<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>marefidelis.com</title>
	<atom:link href="https://marefidelis.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://marefidelis.com/</link>
	<description>MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Mar 2026 09:47:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.1</generator>
	<item>
		<title>Cesur Sorular Podcasti Yayında: ilk iki bölüm ve yeni yayınlar</title>
		<link>https://marefidelis.com/cesur-sorular-podcasti-yayinda-ilk-iki-bolum-ve-yeni-yayinlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:47:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized @tr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14776</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cesur Sorular’da ilk iki sohbet geride kaldı Bir süredir zihnimde dolaşan bir niyet vardı: eğitim, gelişim ve insan olma hâli üzerine, hazır cevaplar vermeye çalışmadan, gerçekten düşünebileceğimiz sohbetler yapmak. “Cesur Sorular” biraz da bu niyetle başladı. Beni bilirsiniz, ben "Cesur Sorular" sormayı çok severim. Bu canlı yayın ve podcast serisinde amacımız bu. Ancak amacım  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/cesur-sorular-podcasti-yayinda-ilk-iki-bolum-ve-yeni-yayinlar/">Cesur Sorular Podcasti Yayında: ilk iki bölüm ve yeni yayınlar</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-1 fusion-flex-container has-pattern-background has-mask-background nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-0 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:20px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-order-medium:0;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-order-small:0;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-1"><p data-start="770" data-end="818"><strong data-start="770" data-end="818">Cesur Sorular’da ilk iki sohbet geride kaldı</strong></p>
<p data-start="820" data-end="1035">Bir süredir zihnimde dolaşan bir niyet vardı: eğitim, gelişim ve insan olma hâli üzerine, hazır cevaplar vermeye çalışmadan, gerçekten düşünebileceğimiz sohbetler yapmak. “Cesur Sorular” biraz da bu niyetle başladı. Beni bilirsiniz, ben &#8220;Cesur Sorular&#8221; sormayı çok severim. Bu canlı yayın ve podcast serisinde amacımız bu. Ancak amacım davetlilerimle röportaj yapmak değil, karşılıklı olarak birbirimize sorular sorduğumuz, gerçek anlamda &#8220;sohbet&#8221; ettiğimiz, top atıp tuttuğumuz bir dialog gerçekleştirmek.</p>
<p data-start="1037" data-end="1827">Bu amacı besleyen ilk iki canlı yayını yaptık. İlkinde Türkiye&#8217;de zihin ve beden gelişiminde en yetkin ve deneyimli isimlerden olan, ülkemizde Dharma çalışmalarının öncülerinden, benim de 15 yıllık öğretmenim olan Cem Şen’le, yetişkinlerin temel meselelerinden yola çıkıp çocukluğa, ebeveynliğe ve eğitime baktık. Sohbetin bende kalan en güçlü yerlerinden biri şuydu: çocuk yetiştirmekle ilgili konuşurken, dönüp dolaşıp yine yetişkine, yani bize geliyoruz. Kendi korkularımız, kendi eksik kalmış evrelerimiz, kendi huzursuzluğumuzla temas etmeden çocuk için doğru olanı tasarlamaya çalışıyoruz. Cem Hoca’nın söylediği gibi, kendimizden başlamayan bir çözüm pek mümkün görünmüyor. Oyun, gelişim evreleri, çocuğa güvenli ama özgür alan açmak, düşüp kalkmayı öğrenmek ve çocuğun kendi yönelimini keşfetmesine zemin hazırlamak bu sohbetin ana damarlarıydı.</p>
<p data-start="1829" data-end="2618">İkinci bölümde sevgili dostum, ülkemizde bilim okuryazarlığına en fazla katkıda bulunan kişilerden, ve bilim insanı, akademisyen, yazar, müzisyen ve TV programcısı gibi bir çok mahareti taşıyan Prof. Dr. Sinan Canan’la eğitime biraz daha bilim, öğrenme ve insan davranışı tarafından baktık. Yetkinlik nasıl gelişir, çocuk nasıl öğrenir, okul neyi besler, neyi köreltir gibi soruların etrafında dolaştık. Yapılandırılmamış oyunun önemi, çocuğun doğal gelişimi için güven ihtiyacı, ritüellerin ve yapının yeri, öğretmenin bir “öğrenme lideri” olarak rolü ve okulu yalnızca öğretim yapılan değil, deneyim yaşanan bir yer olarak yeniden düşünme ihtiyacı konuşmanın belirgin izleriydi. Ayrıca hiçbir sistemin mükemmel olmadığı, asıl meselenin “yeterince iyi” ebeveynlik ve daha bilinçli seçimler olduğu duygusu da bu sohbetten bana kalan önemli notlardan biri oldu. Yine de seçebileceğimiz ancak nedense seçmediğimiz, çocuğun ve çocukluğun, çocuk beyninin doğasına uygun bazı sistemlerin bulunduğunun da altını çizdik.</p>
