ve biz bu dalgadan sonra tekrar oturur ve yeniden düzenimizi kurgularız. </p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_143b6f79c09821e57474c3e23e310349_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_143b6f79c09821e57474c3e23e310349_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_143b6f79c09821e57474c3e23e310349_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_143b6f79c09821e57474c3e23e310349_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Repeat daily." src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_143b6f79c09821e57474c3e23e310349_800.jpg" /></picture><figcaption>Kumdan Kalen Yıkılmak Üzere! Photographer: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/@picsbyjameslee" rel="noopener noreferrer">James Lee</a> | Source: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Ancak bazen sarayını ve krallığını terk eden Buddha gibi, evini bırakıp çöle giden Nazaretli İsa gibi, Hira dağındaki mağarasına kapanan Muhammed gibi yapmamız gereken artık o kurgusal düzenimize, güvenli alanımıza sığınmayı bırakmak,  zaten yıkılmaya yüz tutmuş kumdan kalelerimizden çıkmak ve bilinmeyene adım atmaya cesaret etmektir. Adem ve Havva onları kendi varoluşlarının ve doğru ve yanlışın bilgisine ulaştıran yasak bilgi ağacının meyvesini yiyerek kovuldukları cennete, tekrar kendilerini unutarak giremezler, bu mümkün değil. Şerabim&#x27;in alevli kılıcıyla beklediği kapıyı geçemezler. </p>
<p>Ancak dönüp tüm gerçekliği, tüm acıları, tüm rahatsızlıkları ile hakiki dünyanın, yani kaosun içine doğru titrek ama kararlı ve cesaretli adımlarla yürüyerek, alevlerin içinden geçerek ve bu alevlerle zihinlerini ve kalplerini gerçek ve ehil olmayan her şeyden arındırarak ulaşabilirler. Kendi özleri ve kimlikleri sandıkları derinden yanlış anlamalarını bu hakikatin ateşinde yakarak ilerleyebilirler tekrar huzura dönüş yolunda. Tekrar özgür iradesi ve bilinci olmayan küçük çocuklara dönüşerek değil. Kendilerine verilen özgür iradeyi, doğru ve ehil biçimde kullanmaktan başka yolu olmayan berrak zihinlere dönüştüren bilgeler olarak dönebilirler cennetin bahçesine, o bahçe her ne ise sizin anlayışınıza göre.</p>
<h4 id="7gror">İlahi Ulaklara Kulak Vermek Nasıl Bir Şey?</h4>
<p>İşte Covid-19, bizim için böyle bir kutsal ulak olabilir arkadaşlar, eğer izin verirsek. Yaşamın, yaşamanın, varolmanın, içinde varolduğumuz dünyanın ve tüm bunlarla bizim ilişkimizin aslında ne olduğu hakkındaki derin yanılgımızın, yani kumdan kalelerimizin bu kadar derinden sarsıldığı bir durumda, buna nasıl tepki vereceğiz? İki büyük tuzaktan birine mi düşeceğiz? Bir uçta abi ben bunlara inanmıyorum, o kadar ciddi değil, bana bir şey olmaz, olsa da ne yapalım, ölüm Allah&#x27;ın emri mi diyeceğiz ve böylelikle artık gerçek olmadığı yüzümüze ardı ardına tokat da değil yumruklarla çarpan düzen ve kontrol yanılgımızın sınırları içinde mi kalmaya çalışacağız? </p>
<p>Yoksa öteki uca gidecek, paniğe kapılıp dünyanın sonu geldi, zaten bunu da &#8211; Amerikalılar/Çinliler/ Zenginler/ Gomonüstler/ Faşüstler/ Teröristler/ İlüminati/ Uzaylılar/ İblisler/ Bize kızan ilahi güçler/ vb. vb. yaptı diyerek eve yığdığımız tuvalet kağıdı ve köpek mamalarından yarattığımız kumdan kalemizin üzerine oturup saatlerce sosyal medyadaki saçma sapan söylentileri mi izleyeceğiz? Veya bu ikisinin bize mantıklı ve &quot;düzenli&quot;, kontrol edilebilir gelen bir karşımının içinde bu fırtınanın geçmesini ve tekrar alışık olduğumuz düzenin geri gelmesini mi bekleyeceğiz?</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_302891fc2308ad8ef8e16698c4bc470a_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_302891fc2308ad8ef8e16698c4bc470a_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_302891fc2308ad8ef8e16698c4bc470a_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_302891fc2308ad8ef8e16698c4bc470a_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Follow my Instagram @karsten.wuerth" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_302891fc2308ad8ef8e16698c4bc470a_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/@karsten_wuerth" rel="noopener noreferrer">Karsten Würth</a> | Source: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Tabi bir ihtimal daha var. Bizden önce yürümüş bilgelerin izinden gidebiliriz belki de. Belki de bu durumu gerçekten tanrısal bir ulak olarak görebilir, onun verdiği ve işaret ettiği yöne doğru yürümeye adım atabiliriz. İnsan olmanın fıtratından olan narsisizmden, her şeyin kontrolümüzde olduğu yanılgısından çıkıp da aslında ne olduğumuzu, bu dünyanın nasıl bir yer olduğunu, yaşamanın ne demek olduğunu derinden incelemeye başlayabiliriz. Kaosun aslında en fazla hüküm sürdüğü yer olan kendi zihnimize ve kalbimize derinden bakmaya başlayabiliriz belki de. Onun içindeki derin yanlış anlamalara, anlamsız çatışmalara, arkaik duygulara ve açgözlülüğe, gerçekçi olmayan beklentilerin yarattığı hayal kırıklıkları ve öfkeye, uçsuz bucaksız cehalete bakabiliriz. Artık elimizde tutamayacaklarımızın yasını tutabiliriz.</p>
<h4 id="119nv">Yaşamın İliğini Emmek İçin Ormana Git</h4>
<p>Çoğumuzun bu yola girmemesinin nedeni, sanki bunu yaparsak büyük bir umutsuzluğa, anlamsızlığa, nihilizme kapılacakmışız gibi sanmamızdan. Ancak gerçek bunun tam tersi. Biz bir kişiyi veya bir şeyi severken, kendimize ve diğerlerine yukarıda bahsettiğimiz gibi hep yalanlar söylüyoruz, &quot;seni sonsuza kadar seveceğim&quot; diyoruz, bunun ne kadar imkansız olduğunu bilsek bile. Sanki sadece bu sayede sevmeye devam edebilirmişiz gibi sanıyoruz. </p>
<p>Ancak Kanadalı yazar, şair ve bilge Stephen Jenkinson &quot;Yas tutmanın içinde sevgi vardır derler, ancak tam tersi de doğrudur: Sevmek, aslında bir yas tutma eğlemidir&quot; der, çünkü biliriz ki başı olan her şeyin sonu da vardır. Bu ne kadar korkutucu olsa da ancak bu gerçekle yüzleşebilenler ve hiç bir zaman unutmayanlar bir kişiyi hakkıyla sevebilirler. Bu sevdiğin şeyin bir gün o veya bu şekilde seninle olmayacağını bilmek ve hiç unutmamak gerçek anlamda ve egodan arınmış sevginin doğmasına neden olur. Onun dışındaki tüm sevgiler bir şekilde açgözlülük, hayal kırıklığı ve öfke, ve cehaletle gölgelenmiş olacaktır.</p>
<p>İşte bu şekilde kendimizle, yaşamla, varoluşla, ve gerçekte nasıl bir dünyada yaşadığımızla ilgili açgözlülükten, öfkeden ve cehaletten arınmış, gerçek bir anlayış geliştirdiğimizde veya bu yolda yürümeye adım attığımızda belki de gerçekten yaşamaya, yaşamın tadını çıkarmaya başlayabiliriz. Thoreau&#x27;nun &quot;ormana gittim&quot; dediğinde aslında nereye gittiğini işte belki o zaman anlayabiliriz:</p>
<blockquote><p>Ormana gittim çünkü kasten yaşamak, sadece yaşamın temel gerçeklerini ortaya çıkarmak ve ne öğretmek zorunda olduğunu öğrenip öğrenemeyeceğimi görmek istedim; ölmeye geldiğimde yaşamadığımı keşfetmemek istedim. Yaşam olmayan bir şeyi yaşamak istemedim, çünkü yaşamak çok değerli; ne de çok gerekli olmadıkça yaşamdan uzaklaşmak istemedim. Derin yaşamak ve yaşamın tüm iliğini emmek, yaşam olmayan her şeyden çekilmek, sapla samanı birbirinden kesinlikle ayırmak, ve sadece yaşamı süzmek için çok sağlam ve yaşam olmayan her şeyi dışarıdan bırakan sade bir biçimde yaşamak istedim.</p></blockquote>
<blockquote><p><em>&#8212; Henry David Thoreau</em></p></blockquote>
<p>Belki Thoreau gibi, Buddha gibi, Hz. Muhammed gibi yapamayabiliriz. Ama COVID &#8211; 19 adlı kutsal ulak bizim elimizden elzem olmayan, yaşam olmayan her şeyi almışken, belki biz de aslında &quot;yaşamın iliğini emmek&quot; ne demek, daha önce sandığımız gibi canımızın istediği, içimizdeki hayvanın yap dediği her şeyi yapmak, almak, yemek, koparmak, birlikte olmak mı, yoksa başka ve derinden bir anlamı mı var diye sormak için bu fırsatı kullanabiliriz, oturup eski ve hiç bir anlam ifade etmeyen faaliyetlerle dolu düzenimiz bozuldu diye üzülüp en az onlar kadar anlamsız başka şeylerin içinde kendimizi kaybetmek yerine (ve tabi ki, kitabınızı okuyun ve Netflix&#x27;de filminizi izleyin, ama sadece bunu yapmayın!).</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_5893282e5663adc455831e232fb032e5_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5893282e5663adc455831e232fb032e5_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_5893282e5663adc455831e232fb032e5_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5893282e5663adc455831e232fb032e5_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Golden forest pathway" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_5893282e5663adc455831e232fb032e5_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/@jplenio" rel="noopener noreferrer">Johannes Plenio</a> | Source: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<h4 id="d1dc2">Şanslı İnsan Doğumu&#x27;nun Hakkını Vermek</h4>
<p>Budist öğretiye göre İnsan boyutu, altındaki cehennemsi boyutlar ve üstündeki cennetsi boyutların tam ortasında yer alıyor. Altında sadece ıstırap içeren boyutlar var, üstünde ise sadece haz. İnsan boyutunda ise her ikisi birden, dengeli bir biçimde var. Bu nedenle de insan dönüp de nasıl oluyor da hem haz hem ıstırap var, ve ben ıstıraptan kurtulup da gerçek ve derinden mutluluğa doğru nasıl ilerleyebilirim sorusunu sorup, sayısız bilgenin yürüdüğü yoldan ilerleyebiliyor. </p>
<p>İşte bu yüzden İnsan olarak doğmaya &quot;Şanslı İnsan Doğumu&quot; deniyor, aydınlanmak ve ölüm ve yeniden doğum çarkının dışında çıkmak için en fazla şansımız burada olduğu için. Bu öğreti doğru mu yanlış mı bilemem, ancak bildiğim tek şey, şimdi bir fırsatımız olduğu, kendimizle ve dış dünyayla ilgili yanlış algılarımızı gözden geçirmek, ve bu sayede de derinden özgürleşmek, ve belki de ıstırap &#8211; haz çarkının dışında, olan her ne ise onunla birlikte, ona kalbimizi açarak, gerilimden uzak, berrak bir zihinle, şefkatle, halinden memnuniyet içinde yaşamaya adım atmak için. Umarım bu fırsatın ucundan da olsa yakalarız hepimiz.</p>
<p>Sevgilerimle,</p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/evde-kapali-kalmak-bizi-nasil-oezguer-kilabilir?id=757793189&type=2",title: "Evde kapalı kalmak bizi nasıl özgür kılabilir?",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/evde-kapali-kalmak-bizi-nasil-ozgur-kilabilir/">Evde kapalı kalmak bizi nasıl özgür kılabilir?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güçlü, berrak, mutlu bir yaşam için elinizin altındaki kaynağın farkında mısınız?</title>
		<link>https://marefidelis.com/guclu-berrak-mutlu-bir-yasam-icin-elinizin-altindaki-kaynagin-farkinda-misiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2020 20:09:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/guclu-berrak-mutlu-bir-yasam-icin-elinizin-altindaki-kaynagin-farkinda-misiniz/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı şeyler var ki üzerinde hiç düşünmeyiz... Aslında durup dışarıdan baksanız çok ilginç olan, ve varoluşumuz açısından, mutlu bir yaşam yaşayabilmek için çok kritik olan şeyler, bizim için olağandır, hatta görünmezdir. Çünkü içinde yaşıyoruzdur o şeylerin. Bir bedenin içinde yaşamak, ve bu fiziksel kütlenin bir yandan nasıl bizim zihnimize, öte yandan nasıl içinde bulunduğu çevreye, dünyaya, hatta yer çekimine tabi olduğunun farkında bile olmamak gibi...</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/guclu-berrak-mutlu-bir-yasam-icin-elinizin-altindaki-kaynagin-farkinda-misiniz/">Güçlü, berrak, mutlu bir yaşam için elinizin altındaki kaynağın farkında mısınız?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı şeyler var ki üzerinde hiç düşünmeyiz&#8230; Aslında durup dışarıdan baksanız çok ilginç olan, ve varoluşumuz açısından, mutlu bir yaşam yaşayabilmek için çok kritik olan şeyler, bizim için olağandır, hatta görünmezdir. Çünkü içinde yaşıyoruzdur o şeylerin. Bir bedenin içinde yaşamak, ve bu fiziksel kütlenin bir yandan nasıl bizim zihnimize, öte yandan nasıl içinde bulunduğu çevreye, dünyaya, hatta yer çekimine tabi olduğunun farkında bile olmamak gibi&#8230;</p>