<p data-start="2620" data-end="3005">Bu sohbetleri yaparken niyetim bir model savunmak ya da bir doğruyu ilan etmek değil. Daha çok, çocuklara nasıl eşlik ettiğimizle kendi hayatlarımızı nasıl yaşadığımız arasındaki bağı birlikte görmeye çalışmak. Eğitim dediğimiz şeyin sadece okuldan ibaret olmadığını; evde, ilişkide, ritimde, oyunda, korkuyla ilişkimizde, merakla temasımızda şekillendiğini biraz daha berraklaştırmak. Aynı zamanda da çocuklarımız için yaptığımız tercihlerin inandığımız değerlerden mi, yoksa korkularımızdan mı kaynaklandığını, ve her tercihin sonuçlarına da hazır olmamız gerektiğinin altını çizmek.</p>
<p data-start="3007" data-end="3246">Önümüzdeki bölümlerde de bu hattı sürdüreceğim. Canlı yayınlara katılmak isterseniz, yeni bölümler için buradan kayıt olabilirsiniz:<br data-start="3139" data-end="3142" /><a class="decorated-link" href="https://marefidelis.com/cesur-sorular-canli-yayin-ve-podcast/" target="_new" rel="noopener" data-start="3142" data-end="3246">Cesur Sorular canlı yayın kayıt sayfası</a></p>
<p data-start="3248" data-end="3457">Geçmiş yayınları izlemek ya da dinlemek isterseniz:<br data-start="3299" data-end="3302" /><a class="decorated-link" href="https://www.youtube.com/@DostDeniz" target="_new" rel="noopener" data-start="3302" data-end="3355">YouTube kanalım</a><br data-start="3355" data-end="3358" /><a class="decorated-link" href="https://open.spotify.com/show/4Cwi4oYYjTatK2QVx3WWA6?si=3a4bfe17de134976" target="_new" rel="noopener" data-start="3358" data-end="3457">Spotify podcast sayfası</a></p>
<p data-start="3459" data-end="3534">Bu alana ilgi duyduğunuzu hissediyorsanız, birlikte düşünmeye devam edelim.</p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/cesur-sorular-podcasti-yayinda-ilk-iki-bolum-ve-yeni-yayinlar/">Cesur Sorular Podcasti Yayında: ilk iki bölüm ve yeni yayınlar</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nerede Hata Yaptığınız Biliyor musun?</title>
		<link>https://marefidelis.com/nerede-hata-yaptiginiz-biliyor-musun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:50:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duygu ve Hislerle Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Duyuruları]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[sistem düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[temel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve lider koçluğunda ustalık]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Gestalt]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Organizasyonel değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve Lider Koçluğunda Ustalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/nerede-hata-yaptiginiz-biliyor-musun/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Liderlik ve kişisel gelişimde yapılan yaygın hataların çoğu yanlış teşhislere dayanmaktadır. Anlamlı ve kalıcı değişim için doğru anlayışa ihtiyaç var. İnsanların Önlerinden Çekilmelerine Destek Olmak Programı bu konuları ele alıyor. Katılmayı unutmayın.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/nerede-hata-yaptiginiz-biliyor-musun/">Nerede Hata Yaptığınız Biliyor musun?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-block-id="9qp5r">​Çok tekrarladığım, çok doğru bulduğum bir cümle: Çoğu liderlik hataları, temelinde teşhis hatasıdır. Hatta çoğu anne &#8211; babalık hataları, çoğu ilişki hataları, hatta yaşamda mutluluğa ulaşmak için yaptığımız hataların çoğu teşhis hatasıdır.</p>
<p data-block-id="6a3on">Peki biz ne konuda hatayı yapıyor, neyi gerçekte olduğu gibi göremiyoruz?</p>
<p data-block-id="4tsa0">Öncelikle anlamlı ve kalıcı değişimin nasıl gerçekleşeceği konusunda bizi çok hatalı yerlere götüren inanılmaz yanlış inançlarımız var.</p>
<p data-block-id="27h3s">Hoşumuza gitmeyen veya giden herhangi bir sonuçla karşılaştığımızda, bu sonucun nasıl oluştuğu ile ilgili, yaşadığımız şeyin doğası ile ilgili yeterli anlayışa sahip değiliz.</p>
<p data-block-id="1t7co">Yaşadığımız problem ve zorlukların nedenlerini ve tabiatını genellikle ya yarım, çoğu zaman ise tamamen yanlış anlıyoruz.</p>
<p data-block-id="6o7di">Böyle olunca da ister lider, ister anne baba, veya bir birey olarak durumun bizden nasıl bir liderlik, nasıl bir müdahale talep ettiğini hatalı değerlendiriyoruz. Bu hatalı değerlendirmeye dayanan eylemimiz, ve bu eylemin sebep olduğu istemediğimiz durumlar arasındaki bağlantıyı da göremiyoruz.</p>
<p data-block-id="1olto">Çoğu zaman olayı bir bütünün, her parçası diğerini etkileyen, dengeleyen bir sistemin parçası olarak ve bir çok koşulun bir araya gelmesi ile varolan bir olgu değil de tekil, tek başına, sanki boşlukta kendi başına varolan bir şeymiş gibi görüyoruz. Böyle görünce de o şeyin bir koşul olarak neden olduğu diğer sonuçları da doğru değerlendiremiyoruz.</p>
<p data-block-id="eh8jh">Tüm bunları değerlendirirken ise ya sadece veriler, olgular, durumlar olarak, ya da sadece duygular, hisler, ilişkiler olarak değerlendirme eğilimindeyiz. Bu ikisinin bir dengesini kuramıyoruz. </p>
<p data-block-id="fffbu">Çok kişiselleştirdiğimiz bazı tepkilerimizin, korkularımızın, öfkemizin, arzularımızın aslında sinir sistemimizin kendi içinde bulunduğu duruma verdiği doğal hayatta kalma yanıtları olduğunu, ve çoğu zaman bu kişisellikten uzak yanıtların içinde bulunduğumuz durumun gerçekleri ile uyumlu olmadığını fark edemiyoruz.</p>
<p data-block-id="7mkq0">Problemi çözeceğiz, yardımcı olacağız veya sonuç alacağız diye bir anne baba, lider, birey olarak yaptıklarımızın aslında çoğu zaman kendi arzularımızdan, isteklerimizden ve beklentilerimizden kaynaklandığını, ve bu beklentilerin çoğu zaman gerçekçilikten uzak olduğunu göremiyoruz. Göremeyince de bu yaptıklarımızla oluşan durumu da yönetecek beceri ve zihin haline gelemiyoruz. Devamlı tuzaklara düşüyor, bu tuzaklardan çıkayım derken daha da beter tuzaklara düşebiliyoruz.</p>
<p data-block-id="dos7k">Beklentimiz karşılanmadı diye öfkeleniyor, uzaklaşıyor, husumet besliyoruz. Dönüp kendimize kızıyoruz, bir daha yaşamamak için stres oluyor, veya küsüp oynamıyoruz. Bu durumun değişebileceğine olan inancımızı da kolayca kaybediyoruz.</p>
<p data-block-id="ccq26">Her şeyi, her olguyu o kadar kişiselleştiriyor, o kadar ben, benim, bana ait diye görüyoruz ki, azıcık dışarıdan baksak, azıcık tutunmadan, sakince değerlendirsek kolayca işin içinden çıkacakken, vazgeçemeyeceğimizi sandığımız hiç ihtiyacımız olmayan şeyler, hisler, duygular yüzünden kötü, zararlı olana tutunup kalıyoruz.</p>
<p data-block-id="92uid">Birazcık kısa süreli rahatsızlığa razı olamadığımız, azıcık hazdan vazgeçemediğimiz için bitmeyen mutsuzluğa, sonuçsuzluğa, ıstıraba razı oluyoruz.</p>
<p data-block-id="3nin4">Ve bundan bizi çıkaracak yolun nasıl olacağı ile ilgili de, nasıl bir çaba, nasıl bir bedel gerektiği ile ilgili de hiç de doğru bir anlayış içinde değiliz çoğu zaman.</p>
<p data-block-id="e1hrg">Böyle olunca da ne anne babalığımız, ne liderliğimiz, ne ilişkilerimiz, ne de kendi bireysel gelişim çabamız bizi istediğimiz yerlere götüremiyor. Bunları anlamazsak bir başkasına kendi çukurundan çıkma konusunda destek de olamıyoruz.</p>
<p data-block-id="e6n8d">İşte <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/insanlarin-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2025/">24 Ekim’de başlayacak İnsanların Önlerinden Çekilmelerine Destek Olmak Programı</a> bu temel teşhis hatalarımız ve bu hatalardan nasıl kurtulup anlamlı ve kalıcı değişimi yaratırız, bunun üzerine. Sizleri bekliyoruz.</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/insanlarin-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2025/"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/cilo-2025-1-modul-2_ef4aa9b7a121cef1d347dbddd9e9013e_800.jpeg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/cilo-2025-1-modul-2_ef4aa9b7a121cef1d347dbddd9e9013e_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/cilo-2025-1-modul-2_ef4aa9b7a121cef1d347dbddd9e9013e_800.jpeg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/cilo-2025-1-modul-2_ef4aa9b7a121cef1d347dbddd9e9013e_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" loading="lazy" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/cilo-2025-1-modul-2_ef4aa9b7a121cef1d347dbddd9e9013e_800.jpeg" /></picture></a></figure>
<p data-block-id="e4nie">