<p>Düşünsenize, ne kadar acayip bir şey bir bedenle (ve tabi ki bir zihinle) yaşamak! Tabi ki bir &quot;canlı&quot; varlık olarak bedenimizle tanımlıyoruz kendimizi, zihinsel faliyetlerimiz bile ifadelerini beden yoluyla buluyorlar (mesela bu yazıyı ben gözlerimi ve ellerimi kullanarak yazıyorum, bunu yapabilmem için omurgamın dik durması ve yer çekimine direnmesi gerekiyor, ve diğerleri&#8230;). Bu yazıyı yazabilmek için bile bedenimizi nasıl kullandığımızı, nasıl şekilden şekile girdiğimizi incelemek ve biz farkında bile olmadan  bedenimizin tüm parçalarının bu eylemi gerçekleştirebilmemiz için nasıl bir işbirliğinde çalışması gerektiğini araştırmak bile inanılmaz bir farkındalık çalışması (mesela el ve parmak kaslarımı hareket ederken nasıl ayak parmak kaslarımın da bunu destekleyecek şekilde minik minik kasıldığına dikkatimi getiriyorum şu anda). </p>
<h4 id="12ui9">Bedenimizin Olağan Sıradışılığı</h4>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2ded8935e0bd925a1d8fb99e75f390e4_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2ded8935e0bd925a1d8fb99e75f390e4_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2ded8935e0bd925a1d8fb99e75f390e4_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2ded8935e0bd925a1d8fb99e75f390e4_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Tick Tock" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2ded8935e0bd925a1d8fb99e75f390e4_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Ancak sadece bununla kısıtlı değil bedenimizin &quot;olağan sıradışılığı&quot;. Farkında değiliz çoğu zaman, ama zihnimizde ve dışarıda olan her şeyin doğrudan bedenimizde bir yansıması var (ki bunun tam tersi de doğru). Ne demek istediğimi anlamak için hadi bir deneme yapalım. Yakın zamanda başınıza gelen ve çok da iyi hissetmediğiniz, sizi mutsuz eden bir olayı hatırlamanızı rica edeyim. Net bir şekilde aklınıza getirin bu olayı. Hayalinizde sanki bir sinema filmini seyreder gibi tekrar canlandırın&#8230;</p>
<p>&#8230;Ve bedeninize bakın. Nefesiniz nasıl değişti? Ayaklarınızı mı sallamaya başladınız yoksa? Sırtınız normalde olduğundan daha kambur hale gelmiş olabilir mi? Göğsünüzün gerginliği nasıl?</p>
<p>Derin bir nefes alın ve bırakın bu anıyı. Rahatlayın, bedeninizi bilinçli bir şekilde gevşetin. Şimdi ise çok sevdiğiniz, doğal olarak şefkat duyduğunuz bir insanı hatırlamanızı rica edeceğim. Bu insanı, bu insanla geçirdiğiniz mutlu zamanları hatırlayın. Ve şimdi bakın bakalım bedeninizde ne oluyor?</p>
<p>Danışanlarımdan birini hatırlıyorum, hayattaki temel odak noktası finansal güvenliğini mümkün olduğu kadar korumak olan ve bunun için geleceği planlamanın olası en uç noktalarına giden. Bu danışanımın nasıl boynunu kısaltarak, sanki bir kaplumbağa gibi fiziksel olarak kendi kabuğunun içine çekilerek yaşadığını hatırlıyorum. Aile geçmişinin ve o geçmişte yaşadığı olayların nasıl bu fiziksel ve zihinsel tutumu aynı anda ve birbirleri ile uyumlu olarak yarattığını araştırmıştık birlikte&#8230; Bu danışanımın bedeni ve zihninin geçmişi ile nasıl ilişkili bir biçimde şekillendiğini, ve bunun ona maliyetlerini de <em>deneyimsel</em> olarak fark ettiğinde nasıl gerginlik bedeninin gevşediğini ve bedeninin ona içinde bulunduğu durumlarla ilgili kritik bilgi sunan bir duyu alanına dönüştüğünü de hatırlıyorum.</p>
<h4 id="9gf34">Bir metafor olarak beden ve zihin</h4>
<p>Beden, zihnimizin bir metaforudur aslında. Zihnimizde olan her şey, bedenimizde ifade bulur. Bedenimize farkındalıkla temas ettiğimizde, şimdiki durumumuz, çevremiz ve çevremizle olan ilişkimiz hakkında doğrudan bilgi alabiliriz.</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_f5f81f7cfc1e5ee704c1ebb2aa9b7bd9_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f5f81f7cfc1e5ee704c1ebb2aa9b7bd9_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_f5f81f7cfc1e5ee704c1ebb2aa9b7bd9_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f5f81f7cfc1e5ee704c1ebb2aa9b7bd9_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Perhaps one the best vantage points in Richmond Park, London. This bench is perfectly placed beneath a lonely tree, giving a clear view of the open fields and woodlands in every direction. In the early morning mist there’s a certain melancholy about the place - you could sit and ponder life here, without a care in the world." src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_f5f81f7cfc1e5ee704c1ebb2aa9b7bd9_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Aynı şekilde zihnimiz de bedenimizin bir yansımasıdır. Zihinsel gerginlikler bazen bedensel gerginliklerle alakalıdır. Bazen zihnimizdeki karanlık bulutlar, organlarımızın doğru çalışmadığını veya doğru bir biçimde beslenemediğimizi de gösterebilir. Klasik Çin Tıbbı her organın bir duygusu olduğundan bahseder. Karaciğer öfkeyi, böbrekler korkuyu, mide endişeyi, akciğerler hüznü yönetir mesela. Belki bu yüzden büyük üzüntüler yaşadığımızda ciğerim yanıyor deriz. Aynı şekilde çok sigara içen insanlar  biraz fazla mı efkarlı olabiliyorlar acaba? </p>
<p>Farkına varmış olabileceğiniz gibi sadece beden zihne, zihin de bedene koşullu değil. Her ikisi de içinde kendimizi bulduğumuz koşullara koşullu. İşte gözümüzün önünde apaçık duran, ve belki de çok burnumuzun dibinde olduğu için göremediğimiz bir gerçek daha. Bedenimizi ve zihnimizi kendiliğinden, kendi başına varlığı olan şeyler sanıyoruz. Ancak biraz incelediğimizde o kadar koşullara bağlı ve o koşullar tarafından yaratılan şeyler ki. O koşullara bu kadar bağlı olunca da bunun içinde &quot;ben&quot; dediğim şey nerede, bu bedenin ne kadarı benim ve bana ait, zihnim, düşüncelerim, duygularım, ben dediğim her şey ne kadar kontrolüm altında aslında, insanın bir düşünesi, kafasını kaşıyası gelmiyor mu!</p>
<h4 id="8v6sm">Kadim bilgelik</h4>
<p>Bedenimizin ne olduğu ile ilgili bilgisizliğimiz bunun gibi varoluşsal boyutta kalmıyor. Fiziksel olarak da neyin içinde yaşadığımızdan ve onun neler yapabileceğinden bihaberiz. On küsür yıldır kendisi ile bir yandan bedeni sağaltmak, bir yandan da zihni özgürleştirmek için Kalp Yolu&#x27;nda ilerlediğim hocam Cem Şen&#x27;le ve kendisi sayesinde bir çok Çinli &quot;Qi Gong&quot; ustası ile tanışma ve çalışma şansı elde ettikten sonra aslında bu beden ve onun neler yapabileceği hakkında hiçbir fikrimiz olmadığını biliyorum. Bu bedenle doğru bir biçimde çalışabildiğimizde, ona doğru bir biçimde bakabildiğimizde, onunla güçlü bir biçimde ilişki kurabildiğimizde, bu bedenin gerçek kapasitelerine uyanma fırsatı da elde edebiliyoruz. </p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_a69c9486a178dcebd4daf0a761b14935_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_a69c9486a178dcebd4daf0a761b14935_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_a69c9486a178dcebd4daf0a761b14935_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_a69c9486a178dcebd4daf0a761b14935_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Walking away" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_a69c9486a178dcebd4daf0a761b14935_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Qi Gong (Qi, bizim dilimizde tam karşılığı olmayan, &quot;can&quot;, veya &quot;yaşam gücü&quot; en yakın tanımı olan ve <u><strong>metafor olmayan</strong></u> &#8211; bu ne demek, ileride konuşacağız &#8211; bir kelime,  Gong ise çalışma anlamına geliyor) ve benzeri kadim çalışmalar bu yolda ilerlememize destek oluyor. İnsan bu ustaların yanında gerçekten dışarıdan paranormal gibi gözükebilecek ancak tamamen disiplinli bir çalışma ile hemen herkesin bir düzeyde geliştirilebileceği bir çok bedensel ve enerjisel beceri ile karşılaşınca, Çin kültürel devrimi neredeyse tüm ustaları ve kadim bilgiyi yok etmese ve yer altına saklanmak zorunda bırakmasaydı, acaba tıp şu anda nerede olurdu diye sormadan edemiyor.</p>
<p>Dahası var. Buddha&#x27;nın &quot;aydınlanmaya giden doğrudan (bazı çevirilerde tek) yol&quot; olarak sunduğu Farkındalığın Dört Temeli&#x27;nin (Mahasatipattana) birincisi beden ve beden farkındalığı. Kendimizi üç zehir diye tanımlanan öfke, açgözlülük ve cehaletten kurtarmak için girişeceğimiz yolda bedenimizi olduğu gibi, onunla ilgili ön kabullerimizden arınmış olarak gözlemlemek, bedenimize ve onun gerçek doğasına farkındalık getirmek, tam ve mutlak özgürlüğe giden yolun ilk ve en önemli adımı belki de.</p>
<h4 id="eltdb">Açık Kalp ve Berrak Zihin için Güçlü Beden</h4>
<p>İşte bu yüzden bütünlüğe giden yolun en önemli unsurlarından biri de beden ve bedenle güçlü bir ilişki kurmak, bedeni güçlü kılmak ve bir yandan bedenin bitmek tükenmek bilmeyen istekleri karşısında da güçlü olmak. İşte bu yüzden <strong>Açık Kalp ve Berrak Zihin</strong>&#x27;le beraber <strong>Güçlü Beden</strong> de benim üzerinde yürüdüğüm yolun en önemli parçalarından birisi. </p>
<p><strong><a target="_blank" href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp</a></strong> programının 13 &#8211; 14 &#8211; 15 Mart tarihlerinde ilk defa gerçekleştireceğim Güçlü Beden modülünde işte bu yüzden:</p>
<ul>
<li>bedenle böyle güçlü bir ilişkiyi nasıl kurarız, </li>
<li>bedenimizin zihnimiz ve kalbimizle nasıl bir ilişkisi var, </li>
<li>bedenimizin içinde, onun ne olduğu ve ne olmadığı hakkındaki yanlış inançların, öfke, açgözlülük ve cehaletin getirdiği gerginlikleri çözerek ancak onun esiri olmadan yaşamak ne demek, </li>
<li>ve bu güçlü ilişkiyi geliştirecek, enerji ve Qi&#x27;mizi canlandıracak ve bedenimize sağlık ve esneklik kazandıracak hangi Qi Gong pratiklerini nasıl yaşamıma sokabilirim, bunları çalışıyoruz. </li>
</ul>
<p>Ancak bizim de bu ve benzeri bir programa katılmasak bile bu soruları kendimize sormamız, ve bedenimizle bu şekilde güçlü bir ilişki kurmamız, sahip olduğumuz bu değerli insan yaşamının hakkını verebilmek için çok ama çok kritik. </p>
<p>Peki bunu nasıl yapacağız? Bundan bir süre önce yazdığım  <a target="_blank" href="https://marefidelis.com/guclu-beden-farkindalik-6-adim/" rel="noopener noreferrer">Bedenle Farkındalık İçeren Güçlü Bir İlişki Geliştirmenin 6 Adımı</a>&#x27;nda altı temel tavsiyeye odaklanmıştım: </p>
<blockquote><p>Bedenin içinde yaşamayı öğren, bedensel farkındalık geliştir.<br />Duyguların ve duyuların farkında olmayı öğren.<br />Bedene işkence yapmayı bırak.<br />Bedene – ona takıntılı hale gelmeden – iyi bak, esneklik ve enerji geliştir.<br />Bedene karşı güçlü olmayı öğren.<br />Bütün bunların sonucunda da bedeni ehil bir biçimde kullanmayı öğren.</p></blockquote>
<p>Önümüzdeki yazılarda işte bu altı maddedeye odaklanmayı, her bir yazıyı bir konuda derinleşmeye ayırmayı planlıyorum.</p>
<p>İleriki yazılarda görüşmek dileği ile&#8230;</p>