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/nerede-hata-yaptiginiz-biliyor-musun?id=1376419704&type=2",title: "Nerede Hata Yaptığınız Biliyor musun?",siteId: "666",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/nerede-hata-yaptiginiz-biliyor-musun/">Nerede Hata Yaptığınız Biliyor musun?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Probleme bakış açımızdaki temel yanlış</title>
		<link>https://marefidelis.com/probleme-bakis-acimizdaki-temel-yanlis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Sep 2025 10:58:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Duyuruları]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[MareFidelis Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Program Invitation]]></category>
		<category><![CDATA[sistem düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve lider koçluğunda ustalık]]></category>
		<category><![CDATA[Adaptif değişim]]></category>
		<category><![CDATA[adaptif liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Coaching]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Lider Koçluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Organizasyonel değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve Lider Koçluğunda Ustalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/probleme-bakis-acimizdaki-temel-yanlis/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni danışanım, büyükçe bir kurumda finanstan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak yeni işe başlamış. Ona üstlendiği liderlik alanında ne konuda destek olabileceğimi tartışıyoruz. “İlk olarak yöneticimin ekibime karşı olan önyargısını yönetmek, bu konudaki iletişim tekniklerini öğrenmek konusunda desteğini istiyorum Dost” diyor. Önceki yıllarda finanstan istediği performansı bir türlü alamamış Genel Müdür. Bir kaç ayda bitecek bir ERP projesi, yıllar boyunca sonuçlanamamış. Ekip ve eski yöneticisi geri bildirimlere ise hep defansif yaklaşmışlar. “Tabii ki çok haklı olduğu taraflar var” diyor danışanım, “ancak bir yandan da 3 – 4 ay içinde büyük ilerleme kaydettik. Bunları görmek yerine hala eksik taraflara odaklanıyor. Bunu nasıl değiştirebilirim?”</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/probleme-bakis-acimizdaki-temel-yanlis/">Probleme bakış açımızdaki temel yanlış</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-block-id="36aqm">​Yeni danışanım, büyükçe bir kurumda finanstan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak yeni işe başlamış. Ona üstlendiği liderlik alanında ne konuda destek olabileceğimi tartışıyoruz.</p>
<p data-block-id="10kug">“İlk olarak yöneticimin ekibime karşı olan önyargısını yönetmek, bu konudaki iletişim <strong>tekniklerini</strong> öğrenmek konusunda desteğini istiyorum Dost” diyor. Önceki yıllarda finanstan istediği performansı bir türlü alamamış Genel Müdür. Bir kaç ayda bitecek bir ERP projesi, yıllar boyunca sonuçlanamamış. Ekip ve eski yöneticisi geri bildirimlere ise hep defansif yaklaşmışlar.</p>
<p data-block-id="frivt">“Tabii ki çok haklı olduğu taraflar var” diyor danışanım, “ancak bir yandan da 3 – 4 ay içinde büyük ilerleme kaydettik. Bunları görmek yerine hala eksik taraflara odaklanıyor. Bunu nasıl değiştirebilirim?”</p>
<p data-block-id="697bd">İkinci destek istediği konu ise kendi stili ile alakalı: “Biraz zorlamayı ve gördüğümü direkt söylemeyi seviyorum. Çatışmadan da korkmam, ancak bazıları zorlanabiliyorlar. Bana bu geri bildirimleri daha yenilir yutulur şekilde vermem için <strong>teknikler öğret</strong>”.</p>
<p data-block-id="dk36a">Harika gelişim konuları değil mi? Ancak gelin bir de farklı açıdan bakalım.</p>
<p data-block-id="4birr">Bu konuların hemen hepsi “<strong>içeriden dışarıya</strong>” konular. Yani kişi kendi içindeki rahatsızlık hissettiği, kendi hoşuna gitmeyen, kendisini mutsuz eden konuları – haklı olarak – gündeme almış, ve bunda tabii ki hiçbir hata veya problem yok. </p>
<p data-block-id="aqv74">Ama acaba farklı bir şekilde, <strong>“dışarıdan içeriye”</strong> yaklaşsak, nasıl olurdu? Özellikle kendimiz veya danışanımız kendi etki alanında yapmak istediği önemli değişimlere liderlik yapacaksak? </p>
<p data-block-id="cvb2m">“Bunların üzerine seve seve çalışırız” dedikten sonra soruyorum: “ancak biraz daha durumunuzu anlamama yardımcı olur musunuz? Ekibinizin şu anki durumu ne, sizin burada gözlemleriniz ve yaratmaya çalıştığınız şey ne, yani <strong>ne oluyor burada?</strong>”.</p>