</p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/gueclue-berrak-mutlu-bir-yasam-icin-elinizin-altindaki-kaynagin-farkinda-misiniz?id=1061342522&type=2",title: "Güçlü, berrak, mutlu bir yaşam için elinizin altındaki kaynağın farkında mısınız?",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/guclu-berrak-mutlu-bir-yasam-icin-elinizin-altindaki-kaynagin-farkinda-misiniz/">Güçlü, berrak, mutlu bir yaşam için elinizin altındaki kaynağın farkında mısınız?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sükunete, Dinginliğe ve Genişliğe Ulaşmak için Geliştirmen Gereken 3 Şey</title>
		<link>https://marefidelis.com/sukunete-dinginlige-ve-genislige-ulasmak-icin-gelistirmen-gereken-3-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2019 06:26:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Anlayış]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[Gestalt Coaching]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/sukunete-dinginlige-ve-genislige-ulasmak-icin-gelistirmen-gereken-3-sey/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir kaç yazıdır varoluşsal acımızın, o hiç geçmeyen tatminsizlik hissimizin kökenlerini, ve bunlardan mutluluğa doğru uzanan yolu araştırıyoruz. Gelin bir kere, bu sefer derli toplu bir biçimde aslında ne olduğunu ve buradan nasıl çıkabileceğimizi, nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, yani hapishaneden çıkış planını ortaya koyalım.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/sukunete-dinginlige-ve-genislige-ulasmak-icin-gelistirmen-gereken-3-sey/">Sükunete, Dinginliğe ve Genişliğe Ulaşmak için Geliştirmen Gereken 3 Şey</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kaç yazıdır varoluşsal acımızın, o hiç geçmeyen tatminsizlik hissimizin kökenlerini, ve bunlardan mutluluğa doğru uzanan yolu araştırıyoruz. Gelin bir kere, bu sefer derli toplu bir biçimde aslında ne olduğunu ve buradan nasıl çıkabileceğimizi, nasıl bir yol izlememiz gerektiğini, yani hapishaneden çıkış planını ortaya koyalım.</p>
<h4 id="8d3ef">Temel Problem: Olmadığın bir şey olduğuna inanmış durumdasın</h4>
<p>Doğduğunda bir kimliğin yoktu. Ancak bu dünyada var olabilmek için &quot;birisi&quot; olman gerekiyordu. Problem şu ki, içeride hiç bir şey sana kim olduğunu söyleyemezdi. Kimlik dediğimiz, bize dış dünya tarafından sunulan, yakıştırılan ve bu yakıştırmaya da bizim de razı olduğumuz, aktif katıldığımız bir şey. Biz de bize anne babalarımız, yakın çevremiz, içinde bulunduğumuz sosyokültürel bağlam, zamanın zeitgeist&#x27;ı, vb. tarafından verilen tanımlara tutunduk, onları &quot;ben&quot; yaptık. Bu tanımların bir bölümü bizi destekledi, büyüttü, ilerletti; bir bölümü ise engelledi, yavaşlattı, küçülttü. Ancak hepsi bizi tüm olasılıklar evreninin çok ama çok küçük bir parçasına sıkıştırdı, kısıtladı, bir ben &#8211; ben değil ayrımına sıkıştırdı.</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_13728001_s-2019_94401414d481bde874035ccc00e455ad_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_13728001_s-2019_94401414d481bde874035ccc00e455ad_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="maskelerden kurtulmak" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_13728001_s-2019_94401414d481bde874035ccc00e455ad_800.jpg" /></picture><figcaption>Ben &#8211; ben değil</figcaption></figure>
<p>Bunun üzerine anne babalarımız kendi yetersizlikleri ile devreye girdiler. Bir bebeğin sağlıklı bir benlik ve ego yapısı oluşturabilmek için ihtiyaç duyduğu en önemli iki şeyi, kendini, olasılıklarını ve sınırlarını araştırabilmek için etkin bir alanı ve tüm bunları yaparken güvenli ve destekleyici teması sağlamak konusunda, bunu kendileri de zamanında almadıkları için eksik kaldılar. Yani bebeğin hem fiziksel, hem de psikolojik alanını kendi korkuları, istekleri, öfkeleri ve arzuları ile işgal ettiler, hem de bunu yaparken bebekle özneden özneye bir ilişki kurmak yerine ona hayatta tutmak zorunda oldukları bir nesne gibi davrandılar. </p>
<h4 id="blge0">Rüzgarların bizi savurduğu yer</h4>
<p>Bunun sonuçlarını Bağlanma Kuramı&#x27;nda Bowly ve arkadaşları kapsamlı olarak inceliyorlar. Ancak her halükarda olan, çocuğun bu anne babanın eksikliğini kendi üzerine alması ve kendisi ile ilgili bir &quot;eksik benlik&quot; algısı üretmesi: Ben eksiğim. Ben yetersizim. Ben değerli değilim. Bende temelde eksik bir şeyler var.</p>
<p>Bu noktadan sonra tüm yaşamımızın bu eksik benliği tamamlamak üzerine yaşamaya başladık. Tüm yaşamımızı zevk alayım &#8211; acı çekmeyeyim, kazanayım &#8211; kaybetmeyeyim, onay alayım &#8211; reddedilmeyelim, iyi bilineyim &#8211; kötü bilinmeyeyim çabaları içinde geçirdik bu yüzden. Bunlara Buddha &quot;sekiz dünyevi rüzgar&quot; diyor, bizi o acıdan, bu tatminsizliğe savuran. Para, güç, pozisyon, başarı, ün, onay, güzellik, ilişkiler peşinde koşarak geçirdik. Bütün bunların bizi tam yapacağını umduk. Ancak bu gerçekleşmedi. Gerçekleşemez, çünkü tamamlamaya çalıştığımız şey bir kurgu. Olmayan bir şeyi tamamlayamazsın. </p>
<p>Bazılarımız bu çabanın, dünyevi şeylerle tatmin olma çabasının anlamsızlığını fark etti ve kurtuluşu ruhsal yollarda aramaya başladılar. Ancak bu eksik benliklerini oraya getirdiler, orada da başarı, güç, onay, pozisyon, tanınma, ün, ilişkiler (ruh eşi!) aramaya başladılar ve aynı tuzağın içinde buldular kendilerini. </p>
<h4 id="co7q2">&quot;OK&quot; miyim? Yok hala &quot;ok&quot; değilim!</h4>
<p>Aslında sadece kendimizi &quot;OK&quot; hissetmeye çabalıyorduk. </p>
<p>&quot;OK&quot;: Kaderim benim ellerimde.<br />&quot;OK&quot;: Kendimi ve sevdiklerimi güvenli kılabilirim.<br />&quot;OK&quot;: Kendimi kalıcı olarak tatmin olmuş hale getirebilirim.<br />&quot;OK&quot;: Kendimin özünde kim olduğunu belirleyebilir ve bunu sabitleyebilirim.<br />&quot;OK&quot;: Varolduğumdan emin olabilirim.<br />&quot;OK&quot;: Dünyaya güvenebilirim, bana ihtiyacım olanı vereceği konusunda.<br />&quot;OK&quot;: Kendime güvenebilirim: salaklık yapmama, saf olmama, çalışkan olma, tembel olmama, tutarlı olma konusunda, doğru olanı yapabilme konusunda, akıllı, dürüst, erdemli olma ve böyle kalma konusunda.<br />&quot;OK&quot;: Kendimi sürekli olarak masum, sevilmeye layık, kabul edilebilir, yeterli hissedebilirim.</p>
<p>Ancak tüm bu önermeler ne kadar gerçekçi? İşte bu yüzden aslında kendimizi &quot;ok&quot; hissetme çabamız, eksik benlikten kurtulmak için eksik benliğin ateşine gaz dökmeye çalışmaktan başka bir şey değil.</p>
<p>Bütün bunların sonucunda da bedenimizde tatmin olamamanın bıkkınlığı ve endişesi içinde yaşamamıza dayalı gerginlik, kalbimizde geçmişin hayal kırıklıklarına ve geleceğin korkularına bağlı kapanma, ve zihnimizde bütün bunların sonucunda dönüp duran korku ve hırs dolu düşünceler nedeni ile bulanıklık içinde yaşamamıza neden oluyor. Üstelik bu gerginliğin, kapalılığın ve bulanıklığın nereden kaynaklandığını da göremedik. Doğal sandık. Hatta kendimiz, kendi doğal oluş halimiz, özümüz sandık.</p>
<figure class="image regular "><a   href="http://açlık"><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_81275778_xl-2015_1770a9740114e69aa92ee1854040e597_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/Depositphotos_81275778_xl-2015_1770a9740114e69aa92ee1854040e597_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_81275778_xl-2015_1770a9740114e69aa92ee1854040e597_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/Depositphotos_81275778_xl-2015_1770a9740114e69aa92ee1854040e597_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_81275778_xl-2015_1770a9740114e69aa92ee1854040e597_800.jpg" /></picture></a><figcaption>Üç zehir: açgözlülük, öfke, cehalet</figcaption></figure>
<p>İşte bu nedenle bu üçüne üç zehir de deniyor: Açgözlülük, öfke ve cehalet. Ve biz, bu üçünün, gerginliğin, kapalılığın ve bulanıklığın, açgözlülüğün, öfkenin ve cehaletin pençesinde kavrulup duruyoruz. O yüzden bu yaşama samsara, bu bedene de samsara bedeni deniyor. </p>
<p>Bu samsara yaşamın ve samsara bedenin içinde olmak biz ne kadar farkında olmasak da o kadar rahatsız edici  ki bu bedenden ve onun gerginliğinden, bu kalpten ve onun rahatsız edici duygularından, bu zihinden ve içinde dönüp dolaşan karanlık düşüncelerinden uzaklaşmak istedik, koptuk. Bedenimizden koptuk. Kalbimizden koptuk. Zihnimizdeki farkındalıktan koptuk. Kendimizden koptuk. Çevremizden ve şimdi burada olandan koptuk. Uyuştuk. Uyuşturduk kendimizi. Kopuk, gri, kısa vadeli hazların ve kalıcı olmayan mutlulukların peşinde koşan bir yaşama hapsettik kendimizi.</p>
<h4 id="6o13q">Umut Işığı</h4>
<p>Ancak buradan bir çıkış yolu var. Sandığımız yerde değil, ulaşması hiç de kolay değil, ama var. </p>
<p>Sandığımız yerde, mantıklı duyulan yerde, düşüncelerimizin bize anlattığı yerde değil. Çünkü düşüncelerimiz bizi yine aynı yere, aynı tuzağa, aynı kısır döngüye, eksik benliğin pençesine götürüyor. Alkol şişelerinin üzerinde yazdığı gibi. Düşünceleriniz sizin dostunuz değildir. Düşüncelerinize, özellikle de açgözlülük, öfke, korku, arzu, endişe, tatmin beklentisi, güven ihtiyacı, kontrol isteği içeren düşüncelerinize güvenmeyin.</p>
<p>Olay biraz bataklığa saplanmış birinin yapması gerekene benziyor. Çabaladıkça batıyoruz. Derin bir yanılgının neden olduğu ıstırabı, yanılgının bize vadettiklerinin peşinde koşarak ortadan ortadan kaldıramazsınız. Tam tersine daha da içine çekilirsiniz bu yanılgının ağlarının. </p>
<p>Derin bir yanılgıdan kaynaklanan ıstırabı ancak bir şekilde bitirebilirsiniz: Dönüp de ben sandığımız yanılgının gözlerinin içine derinden bakarak. Kaçtığımız şeyden kaçmayı bırakıp da onun içine, hem de tüm farkındalığımızla girerek. Ve bu sayede yanılgının kendiliğinden ortadan kalkması için gerekli koşulları, alanı yaratarak. </p>
<h4 id="9agr5">Yol, Yordam, Yöntem</h4>
<p>Ancak bunu yapmak o kadar da kolay değil. Tüm şartlanmanızın, alışkanlıklarınızın, zihninizin size anlattığı korku hikayelerinin tersine gideceksiniz. Bu nedenle ne işe, neden giriştiğinizi anlamanız lazım. Belki doğrudan deneyim olarak bilmediğiniz varoluşsal gerçekliğinizle ilgili en azından kavramsal olarak anlayış geliştirmeniz lazım. Ben sandığınız şeyin, o tamamlamak için çırpınıp durduğunuz şeyin, o &quot;eksik benlik&quot; hissinin aslında bir kurgu olduğunu anlamanız lazım. Bunu kavramsal olarak anlamanın da sizi buradan çıkarmayacağını, egonun çok güçlü olduğunu ve bu satırları okuduktan bir kaç saniye sonra tamamını unutacağınızı da anlamanız lazım. Bunu anlamadıkça çıkacağınız yol, sizi bataklığın içine geri döndürecek.</p>
<p>Bu nedenle hazırlanmanız, farkındalığınızı ve konsantrasyonunuzu son derece keskinleştirmeniz gerekecek. Bedeninizdeki gerginliğin şimdi ve burada ne olduğuna yanıt veren duyulara, kalbinizdeki geçmişin hazmedilmemiş duygularının şimdi &#8211; ve &#8211; burada hakkında bilgi veren hislere, ve zihninizdeki bulanıklığın farkındalığın berrak ışığına çözülmesi gerekecek. Bu sükunet, dinginlik ve geniş, açık alan gerektirecek, ve bu olmadan farkındalık ve konsantrasyon geliştirmek, çok ama çok zor.</p>
<figure class="image regular "><a   href="http://çıkışa giden yol"><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/karsten-wurth-karsten-wuerth-HiE1bIIoRqQ-unsplash_f21f8ea1a1fbeb007f72e4e0869bb2b7_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/karsten-wurth-karsten-wuerth-HiE1bIIoRqQ-unsplash_f21f8ea1a1fbeb007f72e4e0869bb2b7_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/karsten-wurth-karsten-wuerth-HiE1bIIoRqQ-unsplash_f21f8ea1a1fbeb007f72e4e0869bb2b7_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/karsten-wurth-karsten-wuerth-HiE1bIIoRqQ-unsplash_f21f8ea1a1fbeb007f72e4e0869bb2b7_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/karsten-wurth-karsten-wuerth-HiE1bIIoRqQ-unsplash_f21f8ea1a1fbeb007f72e4e0869bb2b7_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p>Bunu yapabilmek için de çabalamayı, en azından ehil olmayan, bize yanılgımızın dikte ettiği çabayı bırakmamız, hatta durmamız, sakinleşmemiz, sessizleşmemiz gerekiyor. Gevşememiz, açılmamız, berraklaşmamız gerekiyor. Bedenimizde, kalbimizde, zihnimizde, olmakta olana dikkatlice bakabilmek için alan yaratmamız gerekiyor. Kendimizi, benliğimizi yapıştırdığımız gerginlikler, duygular ve düşüncelerle kendimiz arasında yaratacağımız <em>bir psikolojik alan</em> olmadan &quot;ben&quot;i, özneyi bu&quot; nesne&quot;lerden ayrıştırmak imkansız.</p>
<h4 id="adjq">Üç Değerli İlaç</h4>
<p>Bu üçüne, sükunet, dinginlik ve alan&#x27;a üç değerli ilaç deniyor. Sessizleştikçe, çabalamayı bırakıp sakinleştikçe, olanın olduğu gibi olmasına alan verdikçe, o alanın içinde dönüp de bedenimize, bedenimizdeki gerginliğe bakabiliyor, hatta ona içsel şefkat, merak ve farkındalıkla temas ettikçe, bu gerginliğin çözülmesine de yardımcı oluyoruz. Aynı şekilde kalbimizin hayal kırıklıklarına, yaralarına, hazmedilmemiş duyguların kalın kabuklarına anlayış ve şefkatle dokundukça kalbimizi kapatan, katılaştıran buzların da çözülmesini destekliyoruz bir yandan. Öte yandan zihnimizi kaplayan bulutlara da dokunuyoruz, onlara onlarla kendimizi bağdaştırmadan baktıkça, onlarla dokundukça bulutlar dağılıyor ve ardından farkındalığın berrak gökyüzü kendini göstermeye başlıyor.</p>
<figure class="image regular "><a   href="http://sükunet, dinginlik, alan"><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_1986984_s-2019_bbeb3a21d298d8dac5a10c81c904b35e_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_1986984_s-2019_bbeb3a21d298d8dac5a10c81c904b35e_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/Depositphotos_1986984_s-2019_bbeb3a21d298d8dac5a10c81c904b35e_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p>Aslında bu şekilde yaptığımız bir şekilde çocukken ihtiyaç duyduğumuz ama bir şekilde alamadığımız o iki şeyi kendimize vermek: Alan ve Temas. Çünkü kendimize, şu anda olduğu şeye olduğu gibi olabilmesi için alan veriyoruz. Yargılamadan. Değiştirmeye çalışmadan. Düzeltmeye çabalamadan. Sadece şu anda ne oluyorsa, ne varsa, ne hissediliyorsa, ne oluyorsa onun olması için alan. Ancak bununla birlikte kendimizle bu olan şeyin arasındaki psikolojik alanın oluşmasına da müsaade ediyoruz. Bu hissedilenlerin için kendimizi kaybetmiyor, kendimizi onlarla kimliklendirmiyor, onlar olmuyoruz. Yani öfkenin, korkunun, kıskançlığın, endişenin, gerginliğin, acının, hazzın, neşenin içinde kaybolmuyoruz, öfke, korku, kıskançlık, endişe, gerginlik, acı, haz, neşe olmuyoruz. İçeride öfke var diyoruz. Korku hissediyorum diyoruz. Acı var şu an diyoruz. Neşenin içimizde doğmasını ve sona ermesini izliyoruz, ancak ona tutunmuyoruz. </p>
<p>Olan herseyin olmasına bu alan içinde izin veriyor ve onlara, deneyime, farkındalıkla temas ediyoruz. O zaman Welwood&#x27;un neden temas + alan = sevgi dediğini daha iyi anlamaya başlıyoruz.  <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp Programı</a>&#x27;nda katılımcılara sağlamaya çalıştığımız da işte bu: Kendimiz ve nasıl gerilip, kapanıp, bulandığımızı inceleyebilmek ve serbest bırakabilmek için böyle bir tarafsız, açık alan oluşturmak ve bu destekleyici alan içinde temas edilmesi gerekene temas edebilmemizi sağlayacak yapılar ve süreçler sağlamak. Bunun için de bedenle güçlü bir ilişki, kalpte açıklık, zihinde berraklık yaratan pratikler aktarmak, bunlara yatırım yapmak.</p>
<h4 id="c5tuk">Erdemin doğuşu</h4>
<p>Bunu yaptıkça ilginç bir şey oluyor. Zihnimiz daha da sakinleşmeye, bedenimiz daha da gevşemeye, kalbimiz daha da açılmaya başlıyor. Sükunetimiz artıyor, daha da dinginleşiyoruz, alan hissimiz genişliyor. Böyle oldukça olan herseye daha da derinden temas edebilir hale geliyoruz.</p>
<p>Bu sayede bu içsel sükuneti, dinginliği ve alan hissini tehdit edecek şeyleri hayatımızdan çıkarmak için karşı konulmaz bir itilim doğmaya başlıyor içimizde. Zihnimizi ve kalbimizi bulandıran, bizde gerginlik yaratan şeyler bu dinginlik ve sükunet içinde fazlaca gözümüze batmaya başlıyor. </p>
<p>Örneğin artık söylediğimiz büyük ve küçük yalanların bizim iç alanımızı nasıl dalgalandırdığını fark ediyoruz. Eskiden fark etmediğimiz kendimize ve başkalarına zarar verebilecek davranışları yapmak dayanılmaz hale geliyor. Zihnimizdeki olumsuz ve ehil olmayan düşünceleri fark ediyor ve durduruyoruz. Hayatımızı hazların ve geçici hırsların peşinden koşmaya adamanın nasıl bir huzursuzluk ve tatminsizlik yarattığını fark etmeye başlıyoruz. Bunların yerine koyacağımız iyi niyetin, şefkatin, tarafsız bir zihin halinin, ve sadece kendi çıkarımız için çabaladığımız ve başkalarını kıskandığımız bir ruh haline yerine diğerlerinin mutluluklarından keyif almanın nasıl bir içsel neşe, dinginlik ve mutluluk yarattığını fark ediyoruz. Bunlara yatırım yapmak bizim için kaçınılmaz hale geliyor. Bir anda &quot;erdem&quot; denen şeyin ne kadar keyifli bir şey olduğunu fark ediyor, belki de çok da çabalamadan &quot;erdemli&quot; hale geliyoruz.</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c17858088b4ede05650a7b529e94cf09_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c17858088b4ede05650a7b529e94cf09_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c17858088b4ede05650a7b529e94cf09_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c17858088b4ede05650a7b529e94cf09_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c17858088b4ede05650a7b529e94cf09_800.jpg" /></picture><figcaption>Neyi besliyorsun?</figcaption></figure>
<p>Bu erdemlilik dönüyor ve içimizdeki sükunetin, dinginliğin, alan hissinin daha da artmasına yardımcı oluyor. Bu sükunet, dinginlik, alan, bedenimizin daha da gevşemesine, kalbimizin daha da açılmasına, zihnimizin daha da berraklaşmasına neden oluyor. Zihnimiz berraklaştıkça farkındalığımızı ve konsantrasyonumuzu geliştirmek kolaylaşmaya başlıyor. Meditasyonlarımız derinleşiyor. Zihnimiz, farkındalığımız, dikkatimiz onu kısıtlayan engellerden kurtuldukça daha çok şimdi ve buraya, ana çekiliyor. Bu sükunet, dinginlik ve alan içerisinde, farkındalığımızı ve konsantrasyonumuzu kendimize, olana, ben sandıklarımıza çevirmek, sorgulamak, tefekkür etmek daha da kolaylaşıyor. </p>
<h4 id="3q4ij">Yolun Başı</h4>
<p>Ve işte gerçek çalışma da ancak burada başlıyor&#8230; Kendimle, benle ilgili en temel hakikatin peşinde çıkacağım yolculuk, Kalp Yolu, işte burada başlıyor. Biz ancak durumumuzla ilgili temel ve doğru anlayışı edindiğimizde, buna uygun olarak doğru erdemi yaşamımızın merkezine koyduğumuzda, ve bu sayede doğru farkındalık ve konsantrasyonu geliştirdiğimizde, gerçek ve derinden mutluluğa doğru yolda ilerlemeye başlıyoruz. Umarım hepimiz bu yolu bulabiliriz.</p>
<p>Bu yola doğru ilerlemek için destekleyici alanı sağlayan ve teması fasilite eden bir çalışma içinde olmak için sizleri <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp  Programı</a>&#x27;na bekliyoruz.  </p>
<figure class="image regular "><a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer"><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-beden-kalp-farkindalik-1eu8qgs_4ca913dfe3ee08db679446b271038d96_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-beden-kalp-farkindalik-1eu8qgs_4ca913dfe3ee08db679446b271038d96_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="güçlü beden açık kalp berrak zihin" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-beden-kalp-farkindalik-1eu8qgs_4ca913dfe3ee08db679446b271038d96_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/suekunete-dinginlige-ve-genislige-ulasmak-icin-gelistirmen-gereken-3-sey?id=120560238&type=2",title: "Sükunete, Dinginliğe ve Genişliğe Ulaşmak için Geliştirmen Gereken 3 Şey",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/sukunete-dinginlige-ve-genislige-ulasmak-icin-gelistirmen-gereken-3-sey/">Sükunete, Dinginliğe ve Genişliğe Ulaşmak için Geliştirmen Gereken 3 Şey</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acıdan sonsuza kadar nasıl kurtulabiliriz? (İpucu: içinde farkındalık var! 😉)</title>
		<link>https://marefidelis.com/farkindalik-beden-kalp-zihin-ozgurluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 08:56:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Gestalt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/farkindalik-beden-kalp-zihin-ozgurluk/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...Bu sayede bedenimizle daha güçlü, daha derinden, daha destekleyici bir ilişki kuruyoruz. Sakinleşiyoruz. Gerginliklerimiz kendini bırakıyor. Gevşiyoruz. Bedenimize iyi davranmaya, onun bize verdiği sinyalleri dinlemeye başlıyoruz. Bedenimizin ve bedenimizi duyular yoluyla bize verdiği bilgilerin içinde farkındalıkla ve onun esiri de olmadan yaşamaya başlıyoruz... devamı yazıda...</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/farkindalik-beden-kalp-zihin-ozgurluk/">Acıdan sonsuza kadar nasıl kurtulabiliriz? (İpucu: içinde farkındalık var! 😉)</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelin bir kaç yazıdır araştırdığımız, <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/" rel="noopener noreferrer">varoluşsal travmamızın</a> ve <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak/" rel="noopener noreferrer">eksik benliğimizin</a> üzerimizdeki, yaşamımızdaki, ilişkilerimizdeki, yani bedenimiz, kalbimiz ve zihnimiz üzerindeki etkilerine farkındalık getirelim. Getirelim ki, içimizdeki boşluğu &quot;anlam&quot;a, eksiklik hissini anlamaya ve gereksiz yükleri bırakmaya, keçi boynuzu tadı veren mutluluk &#8211; mutsuzluk döngüsünü kalıcı ve koşullardan bağımsız bir halinden memnuniyet haline dönüştürebilelim. En azından yola çıkalım, adım atalım.</p>
<h3 id="13r3g">Bedendeki hayalet&#8230;</h3>
<p>Şu anda durun ve bedeninize farkındalık getirin. Acaba herhangi bir gerginlik var mı?</p>
<p>Mesela çenenizi sıkıyor olabilir misiniz? Veya alnınızı kırıştırıyor veya kaşlarınızı çatıyorsunuz belki? </p>
<p>Omuzlarınız ne durumda? Ya elleriniz? Karnınızı içeri mi çekiyorsunuz? Kalçanızı kasıyor olabilir misiniz? Göğsünüz ne alemde? Ya bacaklarınız? Yoksa ayaklarınızı mı sallıyorsunuz?</p>
<p>Eğer siz de çoğumuz gibiyseniz, bedeninizde bir yerleri gerdiğinizi bulmuş olabilirsiniz. Bununla ilgili hiç farkındalık içinde bile olmayabilirsiniz. Hatta bu gerginlik o kadar tanıdık hale gelmiş, o kadar bedeninizde yer etmiş olabilir ki, bedeninizi bu şekilde taradığınızda bile sizden kendini gizler durumda olabilir. Ancak duruş bozuklukları, ara sıra ortaya çıkan veya kronik ağrılar, yorgunluklar halinde ipuçlarını fark ediyor olabilirsiniz bu gerginliğin. Sanki bu gerginlik, doğanızın, bedeninizin bir parçası, ikinci bedeniniz haline gelmiş olabilir.</p>
<p><strong>İşte bu yüzden buna &quot;Gerginlik Bedeni&quot; deniyor.</strong></p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_e97cbe502338c86209a571f0e43fe089_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_e97cbe502338c86209a571f0e43fe089_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_e97cbe502338c86209a571f0e43fe089_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_e97cbe502338c86209a571f0e43fe089_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Farkındalık ve beden" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_e97cbe502338c86209a571f0e43fe089_800.jpg" /></picture><figcaption>Bedenin ve duyuların içinde hapis kaldığı gerginliklerin farkında mısınız?</figcaption></figure>