<p data-block-id="cq3i">Danışanım “aslında genel müdürüm haklı” diye söze girip, ekibin halen nasıl bazı konularda senelerdir alışkın olduğu şekilde topu taca atma eğiliminde olduğunu, bir çok raporun halen hatalı çıktığını ve bu konuda insiyatif almakta geciktiklerini, ve buna benzer kendisinin de şikayetçi olduğu ve üzerinde çalıştığı konuları ortaya koyuyor. Sonra ekliyor: “ancak son 4 ayda gerçekten hem davranışsal, hem sonuçlar açısından, hem de yapısal olarak büyük iyileşme de var bir yandan. Ancak daha çok yolumuz var. Bu değişime nasıl liderlik yaparım? Bunu yaparken nasıl patronumun veya benim ekibin motivasyonunu dağıtmasına, ekibin öğrenilmiş çaresizliğe dönmelerine nasıl engel olurum, benim konum bu aslında”.</p>
<p data-block-id="45mcr">Bu şekilde bakınca nasıl değişiyor değil mi konu?</p>
<p data-block-id="bhjpn">“Peki” diyorum, “o zaman anladığım kadarıyla senin üstlendiğin liderlik, ve <strong>buradaki en önemli şey</strong>, aslında bu finans ekibini, kültürünü, iş yapış şekillerini, yaklaşımlarını senin ve yöneticinin ortaklaşa paylaştığı bazı prensiplere göre, sonuç üretir ve bunu etkin bir biçimde yapar hale getirir hale getirmek için yeniden şekillendirmek, doğru mu?”</p>
<p data-block-id="9qqn2">“Kesinlikle doğru!” diyor, “bu şekilde bakınca”. Bazen <strong>olayın içinden sıyrılıp da balkona çıktığımızda</strong>, olaya <strong>içeriden dışarıya değil de dışarıdan içeriye</strong> baktığımızda, problemi ve asıl <strong>adaptif zorluk ve konuları</strong> daha doğru tanımlayabiliriz.</p>
<p data-block-id="2kj34">“O zaman biz seninle öncelikle bu değişimi nasıl yapabilirsin, nasıl bir liderlik sergilemen lazım, stratejin, adımların ne olabilir, bunu yaparken ekibinle nasıl iletişim kurmalısın, onları nerelerde nasıl zorlamalısın, nerede desteklemesin diye konuşsak, bunu yaparken de yöneticini bu süreçle ilgili nasıl bilgilendirip nasıl bir destek talep etmen, onun beklentilerini bu süreçte nasıl yönetmen iyi oluru tartışsak, bu senin işini görür mü?” diye sorunca gözleri parlıyor:</p>
<p data-block-id="29pij">“İşte tam ihtiyacım olan şey bu”.</p>
<p data-block-id="5i22e">Herhangi bir konu ile ilgili çoğu zaman önce <strong>dışarıdan içeriye</strong> bakmak bize konuları ve ihtiyaçları çok daha net görebilme fırsatı verir.</p>
<p data-block-id="46ae0">“Bunu yaparken de yöneticinle nasıl iletişim kuruyorsun, ekibine ve diğer kişilere geri bildirim verirken ne oluyor da sert çıkıyor bu kadar, hayal kırıklığını ve öfkeni nasıl daha iyi yönetebilirsin, muhtemelen bunlar da önemli tartışma konularımız olacaktır.” <strong>Dışarıdan içeriye doğru baktıktan sonra içeriden dışarıya bakmak</strong>, bu konulara, duygulara, kişisel istek ve ihtiyaçlara artık daha güçlü bir zeminden ve bir liderlik gündemi, ülküsü ve sorumluluğu ile bakma olasılığını doğuracaktır.</p>
<p data-block-id="466gi">İçeriden dışarıya bakarken çoğu zaman kıstasımız “ben ne hissediyorum, ne istiyorum, neye ihtiyacım var”dır.</p>
<p data-block-id="ahi2j">Dışarıdan içeriye baktığımızda ise “burada ne oluyor, ve neye ihtiyaç var, neyin sorumluluğunu almak faydalı ve hepimizi esenliğe doğru götürür”dür başladığımız yer.</p>
<p data-block-id="a0lh6">Bunu yapamadığımızda, örneğin anne baba olarak, çocuğumuzun karşılaştığı zorluk karşısında öğrenmesini desteklemek yerine o zorluk çekerken ben kötü hissetmeyeyim diye onu o zorluktan kurtarır buluyoruz kendimizi.</p>
<p data-block-id="1m20e">Her ikisi de önemli, her ikisi de dışarıda bırakılmaması gereken şeyler. Ancak sıralamanın doğru emin olmak, bizi daha da etkin lider koçları, daha etkin liderler, daha etkin anne babalar, daha etkin bireyler kılacak.</p>
<p data-block-id="7dpqv">İşte 6 oturumluk <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/insanlarin-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2025/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">İnsanların Önlerinden Çekilmelerine Destek Olmak</a> programı bu etkinliğin önündeki bu gibi engellerimizi ve bu engelleri nasıl aşabileceğimizi araştırıyor. <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/insanlarin-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2025/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Detaylarına bu linkten ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/probleme-bakis-acimizdaki-temel-yanlis?id=772255860&type=2",title: "Probleme bakış açımızdaki temel yanlış",siteId: "666",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/probleme-bakis-acimizdaki-temel-yanlis/">Probleme bakış açımızdaki temel yanlış</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğru Soruları Sorduğuna Emin Misin?</title>