<h3 id="acrc4"><strong>Gelelim kalbinize. Orada durumlar nasıl? </strong></h3>
<p>Yapılan araştırmalar, insanların çok büyük kazançlar yaşadıklarında da, çok büyük şanssızlıkların kurbanı olsalar da bir süre sonra yine bu olaylardan önceki ortalama mutluluk seviyelerine geri döndüklerini, bu ortalama duygu hallerinin sanki yerçekiminin havaya atılan bir elmayı yine yere düşmesini sağlaması gibi insanları da kendine geri çektiğini gösteriyor. </p>
<p>Sizin ağırlıklı ortalamanız ne? </p>
<p>Kalp bölgenize farkındalık getirin: Sizi kendi halinize bıraksak en fazla ne gibi duygular kaplar göğsünüzü? Kendinizi hangi duyguların esiri olarak buluyorsunuz tekrar tekrar? Sizin içsel yaşamınızın temel duyguları hangileri? </p>
<p>Duygu ve his ayrımını severim: Duygular her zaman geçmişle, geçmişin tamamlanmamış işleri ile alakalıdır. Geçmişte halledemediğimiz, hazmedemediğimiz konulara uzaktan yakından benzeyen durumlar, bizde aslında bugüne ait olmayan, bazen de hiç de duruma uymayan duyguları tetiklerler. Hisler ise bugünle ve bugünde olanlarla ilgili bedenin bize verdiği sinyaller, bilgilerdir. </p>
<p>Siz  geçmişten taşıdığınız hangi halledilmemiş meseleleri, hazmedilmemiş bu yüzden de katılaşmış duyguları taşıyorsunuz kalbinizde, genelde? Neler, ne gibi durumlar duygularınızın birden tetiklenmesine neden oluyor? Ve bu yeterince çiğnenmemiş, farkındalık ile bakılmamış, bu yüzden de hazmedilmemiş duyguların demirden gömleği içinde hapis bir kalp ile yaşamanın maliyeti ne?</p>
<p>Bu duygular o kadar kalıcı, o kadar ısrarcı oluyorlar ki kalbimizi esir alıyorlar, sanki bizim bedenimizin çevresinde bir ikinci beden haline geliyorlar. Kimse onlara da dokunmadan bize dokunamıyor.</p>
<p><strong>Bu yüzden &quot;Duygu Bedeni&quot; diye adlandırılıyorlar.</strong></p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_1dd94214350b0051e3149e4067b10abe_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_1dd94214350b0051e3149e4067b10abe_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_1dd94214350b0051e3149e4067b10abe_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_1dd94214350b0051e3149e4067b10abe_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="duygular ve farkındalık" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_1dd94214350b0051e3149e4067b10abe_800.jpg" /></picture><figcaption>Duygular, acı, ıstırap: Bugüne mi ait, yoksa geçmişe mi?</figcaption></figure>
<h3 id="dlnlm"><strong>Ya zihniniz? </strong></h3>
<p>Zihninizden geçen düşünceleri bir gün boyunca izleyin ve not alın. Muhtemelen hep aynı düşüncelerin geçtiğini, ve düşüncelerin de sanki bir kısır döngü gibi, dairesellik içerdiğini göreceksiniz. Göreceksiniz ki pek de bir orijinalliği yok düşüncelerinizin. Ve üstelik kendimizi en fazla tanımladığımız, en fazla ben yaptığımız düşüncelerin de çoğu zaman bizim kontrolümüzde olmadığını, çevremizde olanlarla tetiklendiğini ve sanki birbirine uç uca eklenmiş halkalardan oluşan bir zincir gibi her bir düşüncenin bir sonrakini doğurduğunu fark edeceksiniz. Bir inzivada banyoda kendimi &quot;Papa was a rolling stone!&quot; diye şarkı söylerken bulduğumda dönüp düşünce akımımı geriye doğru izlediğimde tüm o akışın, kaldığımız doğal ürünler de satan otelde kapıma bırakılmış olan ürün listesi ile başladığını görmüştüm. Oradan oraya nasıl geldim hiç sormayın!</p>
<p>Farkındalık şimdi bu alana çevrilsin: Sizin zihninizde hangi düşünceler dönüp duruyor? Nasıl bir akışla düşünceler birbirini takip ediyor? Kendinize neler derken buluyorsunuz kendinizi genellikle? Nasıl bir bulut zihninizi kaplamış bir şekilde yaşıyorsunuz genellikle? Bu bulutun, bu sisin rengi, yoğunluğu, tonu nasıl? Bu düşünceler sizi genellikle nasıl yönlendiriyor? Nasıl geriyor bedeninizi? Hangi duyguların nedeni bu düşünceler genellikle? </p>
<p>Ve farkında mısınız, bu tekrar eden düşünceler, bu ardı arkası kesilmeyen ve pek de değişmeyen mental aktivite de katılaşmış, sabitleşmiş, bedene bürünmüş durumda.</p>
<p><strong>Buna da &quot;Mental Beden&quot; diyorlar.</strong></p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5aae96be3bdcc3bc40d4fd765be84315_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5aae96be3bdcc3bc40d4fd765be84315_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5aae96be3bdcc3bc40d4fd765be84315_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5aae96be3bdcc3bc40d4fd765be84315_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="ne düşündüğünün farkındalığında mısın" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_5aae96be3bdcc3bc40d4fd765be84315_800.jpg" /></picture><figcaption>Düşün, taşın, ne hale gelir işin?</figcaption></figure>
<h3 id="987cj">Samsara&#x27;nın Haritası</h3>
<p>İşte bu üçü, gerilim bedeni, duygu bedeni, mental beden, bir kaç yazıdır bahsettiğim o <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/" rel="noopener noreferrer">varoluşsal travmamızla</a> ve <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak/" rel="noopener noreferrer">eksik benlikle</a> besleniyorlar. Biz aslında doyurulamayacak açlıklar peşinde koştukça, tatmin edilemeyecek duyguları tatmin etmeye çalıştıkça, çözülemeyecek problemleri çözmeye çalıştıkça, bedenimizde, kalbimizde, zihnimizde kendilerine yer buluyorlar ve bizi duyularımızdan, hislerimizden, farkındalığımızdan koparıyorlar. </p>
<p>Eksikliği tamamlayamaz ve açlığı doyuramazsınız, çünkü tamamen bir kurgu üzerine kurulu.</p>
<p>Duyguları tatmin edemezsiniz, çünkü bugüne ait değiller.</p>
<p>Problemleri düşünerek çözemezsiniz, çünkü gerçek değiller, tamamen bir yanlış anlamadan kaynaklanıyorlar.</p>
<p>Kendinizde eksik gördüğünüzü tamamlamaya, açlığınızı gidermeye, duygularınızı tatmin etmeye, problemlerinizi düşünerek çözmeye çalışmak, sanki bir bataklıkta çırpınmak gibi, bizi daha da içlerine çekiyor, daha da fazla ıstırap çekmemize neden oluyor. </p>
<p>Bu yüzden de bu üçünün birlikteliğine <strong>&quot;Samsara Bedeni&quot;</strong> adı veriliyor. Samsara bazı kadim öğretilerde anlatılan cehalet, açgözlülük ve öfke ile koşullu, delüzyon dünyası. Yani içinde yaşadığımız bu dünya. Bu beden. Bu kalp. Bu zihin. Buna Eckhart Tolle &quot;Acı Bedeni&quot; diyor. Belki travma bedeni, yanlış anlama bedeni, cehalet bedeni, kurgu bedeni gibi isimler de takabilirdik.</p>
<h3 id="buoe7">Çıkış Yolu</h3>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c06b396fe9f89e3a7c13e979cf01f87b_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c06b396fe9f89e3a7c13e979cf01f87b_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c06b396fe9f89e3a7c13e979cf01f87b_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c06b396fe9f89e3a7c13e979cf01f87b_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c06b396fe9f89e3a7c13e979cf01f87b_800.jpg" /></picture><figcaption>Çıkışlar bu taraftan&#8230;</figcaption></figure>
<p>Ama buna mahkum değiliz aslında. </p>
<p>Çıkış yolları var. Sadece bizim sandığımız yerde değiller.</p>
<p>Ünlü meditasyon hocası Joseph Goldstein, &quot;çıkışa giden yol, korktuğunuz şeyin içinden geçiyor&quot; diyor. O yüzden de bu bataklıktan çıkmak için çırpınmak yerine durmak, sakinleşmek ve gevşemek, zihindeki bitmez düşünceleri sessizleştirmek ve olana, olmakta olana alan vermek gerekiyor. </p>
<p>Bu üçü,<strong> Sessizlik</strong>, <strong>Hareketsiz sakinlik</strong> ve <strong>Alan</strong>, &quot;üç değerli ilaç&quot; olarak adlandırılıyor. Bu üç ilaç içimizdeki yanlış anlamayı ve gerçeğin doğası hakkındaki cehaleti olduğu gibi görmemize imkan veriyor çünkü&#8230; </p>
<p>Bu sayede iyileşmeye, şifalanmaya başlıyoruz. </p>
<p>Bu sayede bedenimizle daha güçlü, daha derinden, daha destekleyici bir ilişki kuruyoruz. Sakinleşiyoruz. Gerginliklerimiz kendini bırakıyor. Gevşiyoruz. Bedenimize iyi davranmaya, onun bize verdiği sinyalleri dinlemeye başlıyoruz. Bedenimizin ve bedenimizi duyular yoluyla bize verdiği bilgilerin içinde farkındalıkla ve onun esiri de olmadan yaşamaya başlıyoruz. </p>
<h4 id="29phe">Gerginlik bedeni, yavaş yavaş &quot;Duyu Bedeni&quot;ne dönüşüyor.</h4>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c9aeef0ac05384a07e7e7a675d01ad8c_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c9aeef0ac05384a07e7e7a675d01ad8c_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c9aeef0ac05384a07e7e7a675d01ad8c_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c9aeef0ac05384a07e7e7a675d01ad8c_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="autumn" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c9aeef0ac05384a07e7e7a675d01ad8c_800.jpg" /></picture><figcaption>Duyuların içinde ve onun farkındalığı içinde yaşamak&#8230;</figcaption></figure>
<p>Kalbimizdeki halledilmemiş duygulara alan veriyoruz ve sakince dönüp bakıyoruz. Artık öfke, korku, utanç, endişe gibi duygular ortaya çıkınca tüm psikolojik alanımızı kaplamıyor, yani sadece öfke, sadece korku, sadece utanç olmuyoruz. Farkındalık ile bakıyor, şu anda içimde öfke var diyoruz sakince, ve dönüp inceliyoruz bu duyguları. Bu sayede onları &quot;çiğniyor&quot; ve hazmediyoruz. Kalbimiz rahatlıyor, sakinleşiyor, gevşiyor, açılıyor. Hatta derinleşiyor. Derinleştikçe geçmişin duygularındansa olmakta olanla ilgili önemli bilgiler içeren hisleri fark ediyoruz. Hani bazen bir kişiyle yürüyen sancılı ilişkimiz bittiğinde veya sonunda belalı çalışanımız işten kendisi ayrıldığında durup da deriz ya &quot;ya biliyordum aslında bunun yürümeyeceğini, içimde bunu hissediyordum baştan beri, ama göz ardı ettim&quot;, artık göz ardı etmez hale geliyoruz bu hisleri. </p>
<h4 id="aj51s">Duygu bedeni, yavaş yavaş &quot;His Bedeni&quot; dönüşüyor.</h4>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2de248d6bef4d993da016f6933e56332_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2de248d6bef4d993da016f6933e56332_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2de248d6bef4d993da016f6933e56332_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2de248d6bef4d993da016f6933e56332_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2de248d6bef4d993da016f6933e56332_800.jpg" /></picture><figcaption>Hislerin bilgeliği size eylemlerinizle ilgili ne gibi bir yol gösteriyor?</figcaption></figure>
<p>Bu hisleri bir bilgi kaynağı ve yol gösterici olarak duyularımızın yanına ekleyince fark ediyoruz ki bunlar bizi açlığı besleyene, hırsa, hasete değil de çoğu zaman doğru olana, erdemli olana, vicdanımızı rahat tutana, bizi esen tutana, huzura yönlendiriyor.</p>
<p>Böyle olunca da zihnimiz de sakinleşmeye başlıyor. Tekrar eden düşünceleri sahiplenmeden gözlemler duruma geliyoruz. Biz onlara dönüp de baktıkça, onlarla kavga etmeden ve onlara da tutunmadan onlara alan verdikçe fark ediyoruz ki bulutlar gibi geliyorlar, bir süre kalıyorlar, sonra geçiyorlar. Farkındalık arttıkça düşünceleri oldukları gibi, sadece birer düşünce olarak görmeye başlıyoruz. Anlattıklarının da gerçek değil, sadece gerçeklik hakkında birer hikaye olduğunu anlıyoruz. Böyle olunca zihnimiz iyice sakinleşiyor, sessizleşiyor. Fark ediyoruz ki bulutların ardında uçsuz bucaksız, engin, renksiz, tarafsız, şeffaf ve berrak bir gökyüzünün olması gibi bizim de düşüncelerimizin altında aynı şekilde uçsuz bucaksız, engin, renksiz, tarafsız, şeffaf ve berrak bir farkındalık var. Ve nasıl bulutlar gökyüzünü kaplasa bile gökyüzüne bulaşamaz, onu değiştiremez, onu olduğundan farklı bir şeye dönüştüremezlerse, bizim zihnimizin gerçek doğası olan farkındalığımızı da düşünceler kaplasa bile, farkındalığa bulaşamaz, onu değiştiremez, onu olduğundan farklı bir şeye dönüştüremezler. O berrak, her zaman tarafsız, her zaman engin farkındalıktır. </p>