		<link>https://marefidelis.com/dogru-sorulari-sorduguna-emin-misin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2025 08:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beden farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14722</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir öğretmenimden duyduğum bir cümleydi: Düşünmek soru sormaktır, doğru düşünmek ise doğru soruları sormaktır. Biz hepimiz bir eylem olarak düşündüğümüzü sanıyoruz, aslında olan zihnimizden kendiliğinden bazı düşünceler, hem de devamlı tekrar eden ve aslında bize çoğu zaman hizmet etmeyen düşünceler geçip duruyor. Bu düşüncelerin çoğu endişelerle, korkularla, arzularla, hırslarla, pişmanlıkla, öfkeyle bezeli. Bu düşüncelerle  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/dogru-sorulari-sorduguna-emin-misin/">Doğru Soruları Sorduğuna Emin Misin?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-2 fusion-flex-container has-pattern-background has-mask-background nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-1 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:20px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-order-medium:0;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-order-small:0;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-2"><p>Bir öğretmenimden duyduğum bir cümleydi:</p>
<p>Düşünmek soru sormaktır, doğru düşünmek ise doğru soruları sormaktır.</p>
<p>Biz hepimiz bir eylem olarak düşündüğümüzü sanıyoruz, aslında olan zihnimizden kendiliğinden bazı düşünceler, hem de devamlı tekrar eden ve aslında bize çoğu zaman hizmet etmeyen düşünceler geçip duruyor. Bu düşüncelerin çoğu endişelerle, korkularla, arzularla, hırslarla, pişmanlıkla, öfkeyle bezeli. Bu düşüncelerle bir şeyleri çözebileceğimizi sanıyoruz ancak çoğu zaman yaptığımız şey kendi kendini besleyen ve sonunda içinden çıkılmaz hale gelen sarmalların içinde kaybolmak. Sonucunda da zihnimiz karışık ve bulanık, kalbimiz yoğun duyguların esiri, bedenimiz gerginlik içinde yaşamaya devam ediyoruz.</p>
<p>Zihni ne düşüneceğine, neyle uğraşacağına, neye takılacağına kendi başına karar vermeye bırakırsanız, kılavuzu karga olanın durumuna düşersiniz. Onun için de önce zihnimizin yönetimini ele almayı becermemiz gerekiyor. Bunun için ilk adım zihinde neler olduğunun farkında varmamız gerekiyor, sonra da bu zihni doğru yönlendirmeye başlamamız. Bunun yolu da öncelikle soru sormaya başlamak, hem de doğru soruları sormaya başlamak. Zihnin nasıl farkına varacağımız ve bu doğru soruları nasıl soracağımız gelecek yazı ve videoların konusu.</p>
<p><strong>Unutmayın zihin harika bir hizmetkar, ancak çok kötü bir efendidir.</strong> Bunun en güzel örneklerinden bir tanesini yıllar önce Türkiye’yi ziyaret eden bilge sayılabilecek yaşlı bir bilim adamının sohbetinde görmüştüm. Kendisine “nasıl mutlu olabiliriz?” diye sorulduğunda içimden kibrim kabarmıştı, “böyle bir adamı bulmuşsun, sorduğun soru bu mu?” gibisinden. Ancak bu bilim adamı bu soruya harika bir yanıt, daha da doğrusu çok daha iyi, yepyeni bir soru vermişti: “Kendini nasıl mutsuz ettiğini bulup bunları yapmayı bırakarak”.</p>
<p>Nasıl mutlu olabilirim, bu anlamda bizim hepimizin sorduğu yanlış sorulardan bir tanesi arkadaşlar. Neden biliyor musunuz? Bu soruyu sorduğumuzda mutluluk çabamızın aslında nasıl mutsuzluğa koşullu olduğunu göremediğimiz için, bize mutluluğun dışarıdan geleceğini sandığımız için, ve bir gün sonsuz ve süresiz bir mutluluğa bizi ulaştıracak günlerin geleceğini düşündüğümüz için. Birisi gelecek, bir şeyler edineceğim, bir şeyler başaracağım, doğru koşullar sonunda oluşacak ve ben mutlu olacağım.</p>
<p>Onun yerine “kendimi nasıl mutsuz ediyorum acaba” diye sorgulamaya başladığınızda ilk yüzünüze çarpan yanıt “çünkü mutlu olmaya çabalıyorum ve bu mutluluğu dışarıda arıyorum” olduğunu göreceksiniz. Keçiboynuzu tadında mutlulukların yerini her zaman derin bir mutsuzluğa bıraktığını da. Dahası bu, sadece başlangıç olacak ve bu kuyunun derinliklerine indiğinizde içinizde farklı çeşit bir mutluluğun, bir halinden memnuniyetin doğmaya başladığını da fark edeceksiniz.</p>