<h4 id="5oktf">Böylece, bunu fark ettikçe, zihnimiz sakinleştikçe, mental beden, yavaş yavaş &quot;Farkındalık Bedeni&quot;ne dönüşüyor.</h4>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_72174f480cc88ea5022d2d272c880c94_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_72174f480cc88ea5022d2d272c880c94_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_72174f480cc88ea5022d2d272c880c94_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_72174f480cc88ea5022d2d272c880c94_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Sunset over beach" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_72174f480cc88ea5022d2d272c880c94_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/@envisual" rel="noopener noreferrer">Charlie Hang</a> | Source: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Bu üçünün birlikteliği ister istemez olaylara ve olgulara daha duru bir gözle, daha tarafsızca, tutunmadan, güçlü, açık ve berrak bir biçimde, olanı olduğu gibi görerek bakmamıza neden olmaya başlar. </p>
<h4 id="birnu"><strong>Bu yüzden belki de bu birlikteliğe &quot;Bilgelik Bedeni&quot; deniyor.</strong></h4>
<p>Ve fark edeceğiniz gibi Samsara Bedeni ve Bilgelik Bedeni, bir ve aynı. Yani samsara ve nirvana, bir ve aynı. Aralarındaki tek fark cehaletin ve yanlış anlamanın ortadan kalkması.</p>
<p>İşte yolumuz bu. Yürümeye çalıştığımız, adım atmaya çalıştığımız yol bu. </p>
<h4 id="5ltfd"><strong>Aynı şekilde <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin &#8211; Açık Kalp Programı</a> da bu yolda yürümeye başlamak için bir basamak olmayı amaçlıyor. </strong></h4>
<p>Bu basamağı kullanarak ister bu programda öğrendiğiniz teknikleri yaşamınızı daha güzel ve anlamlı hale getirmek için alet çantanıza ekleyebilirsiniz, isterseniz de program sonrasında <strong>Kalp Yolu</strong> olarak adlandırılan kadim bilgelik yolunda ilerlemek için siz de benim gibi yola koyulabilirsiniz. Bu programla ilgili daha detaylı bilgilere <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.</a></p>
<figure class="image regular"><a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x628-layout498-farkindalik-beden-kalp-1epeaf1_2c78b93375ba890199d9b00a8b3b3fbd_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x628-layout498-farkindalik-beden-kalp-1epeaf1_2c78b93375ba890199d9b00a8b3b3fbd_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x628-layout498-farkindalik-beden-kalp-1epeaf1_2c78b93375ba890199d9b00a8b3b3fbd_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p>Geçen yıl Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin &#8211; Açık Kalp üzerine 4 yazılık bir seri yazmıştım. Bu yazılar daha önce yazılmış olsa da aslında sırası bu yazıdan sonraya düşüyor. Çünkü bu yazılar bu samsara bedeniyle yaşamanın yarattığı kopukluğu, ve bu kopukluktan kurtulup da bilgelik bedenine Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin &#8211; Açık Kalp yoluyla nasıl ulaşabileceğimizi anlatıyor. Bu yazılara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:</p>
<p><a   href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası…</a></p>
<p><a   href="https://marefidelis.com/guclu-beden-farkindalik-6-adim/">Bedenle Farkındalık İçeren Güçlü Bir İlişki Geliştirmenin 6 Adımı</a></p>
<p><a   href="https://marefidelis.com/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik/">Olanı Olduğu Gibi Gören, Berrak Bir Zihin Geliştirmek İçin 4 Öneri.</a></p>
<p><a   href="https://marefidelis.com/acik-bir-kalple-yasam-icin-farkindalik/">Açık Bir Kalple Yaşam İçin Farkındalık, Cesaret, Güç… Pratik Öneriler</a></p>
<p>Yakında yeni yazılarda görüşmek üzere.</p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/farkindalik-beden-kalp-zihin-ozgurluk?id=968666321&type=2",title: "Acıdan sonsuza kadar nasıl kurtulabiliriz? (İpucu: içinde farkındalık var! 😉)",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/farkindalik-beden-kalp-zihin-ozgurluk/">Acıdan sonsuza kadar nasıl kurtulabiliriz? (İpucu: içinde farkındalık var! 😉)</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir daha yetersizlik hissi yaşamamayı nasıl sağlarsın?</title>
		<link>https://marefidelis.com/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Oct 2019 06:24:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...Temel ihtiyaçlarının karşılanmasındaki bu eksikliğe maruz kalan çocuk, bunu ebeveynlerinin bir eksikliği olarak almak yerine kendisinin bir eksikliği olarak görüyor. Çünkü  bu durumu anne babanın eksikliği olarak görecek zihinsel kapasitesi henüz gelişmemiş. Ayrıca görebilse bile bunu onu korumakla sorumlu olan kişilerin eksikliği olarak görmek, kendi eksikliği olarak görmekten çok daha korkutucu....</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak/">Bir daha yetersizlik hissi yaşamamayı nasıl sağlarsın?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Danışanımla seanstayız&#8230;</p>
<p>Kendisi 3 ay önce, en büyük 50 şirketten birine genel müdür oldu.</p>
<p>Çok uğraştı bu pozisyonu elde edebilmek için. Hem işinde en üst seviyede başarıyı yakalamaya çalıştı (ve başardı), hem iyi bir lider olabilmek için uğraştı (ve tanıdığım en iyi liderlerden birine dönüştü çalışmamız içinde), hem de bu pozisyonu elde edebilmek için şirketin yönetim kuruluna kendini tanıtmaya ve onlarla iyi ilişkiler kurmaya yatırım yaptı. Bununla kalmadı, isminin hem sektörde, hem de iş dünyasında duyulması için gereken tüm doğru adımları gerçekleştirdi.</p>
<p>Sonunda da CEO&#x27;luk koltuğuna oturdu.</p>
<p>Görüşmemiz, danışanımın CEO olmasından sonraki belki de 3. seansımız. Pozisyonu aldığı ilk zamanlara göre çok farklı bir ruh halinde. Kutlama, parlak bir vizyon, gelecek için umut dolu resimler yaratma gitmiş, yerini ilgisini ve karar vermesini bekleyen binlerce konuyla nasıl başa çıkacağını bilememe, suyun altında kalma hissi, kendini sorgulama, endişe almış. </p>
<p>Ben endişelenmiyorum, çünkü her yeni genel müdür olan kişi, ortalama bu zamanlarda aynı duygulara ve endişelere kapılır. Kapılması lazım. Yoksa kendisinden beklenen görevi anlamamış demektir.</p>
<p>İçinde bulunduğu duygu durumunu araştırıyoruz birlikte. Dönüp de kendi içine, yaşadığı duygulara ve verdiği tepkilere dikkatlice bakarken birden gözleri parlıyor, ulaştığı içgörü ile:</p>
<p>&quot;Biliyor musun Dost&quot; diyor, &quot;fark ediyorum ki ben tüm yaşamımı içimdeki bir eksiklik, yetersizlik hissini ortadan kaldırmak için yaşamışım. Sanıyordum ki genel müdür olunca  bir gün bu his geçecek, sonunda yeterli olduğumu kendime kanıtlayacağım. Şimdi genel müdür oldum, ve hiç bu kadar yetersiz hissetmemiştim!&quot;</p>
<h3 id="6p4t9">Alan ve Temas</h3>
<p><a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/" rel="noopener noreferrer">Geçen hafta</a>, orijinal travmamızdan, varoluşumuzun özünden nasıl koptuğumuzdan bahsetmiştik, ve demiştik ki &quot;Sadece kendimizi fark ettiğimiz için ve kendiliğinden bir benlik tanımını içimizde göremediğimiz için kendimizi kısıtlıyor, daraltıyor, bize anne babamız, çevremiz tarafından verilen veya sunulan tanımlara tutunuyor ve bir &quot;kısıtlı &#8211; sınırlı ben&quot; yaratıyoruz&quot;. Bu sınırların dışında kalan her şeyi de &quot;ben değil,  benim tanımım değil, benim yapacağım değil&quot; yapıyoruz. Bu yaratılan tanımlar, ileride bizi kısıtlıyor, hapis ediyor, aşamadığımız sınırlara dönüşüyor. Özellikle de adı üzerinde yaratıldığı, birer kurgu olduğu için bize gerçekte kim olduğumuzu söyleyemiyor; varoluşsal kaygıya, acıya, boşluk ve anlamsızlık hissine dönüşüyor.</p>
<p>Ve demiştik ki bu travma için anne babanızın hata yapmasına gerek yok. Anne babamızın &quot;hataları&quot;, daha doğrusu kendilerine yaşatılanları bir sonraki kuşağa aktarmaları daha sonra geliyor. </p>
<p>Bir çok psikoloğun ve araştırmacının saptadığı gibi bir bebeğin sağlıklı bir şekilde gelişmesi ve kendini destekleyecek, bütün, güvenli bir ego sistemi geliştirmesi için anne babasından ihtiyaç duyduğu bir kaç şey var. </p>
<p>En temelinde bunların birincisi kendini ve içinde bulunduğu dünyayı araştırabilmesi ve deneyiminden öğrenebilmesi için, yani kendisi olabilmesi için yeterince alan (space). Bu alan anne ve baba tarafından sağlanmadığında çocuğun hem iç dünyası, hem de dış dünyası olabildiğine geniş, açıklık ve ferahlık hissine sahip olmak yerine sıkışık, kısıtlı, dar hale geliyor ve çocuğun nefes almasını ve kendine kendi içinde ve dünyada yer bulabilmesini zor hale getiriyor. </p>
<p>İkincisi ise temas (contact). Yani çocuğun bu kendine verilen geniş alanda terk edilmiş ve yalnız başına da hissetmemesi gerekiyor. Ebeveynlerinin devamlı onunla temas halinde olduğunu bilmeye, kendini ve dış dünyayı araştırırken yalnız ve korumasız kalmadığını hissetmeye, ve o geniş alan içinde başkaları ile de birlikte olabileceğini öğrenmeye ihtiyacı var. Bu sağlanmadığında çocuk çok kolaylıkla terk edilmişlik hissine, kaygıya, yalnızlık duygusuna kapılabiliyor.</p>
<p>John Welwood, bu ikisine, yani alan ve temasın birlikteliğine sevgi diyor; yani:</p>
<blockquote><p>Alan + Temas = Sevgi (Space + Contact = Love)</p></blockquote>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ffdbe135bec21097cdd3b2e7f06b643c_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ffdbe135bec21097cdd3b2e7f06b643c_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ffdbe135bec21097cdd3b2e7f06b643c_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ffdbe135bec21097cdd3b2e7f06b643c_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="alan ve temas" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ffdbe135bec21097cdd3b2e7f06b643c_800.jpg" /></picture><figcaption>Alan ve temas</figcaption></figure>
<h3 id="2q1b5">Eksik Benliğin Istırabı</h3>
<p>Maalesef çoğu anne baba, kendileri bunu zamanında alamadıkları ve yetişkin olduktan sonra da bu konuda kendileri çalışmadıkları için bu çeşit bir sevgiyi, yani alan ve teması çocuklarına sağlama konusunda ehil değiller. Sonucunda da hem çocuğun alanını tamamen işgal ediyorlar, hem de bir yandan bu alanı işgal ederken, bir varlık olarak çocukla etkin bir temas kurmuyor, Martin Buber bahsettiği gibi çocukla &quot;Ben &#8211; Sen&quot; etkileşimi (iki ayrı özne arasındaki ilişki) yerine &quot;Ben &#8211; O &quot; (karşı tarafı bir nesneye indirgemek) etkileşimi kuruyorlar. (<em>Bunun nedenleri ve etkileri konusunda yazılmış bir çok güzel kitap, bir çok gelişim teorisi var, Alice Miller&#x27;in &quot;Yetenekli Çocuğun Dramı&quot;ndan tutun da John Bowly&#x27;nin &quot;Bağlanma Kuramı&quot;na kadar.)</em></p>
<p>Temel ihtiyaçlarının karşılanmasındaki bu eksikliğe maruz kalan çocuk, bunu ebeveynlerinin bir eksikliği olarak almak yerine kendisinin bir eksikliği olarak görüyor. Çünkü  bu durumu anne babanın eksikliği olarak görecek zihinsel kapasitesi henüz gelişmemiş. Ayrıca görebilse bile bunu onu korumakla sorumlu olan kişilerin eksikliği olarak görmek, kendi eksikliği olarak görmekten çok daha korkutucu. </p>
<p>Her halükarda, çocuk bu eksikliği kendi üzerine alıyor ve bir &quot;eksik benlik&quot; kurguluyor: Ben eksiğim. Ben kötüyüm. Yetersizim. Yeterince değerli değilim. Bende eksik bir şeyler var. Onun için beklediğim, istediğim, ihtiyacım olduğu gibi sevilmiyorum. Tamamlanmam lazım. Düzelmem lazım. Sevilmeyi hak etmem lazım. Teması hak etmem lazım. Bana verilen kadarını hak ediyorum, daha fazlası için daha iyi olmam lazım.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_4b58e2eccd067ae6ffcbcaf1d0c8b30e_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_4b58e2eccd067ae6ffcbcaf1d0c8b30e_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_4b58e2eccd067ae6ffcbcaf1d0c8b30e_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_4b58e2eccd067ae6ffcbcaf1d0c8b30e_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="yetersizlik ve eksik benlik" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_4b58e2eccd067ae6ffcbcaf1d0c8b30e_800.jpg" /></picture></figure>
<h3 id="dqjta">Samsaranın Haritası</h3>
<p>İşte bu ikisine, ilk varoluşsal travmamız ve sonradan geliştirdiğimiz eksik benliğe John Welwood Samsara&#x27;nın Haritası diyor: Yani çektiğimiz ıstırabın ana kaynağı. </p>
<p>Eksik benliğimizi tamamlamak için yaptığımız şeylere bir baksanıza. Daha çok başarmak, daha fazlası olmak, daha yüksek pozisyonlar elde etmek, daha fazla para, daha fazla güç sahibi olmak, daha güzel kadınlarla, daha yakışıklı erkeklerle birlikte olmak, daha, daha, daha&#8230; Bunlarda aslında problem yok, problem bunların peşinde koşarken ardındaki beklentimizde. Eksik benliğimi sonunda bir gün tam bir benlik yapacağım. Bunu elde edersem, bu olursam, bunu başarırsam, bununla birlikte olursam, ruh eşimi bulursam bir gün, sonunda tamamlanacağım. Yeterli hissedeceğim. Değerli hissedeceğim. Tam hissedeceğim.</p>
<p>Ancak bu mümkün değil. Eksik benliğinizi hiç bir zaman tam yapamazsınız. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi eksik benlik bir kurgu. Öyle bir şey, bir eksiklik, eksik benlik aslında sadece hayallerimizde, kendi tanımlarımızda, algımızda var. Bir delüzyon. Yanlış anlama. Cehalet. Aslında yok. </p>
<p>Olmayan bir şeyi nasıl tamamlayacaksınız? Dibi olmayan bir kovaya devamlı su dökerek nasıl doldurabilirsiniz? Elde ettiklerinizle geçici bir tatmin sağlasanız bile, yarın yine acıkacaksınız. Aynen benim danışanımın da olduğu gibi. Genel müdür olmak, başta mutluluk ve tatmin hissettirse de, sonunda yaptığı bir sonraki, ve şimdiye kadar yaptığı tüm işlerden daha zor bir işe dönüştü ve eksiklik ve açlık hissini daha da arttırdı.</p>
<p>İşin kötüsü &quot;kişisel gelişim&quot;, hatta &quot;aydınlanma&quot; çabamızın da güdüleyeni bu açlık, bu eksik benliğimiz. Bazılarımız hayatın içinde geçiremediğimiz açlığımızı ruhsal yollara girerek, &quot;hayatın anlamı&quot;nı arayarak, &quot;içimizdeki tanrısallığı&quot; keşfetmeye ve deneyimlemeye çalışarak geçirmeye çalışıyoruz bu sefer. Deli gibi meditasyon yapıyoruz, tefekkür ediyoruz, inzivalara katılıyoruz, ustalar arıyoruz, Hindistan&#x27;a, yoga kamplarına, dergahlara gidiyoruz, çırpınıyoruz bize vaad edilen o rahatlamaya, derinliğe, samadhi&#x27;ye, aydınlanmaya, nirvanaya, tevhide ulaşmak için. Ancak bunu yaparken de ardında eksik benlik, bir eksiği tamamlama motivasyonu olduğu için, devamlı &quot;bu sefer ok mi? Yok yahu hala ok değil!&quot; iç sohbeti zihnimizi kapladığı için ıstıraptan, varoluşsal acıdan, dukkhadan kurtulamıyoruz bir türlü. Meditasyonumuz geçici rahatlama ve gevşeme sağlasa bile sonrasında yeni gerginliklere, yeni hayal kırıklıklarına, yeni bulanıklılara yol açıyor.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_0f2c551a21a3db1d017eb93ce36b456d_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_0f2c551a21a3db1d017eb93ce36b456d_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_0f2c551a21a3db1d017eb93ce36b456d_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_0f2c551a21a3db1d017eb93ce36b456d_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="giderilmeyen açlık" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_0f2c551a21a3db1d017eb93ce36b456d_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/@randytarampi" rel="noopener noreferrer">Randy Tarampi</a> | Source: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<h3 id="8g0rg">Bedenin, kalbin ve zihnin halleri&#8230;</h3>
<p>Bir yandan çok büyük bir açlığı gidermeye çabalayarak yaşarken bir yandan da içinizde bir yerlerde o açlığın hiç bir zaman gideremeyeceğinizi hissediyorsanız, ne olur? Bedeninizde ne olur? Kalbiniz ne durumda olur? Zihniniz ne hale girer?</p>
<p>İşte bu yüzden bedenlerimiz devamlı gerilim içinde. Açlığımızı gidermek için giriştiğimiz çabaların, altına girdiğimiz büyük yüklerin, kendimizi içine attığımız içinden çıkılmaz durumların gerilimi yetmezmiş gibi, bir yandan da o açlığın hiç bir şekilde geçmeyeceğinin endişesi bedenimizi gergin, huzursuz, kendinden ve bilgeliğinden kopuk bir duruma hapis ediyor.</p>
<p>İşte bu yüzden kalbimiz yoğun ve başa çıkılması zor duyguların boyunduruğu altında, korkuyla ve hayal kırıklığı ile büzüşmüş, içine çekilmiş, kapanmış. Geçmişin sindirilmemiş hayal kırıklıkları, üzüntüleri, pişmanlıkları; ve gelecekle ilgili endişeler, korkular, ihtiraslar, kalbimizi katılaştırmış ve karartmış, kendilerinin esiri yapmış durumda. Bu durumda bir daha hayal kırıklığı uğramamak için kalbini hem dışarıya, hem de içeriden gelecek ve bize bilge haberler verecek hislerimize kapamak, çok mantıklı bir strateji gibi geliyor.</p>
<p>İşte bu yüzden zihinlerimiz devamlı geçmişin hesabını ve geleceğin stratejini yapmanın peşindeki düşüncelerin karanlık bulutlarının altında, bulanık, kasvetli, kopuk. Zihnimizde devamlı tekrar eden düşünceler, boş korkular, pişmanlık, endişe, öfke ve haset içeren düşünceler, büyük arzularla ve o arzulara nasıl ulaşabileceğimizle ilgili stratejilerle, yani büyük bir mental aktivite ile yaşıyoruz. Ve bu düşüncelerin, mental aktivitenin kalabalığı kendi zihnimizde bize bile yer bırakmıyor.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ee7cf747bad4afad1d2e911192b0d5a3_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ee7cf747bad4afad1d2e911192b0d5a3_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ee7cf747bad4afad1d2e911192b0d5a3_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ee7cf747bad4afad1d2e911192b0d5a3_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="gerilim, duygular ve sis" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_ee7cf747bad4afad1d2e911192b0d5a3_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/@kitingfield" rel="noopener noreferrer">Mujibur  Rohman</a> | Source: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<h3 id="eqoe9">Cehaletten Çıkış</h3>
<p>Bu üçüne, gerginlik bedeni, duygu bedeni ve mental bedenin birlikteliğine Budist gelenekte Karmik Beden diyorlar. Buna biz eksik benlik bedeni, travma bedeni, yanlış anlama bedeni, cehalet bedeni de diyebilirdik.  Gördüğünüz gibi problem sadece bir iki tane yanlış anlamadan, kendini, olanı olduğu gibi görememekten, cehaletten kaynaklanıyor. Kendini olmadığın bir şey sanmaktan kaynaklanıyor.</p>
<p>Bu cehalet ve yanlış anlama, yani orijinal travmamız ve eksik benlik, yaratıldıkları yaşta yapabileceğimiz en iyi şeydi. Ama bugün artık yeni bir şeyler yapmanın, bu yanlış anlamanın dışına çıkmanın zamanı gelmiştir belki, ne dersiniz? </p>
<p>Belki de bedenimizdeki gerginliği gevşetmenin bir yolunu bulup da bedenle güçlü bir ilişki kurabilir, bilge bedenin içine yaşamaya, yani duyularının tam farkındalığı ile yaşamaya başlayabiliriz. </p>
<p>Belki de kalbimizi kaplayan ve geçmişin hayal kırıklıklarından ve hazmedilmemişliklerinden kaynaklanan duygulara bilgelikle bakabilir, anlayabilir, ve onların kendiliklerinden sindirilmesine alan açabiliriz. Belki de bu şekilde kalbimizi hem kendimize, hem de olan her şeye açabilir, hislerimizin farkında, bilgece yaşamaya başlayabiliriz.</p>
<p>Belki de bu sayede zihnimiz sakinleşir, durulaşır, devamlı gelip geçen yoğun düşüncelerin, endişelerin, pişmanlıkların peşinden gitmeyi, onlara tutunmayı bırakırız. Böylelikle zihnimizin berrak, sınırsız, gökyüzü doğasına uyanır, bu sayede düşüncelerin değil, farkındalığın içinde yaşamaya başlayabiliriz.</p>
<p>Bu sayede Bilgelik Bedeni, yani duyu bedeni, his bedeni ve farkındalık bedeni bütünlüğü içinde yaşamaya adım atabiliriz. Üstelik karmak beden ve bilgelik bedeni bir ve aynı, aynı ustaların dediklerine göre. </p>
<p>Bu konuda yazmaya konuşmaya devam edeceğiz. Öte yandan bunun üzerinde daha doğrudan çalışmak isterseniz, <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin &#8211; Açık Kalp Programı</a>, bu yolda adım atmaya başlamak amacını taşıyor. Bu programda neler yapacağımızı incelemek için <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">tıklayınız</a>.</p>
<figure class="image regular"><a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-farkindalik-kalp-beden-1eooue1_83caaf725a68bdc63d111d1b8d5b76a9_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-farkindalik-kalp-beden-1eooue1_83caaf725a68bdc63d111d1b8d5b76a9_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="beden zihin kalp" src="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-farkindalik-kalp-beden-1eooue1_83caaf725a68bdc63d111d1b8d5b76a9_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak?id=898810840&type=2",title: "Bir daha yetersizlik hissi yaşamamayı nasıl sağlarsın?",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/bir-daha-yetersizlik-hissi-yasamamak/">Bir daha yetersizlik hissi yaşamamayı nasıl sağlarsın?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Varoluşsal Acımızın Temel Kaynağı</title>
		<link>https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Sep 2019 05:01:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Gestalt]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...Ancak bu fazla gelişmiş beynin bir diğer kapasitesi de kendini bilebilmek ve kendi varlığının farkında olabilmek. Ve bunun birtakım sonuçları var. Çocuk sadece korunmasız ve çıplak doğmuyor, aynı zamanda tanımsız, hatta sınırsız da doğuyor. Düşünsenize bir bebeğe kim olduğunu söyleyebilecek, bu ben – bu ben değil’i ayırt edebilmesine yardımcı olacak ne var? ...</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/">Varoluşsal Acımızın Temel Kaynağı</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Temel varoluş halimiz olgularla, olanla, olmakta olanla bitmez tükenmez bir mücadele.</p>
<p>Bunun soyumuz açısından faydaları azımsanamaz. Şu anda çevrenizde gördüğünüz ve medeniyetimizin ürünü olan hemen her şey tamamen çıplak, korumasız ve tek başına hayatta kalma becerileri yeterince gelişmemiş doğan, ve hayatta kalmak için aşırı gelişmiş beyninden ve zihinsel kapasitelerinden başka bir becerisi olmayan insanın bu bahsettiğim koşullara olan tepkisi, direnci ve mücadelesi sayesinde var belki de. </p>