<p>İşte bu kişinin verdiği yeni ve daha güzel soru (“acaba kendimi nasıl mutsuz ediyorum?”), benim kendi gerçekliğime ulaşma çabamda o günden sonraki önemli kılavuzlardan biri oldu. Daha sonra gördüm ki Buddha gibi, Lao Tzu gibi, Yunus Emre gibi bir çok bilge de aynı soruyu belki farklı şekillerde sormuşlar ve yanıtlamışlar. Buddha “ben tek şey öğretiyorum, ıstırabın kaynağı ve sonlanması” derken bundan bahsediyor.</p>
<p>Gelin 2025 kendimize daha doğru soruları kılavuz aldığımız, bu soruların peşinde kendimize daha ehil bir varoluşun temellerini attığımız bir yıl olsun. Buna bir kaynak da belki de 9 Ocak&#8217;ta başlayacak &#8220;<a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-2025-1-modul/" target="_blank" rel="noopener">Güçlü Beden, Açık Kalp, Berrak Zihin</a>&#8221; programı olabilir. Hepinizi bekliyorum.</p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/dogru-sorulari-sorduguna-emin-misin/">Doğru Soruları Sorduğuna Emin Misin?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</title>
		<link>https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 06:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici, vs. olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz...</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-3 fusion-flex-container nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-2 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:0px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-3"><p><em>Bu yazı, yine gündemde&#8230; Çünkü Güçlü Beden, Açık Kalp ve Berrak Zihin&#8217;le yaşamak, her zamankinden daha önemli. Hadi okuyalım, tekrar veya ilk defa, ve güçlü ve anlamlı bir varoluşun, halinden memnun olarak yaşamanın, ilişki kurmanın, üretmenin bu üç en önemli unsurunun yaşamımızda nasıl daha da yer edebileceğini araştıralım:</em></p>
<p>Geçenlerde bir hafta sonu eşimle kahvaltı yapmak için boğaz kenarındaki sevdiğimiz yerlerden birine gittik. Gözüme o mekânın önünde otoparkçıların bir sokak köpeği için koydukları kulübe ve o kulübenin üstüne yazdıkları ve köpeğe vermiş oldukları isim çarptı: <strong>Kopuk</strong>!</p>
<p>Bir sokak köpeği için verilebilecek bundan güzel bir isim olabilir mi diye geçirdim içimden (it &#8211; kopuk! ☺️); ve kendi kendime gülümsedim. Bir yandan da ismin içerdiği varoluşsal gözlem ve mesaj içime dokundu, o sokak köpeğinin içinde bulunduğu durumun kaçınılmaz olarak getirdiği “kopuk”luğu düşününce. Gerçekten bu ismi koyan kişinin yaratıcılığına ve bir durumu görüp de bu şekilde ifade edebilme farkındalık ve yeteneğine saygı duydum.</p>
<p>Ama bir şekilde daha etkiledi bu isim beni. Benim kendi içimdeki “kopuk” parçalarıma dokundum. Ara sıra, özellikle duygusal olarak zorlanıp da kendimle, çevremle, içimdeki ve dışımdaki olgularla temas etmenin tahammül edebileceğimden daha acı verici, korkutucu veya rahatsız edici olduğu zamanlarda beni şimdiden, çevremden, kendimden ve farkındalıktan koparan parçama dokunmamı sağladı bu isim.</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg" alt="Farkındalık olmayınca" /></picture></figure>
<h3>İçimizdeki kopuk</h3>
<p>Siz de o parçalarınızı, kendi içinizdeki “Kopuk&#8217;u”, ve onun zaman zaman saklandığı kulübesini biliyorsunuz değil mi? Hayat, koşullar, çevremizde olanlar, kendimizle olan mücadelemiz bazen bizim için çok zorlayıcı, korkutucu veya rahatsız edici olduğunda saklandığımız o kulübeyi biliyorsunuz. Biliyorsunuz kendi içimizdeki canavarlarımız canımızı çok acıttığında onlardan saklanmak için girdiğimiz o deliği, onlardan saklanan kopuk taraflarımızı.</p>
<p>Aman hissetmeyeyim diyoruz, kaçıyoruz kendimizden, duygularımızdan, çevremizden, &#8220;farkındalık&#8221;tan. Ufak, kolayca ve hemen elde edebileceğimiz hazların içine bırakmak oluyor bazen Kopuk&#8217;un kulübesi. Yemek, içki, diğer keyif verici maddeler, spor, iş, bazen yaratıcı faaliyetler, diziler, kişisel gelişim adı altında kendimizi olduğumuzdan başka bir şeye dönüştürme çabası oluyor bazen kulübemiz. Bazen gerçekten &#8220;kopuyoruz&#8221;. Çevremiz kalabalıkken bile biz insanlarla bağlantıda hissetmiyoruz. Hatta gerçekten karanlık bir odada tek başımıza oturmak istiyoruz. Bazen de ruhsal yollar, meditasyon oluyor, aslında farkındalık geliştirmek, aydınlanmak, yaşamı tümüyle derinden yaşamak için kapasite inşa etmek için tasarlanmış öğretileri canımızı acıtan gerçeklerden saklanılacak bir kulübe olarak kullanıyoruz. Yeter ki canımızı acıtan o şeyler, o duygular, o gerçekler neyse, onunla yüzleşmeyelim. Onu hissetmeyelim. O gitsin.</p>