<p>Ancak bu fazla gelişmiş beynin bir diğer kapasitesi de kendini bilebilmek ve kendi varlığının farkında olabilmek. Ve bunun birtakım sonuçları var. Çocuk sadece korunmasız ve çıplak doğmuyor, aynı zamanda tanımsız, hatta sınırsız da doğuyor. Düşünsenize bir bebeğe kim olduğunu söyleyebilecek, bu ben – bu ben değil’i ayırt edebilmesine yardımcı olacak ne var? Bir bebeğin olabileceklerini ve olamayacaklarını sınırlayan, tanımlayan ne olabilir ki? Bebek sadece, basit bir şekilde var olmakta; ve ne olduğunun, olabileceğinin hiçbir sınırı, hiç bir tanımı aslında yok. </p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_98b09725bec782da1819a0c5a59b0726_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_98b09725bec782da1819a0c5a59b0726_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_98b09725bec782da1819a0c5a59b0726_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_98b09725bec782da1819a0c5a59b0726_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Evening paddleboarding" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_98b09725bec782da1819a0c5a59b0726_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/@gregoirehervebazin" rel="noopener noreferrer">Grégoire Hervé-Bazin</a> | Source: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<h3 id="7o25l">Tanımsızlığın sınırsızlığı</h3>
<p>Bunun böyle olduğunu, geçen hafta birlikte eğitim verdiğimiz Sinan Canan’ın da aktardığı “feral çocuklar” – yani hayvanlar tarafından büyütülen çocuk örnekleri kanıtlıyor. Bu hayvanlar tarafından evlat edilip büyütülen bebekler aynen onları büyüten hayvanları örnekliyorlar, onlar gibi davranıyorlar, hatta bir şekilde varoluşsal olarak o hayvanlarla aynı oluyorlar. Tekrar insan cemiyetine katılmaları sağlanabilse bile belli bir yaştan sonra insan davranışları artık öğretilemiyor bu feral çocuklara. Yani bebeğin bırak kim olduğunu, ne olduğunu bile anlatan, kendiliğinden bir şey yok. </p>
<p>Bu yeni doğmuş ve varoluşsal algısı olan bir varlık için çok korkutucu, çok kaygı verici diyor John Welwood, ve bu durum karşısında bebek korkuyla kendini daraltıyor, kısıtlıyor, bazı tanımlara, bir şeylere tutunmaya çalışıyor, bazı şeylere ve tanımlara bunlar ben diyor. Diğer bazı şeyleri de bunlar ben değil, bunlar ben sınırım dışında olarak kabul ediyor. Çoğu zaman da bu tanımlar kendisini ilişkilendirdiği çevreden aldığı, o çevre tarafından kendisine aynalanan şeyler oluyor doğal olarak. Ve bu koyduğumuz tanımlar, hayattaki ilk travmalarımızı, “varoluşsal travmamızı” oluşturuyor. Bu kendini bilmenin büyük korkusuna biz kendimizi sınırsızlıktan, varoluşun sonsuz potansiyel alanından, dar bir alana, aslında var olmayan bir tanımlar kısıtlamasına sıkıştırarak, kendimizi küçülterek tepki veriyor, sınırsız ve tanımsız bir şekilde var olmanın temel korkutuculuğu ile bu sayede başa çıkıyoruz. </p>
<h3 id="3ntj3">Adem ve Havva&#x27;nın Varoluşsal Travması</h3>
<p>Düşünürseniz belki de tek tanrılı dinlerin kutsal kitaplarındaki cennetten kovulma hikayesi bile bu durumu metaforik anlatıyor. Genesis’te ve benzer metinlerde Adem ve Havva cennette tamamen Tanrının iradesine tabi, var olan hiçbir şeyden kendilerini ayrı görmeden, hiç bir şeyi iyi veya kötü diyerek ayırmadan, bu sayede de mutlu mesut yaşamaktadırlar bildiğiniz gibi. Yedikleri önlerinde, yemedikleri artlarında. Sadece iki meyvenin ağacı yasaktır onlara. Biri yaşam ağacı, diğeri ise bilgelik ağacı. İnsana tapmayı reddeden Şeytan, aslında çok sevdiği Tanrı’sına insanın ne mal olduğunu gösterebilmek için yılan kılığında cennete girer ve yasak ağacın meyvesini yemeğe ikna eder Havva’yı. O meyveyi yiyince Havva birden kendini bilir. </p>
<p>Havva her kendini geliştirmiş kadının erkeğinin uykuda olmasına dayanamadığı gibi Adem’in de meyveden yemesini sağlar. Bu sayede her ikisi de artık kendilerinin, varoluşlarının farkına varırlar. Kendi bireysel varoluşlarına uyandıklarında çıplak olduklarını fark ederler ve utanırlar. Yani olan her şeyden, bütünden, zihnin öz doğasından ayrı düştüklerinde ne kadar korumasız, ne kadar zayıf, ne kadar çıplak olduklarını fark ederler ve kendilerini ayırdıkları bütünlüğün muazzamlığı karşısında tekil varoluşlarından utanırlar.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/v4mkpbd70x7bkvc7mqvu_26a4c3e5c8ffcc014a0a1042b042a6c1_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/v4mkpbd70x7bkvc7mqvu_26a4c3e5c8ffcc014a0a1042b042a6c1_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/v4mkpbd70x7bkvc7mqvu_26a4c3e5c8ffcc014a0a1042b042a6c1_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/v4mkpbd70x7bkvc7mqvu_26a4c3e5c8ffcc014a0a1042b042a6c1_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://images.storychief.com/account_2375/v4mkpbd70x7bkvc7mqvu_26a4c3e5c8ffcc014a0a1042b042a6c1_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Çok gecikmeden Tanrı da fark eder yasak ağacın meyvesini yediklerini, ve der ki, artık cennette kalamazsınız. Bu sınırsız, tanımların olmadığı, külli iradenin bir parçası olduğunuz, kendi varlığınızı var olan diğer her şeyden, yani zihnin gerçek ve sınırsız doğasından,  yani aslında benim varlığımdan farklı olarak görmediğiniz bu yerde, bu varoluş halinde artık kalamazsınız. Çünkü artık kendinizi biliyorsunuz ve kendinizi benden ve var olan diğer her şeyden ayrı görüyorsunuz. Ve Külli iradeden kendinizi ayırıp cüzi iradeyi sahiplendiniz, yani artık “ben – ben değil”i, doğru ve yanlış kavramlarını, dualiteyi yarattınız kendi zihniniz içinde. Hiçlikten koptunuz ve kendinizi var ettiniz. Birlikten koptunuz ve ayrı birer birey oldunuz. Cennette benden kendinizi ayrı görerek kalamazsınız. </p>
<p>Onun için gelin sizi dünyaya alalım, hoş orası da cennet gibi bir yer, ama onu ve içindeki her şeyi ve herkesi kendinizden ayrı, kendi öznelliğinizin dışında göreceğiniz, onların da bir özne olduğunu fark etmeyeceğiniz için onlardan korkacak, onları nesneye çevirecek, ve bu nedenle direnecek, değiştirmeye çalışacak, kavga edecek, kullanacak ve bozacaksınız. Yani kendinizi mutlu etmeye çalışırken hep mutsuzluk yaratacaksınız. Eğer bir gün, belki bu sefer kendi özgür iradenizle, kendi öz varlığınızı hatırlarsanız, zihninizin doğasını fark edebilirseniz, kendinizle aranızdaki tüm yanılsamaları terk edebilirseniz, özgür iradenizi, varlığınızı, “kendi”nizi asıl olduğunuz şeye ulaşabilmek için “kurban” edebilirseniz, o zaman belki bu cüzi varoluşunuza ölür, Nirvana’da, varlığın gerçek doğasında, cennette tekrar doğabilirsiniz. Ve ancak o zaman yaşam ağacının meyvesinden yemenize müsaade edebilirim.</p>
<h3 id="ct579">Anlamı olmayan bir hikaye</h3>
<p>İşte bu nedenle bu ilk travma, yani bizim kendimizi bilme yetimizin karşısındaki büyük korku sonucunda oluşturduğumuz tanımlar belki de bizi en fazla kısıtlayan, en fazla canımızı yakan, en fazla ızdırap çekmemize neden olan şeyler, ve bunları göremiyoruz bile. Çünkü bunları, bu tanımlar, erkek – kadın olmak, Türk – Kürt – İngiliz – Çinli olmak, hatta İnsan olmak bile öğrenilmişken bunları öznemiz, kendimiz sanıyoruz. Özne, kendi özneliğini göremediği için de bu tanımların aslında birer nesne olduğu, hatta gerçekte, kendi taraflarından var olmadıkları, adı üzerinde içi boş birer tanım oldukları bile görülemiyor. Bu nedenle de bu tanımlar, ve bu olmayan şeylere sıkıca tutunmamız dünyadaki çektiğimiz acının temel kaynağı. Ancak bu kim olduğumuzla ilgili hikayemiz, adı üzerinde, sadece bir hikaye.</p>
<p>Lady Macbeth&#x27;in ağzından Shakespeare&#x27;in de dediği gibi:</p>
<blockquote><p>Erdeminin ve onurunun mezarı olan <strong>bu yaşam</strong>, yürüyen bir gölgeden başka bir şey değil; sahnedeki zamanını zorlukla ayakta durarak ve yakınarak geçiren, ve sonra adı bir daha duyulmayacak zavallı bir oyuncu: <strong>bir aptal tarafından anlatılan, gürültü ve hiddet dolu bir hikaye, hiç bir anlamı yok</strong>.</p></blockquote>
<p>Ve bu travma için anne babamıza bile ihtiyacımız yok. Yani var da, onların hata yapmasına gerek yok, mükemmel bir anne baba olsalar bile, bu travmayı kaçınılmaz olarak yaşıyoruz ve eğer kendimize müsaade edersek bu varoluşsal kopuşu, varoluşsal acıyı, ben aslında kimim sorusunun yanıtını bilememeyi, ben sandığım şeylerin ve kendimi ilişkilendirdiğim şeylerin boşluğunu derinlerde bir yerde hissediyoruz. Buna felsefeciler angst veya varoluşsal ıstırap, Buddha dukkha diyor.</p>
<h3 id="99n">Tanımları bırakırsak ne olur?</h3>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f3ff5555078cc64ca2a98776ed8946e1_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f3ff5555078cc64ca2a98776ed8946e1_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f3ff5555078cc64ca2a98776ed8946e1_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f3ff5555078cc64ca2a98776ed8946e1_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_f3ff5555078cc64ca2a98776ed8946e1_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/@rodlong" rel="noopener noreferrer">Rod Long</a> | Source: <a target="_blank"  href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Bundan birkaç yıl önce bir danışanımla onu kısıtlayan, sıkıştıran tanımlarından bahsederken (ki o çektiği acının kaynağı olarak onu kullanan diğer kişileri görüyor ve suçluyordu – siz o tanımlarınıza tutunmasanız, bir başkasının sizin üzerinizde nasıl herhangi bir gücü olabilir?), şu soruyu sormuştum: </p>
<p>&quot;Şu anda senin benlik hissini almadan, farkındalığını almadan, aklını almadan, seni özünde sen yapan şeyleri almadan hafızanı, tüm öğrendiklerini, tüm tanımlarını silsek, bunları unutmanı sağlasak, acaba ne olurdu?&quot;</p>
<p>Bir iki saniye bu sorunun yanıtını düşünün. </p>
<p>Danışanımın gözleri parlayarak “o zaman yapabileceklerimin hiçbir sınırı olmazdı ki” demişti. Tabi bu cümleyi kurar kurmaz büyük bir korkuya kapılmıştı.</p>
<p>Aynen öyle. Bu tanımlar bizi bir yandan varoluşsal olarak kısıtlarken, bir yandan da olgular, eylemler, sonuçlar dünyasında da kısıtlıyor. Farkında bile olmadan mutsuz ediyor, yaşamımızı ıstıraba çeviriyor.</p>
<p>Ve dediğimiz gibi bunun için anne babanıza ihtiyaç yok. </p>
<p>Kadim öğretiler, ister Budizm, ister tasavvuf yolu, ister başka yollar olsun, hep bu varoluşsal ıstıraptan kurtulmanın yollarından bahsediyor. Bunun yolu olarak da hepsinin söylediği temel bir yöntem var: Kendini bil. </p>
<p>Ancak bu o kadar kolay değil. Nedenlerinden ve çıkış yollarından gelecek yazılarımızda ve videolarımızda bahsedeceğiz. <a target="_blank"  href="https://youtu.be/faJn5AVnH7Q" rel="noopener noreferrer">Bu arada bu yazıya dayanan videomuzu izlemek ve YouTube kanalımıza abone olmak için tıklayınız: https://youtu.be/faJn5AVnH7Q</a></p>
<p>Bu bizi kısıtlayan hikayenin boyunduruğundan kurtulmaya çalışmaya başlamak istiyorsanız, sizi 1 &#8211; 3 Kasım&#x27;da gerçekleşecek Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin &#8211; Açık Kalp çalışmasına bekliyoruz. <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/" rel="noopener noreferrer">Bu çalışma ile ilgili detaylı bilgilere buraya veya aşağıdaki görsele tıklayarak ulaşabilirsiniz.</a></p>
<figure class="image regular"><a   href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/"><picture style=""><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-farkindalik-kalp-beden-1eooue1_840f802afdd59bbde62c836a079f5e95_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-farkindalik-kalp-beden-1eooue1_840f802afdd59bbde62c836a079f5e95_800.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://images.storychief.com/account_2375/beden-kalp-zihin-1200x1200-layout1473-farkindalik-kalp-beden-1eooue1_840f802afdd59bbde62c836a079f5e95_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/varolussal-acimizin-temel-kaynagi?id=69843805&type=2",title: "Varoluşsal Acımızın Temel Kaynağı",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/varolussal-acimizin-temel-kaynagi/">Varoluşsal Acımızın Temel Kaynağı</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