<figure class="image regular"><a href="http://gözden ve farkındalık tan uzak"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg" alt="" /></picture></a></figure>
<p>Ancak saklanabiliyor muyuz acaba gerçekten, gerçeklerden? Sevgili Kopuk idareyi ele aldığında ve tüm zihnimizi kapsadığında içine düştüğümüz hali de biliyorsunuz çünkü. Çevremizi sanki yoğun ve soluk bir sis altındaymış gibi gördüğümüz, yaşam enerjimizin sanki kalbimizdeki dipsiz bir kuyuya doğru emildiği, bedenimizin yapışkan ve ağdalı bir jölenin içinde hareket etmeye çalışır gibi hissettiği o hali iyi biliyorsunuz. Canımızı acıtan şeyin de bizimle o kulübenin içine geldiğini, başımızı çevirip bakmasak da hemen ensemizin dibinde olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>İşte bu yüzden, kabul etmek istemeseniz de, başımızı çevirip de bakmadığımızda o canavarların gitmediğini, içimizdeki canavarlarla doğrudan yüzleşmemenin, onlardan saklanmanın, onlardan kurtulmak <strong>olmadığını</strong> da biliyorsunuz.</p>
<h4>Kopuk&#8217;un çıkış yolu</h4>
<p>İşte çoğumuz bu nedenle geliyoruz kişisel gelişimin, ruhsal yolların, farkındalık çalışmalarının, meditasyonun, terapi yöntemlerinin kapısına. Bizi bu acılardan kurtarsın istiyoruz. Ancak burada çok ciddi de bir tuzak var.</p>
<p>Ya kişisel gelişim çabamız bize “gerçek hayattan”, bu zorlayıcı, acıtıcı, korkutucu içsel ve dışsal olgular dünyasından kurtarıp da bir çeşit cennet hayali yaratmayı vadediyorsa? O zaman tüm bu çabalarımız sanki yine bu içimizdeki Kopuk&#8217;u güçlendirmekten, onun kulübesini daha da kaleye çevirmekten, o sis bulutunun ve uyuşukluğun içinde yeni bir “mutlu olma kandırmacası” yaratmaktan başka işe pek yaramıyor gibi geliyor bana, ne dersiniz? Eğer böyleyse, ister istemez çok zaman geçmeden yeni bir hayal kırıklığı yaşamamız, yani zorlayıcı, rahatsız edici, can acıtıcı ve korkutucu gerçeklikle yeniden karşılaşmamız, ve bu karşılaşmaya hazır değilsek, kendimize daha çok ıstırap yaratmamız ve yaşamdan ve gerçekten özgürlük umudundan biraz daha uzaklaşmamız kaçınılmaz hale gelmiyor mu acaba?</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg" alt="gelişim tuzağı" /></picture></figure>
<p>Eğer çabamız, içimizdeki ve dışımızdaki tüm mevcut gerçeklikle ve olgularla &#8211; ne kadar rahatsız edici, zorlayıcı, acı verici, bazen de korkutucu olsa da &#8211; doğrudan yüzleşmemize, bu yüzleşme için güçlenmemize, ve bunun sonucunda da bu korkutucu, rahatsız edici ve korkutucu gibi gözüken olguların hakikatini doğrudan, farkındalık ile, anlayışla görmemize yardımcı olmak amacını taşımıyorsa, niye uğraşıyoruz ki!</p>
<p>İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici, vs. olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz. Joseph Goldstein &#8220;Dışarıya giden yol, sizi korkutan şeyin içinde geçiyor&#8221; diyor.</p>
<h4><strong>Peki bu gücü edinmek, farkındalık geliştirmek, ve bu yüzleşmeyi yapabilmek için neye ihtiyacımız var?</strong></h4>
<p>Benim bu yolda 25 yıllık çabama dayanarak şunları söyleyebilirim: Biz tüm acıları, tüm hazları, tüm duyguları bedenimizle, bedenimizde; zihnimizle, zihnimizde; kalbimizle, kalbimizde yaşıyoruz. Bedenimizle olan aşk ve nefret ilişkisini bir kenara bırakıp da onun içinde etkin ve güçlü bir şekilde, ancak ona takıntılı olarak yaşamayı becermek, olan herşeyle yüzleşmenin en önemli parçalarından. Aynı şekilde, zihnimizi devamlı şekilde işgal eden yoğun duygu ve düşünceler, olanı olduğu gibi görmemizin önündeki en büyük engeller. Bulutların ardındaki berrak zihine ulaşmadan gördüğümüz ancak yine o bulutlar ve bulutların anlattığı ve bizi Kopuk&#8217;un kulübesine kaçıran hikayeler olacak. Böyle olunca da biz derin, açık, olan herşeyi içine alan kalbimizle, kalp gözümüzle değil, duygularla incinmiş, korkmuş, öfkelenmiş bu nedenle de çevresine duvarlar ördüğümüz Kopuk&#8217;un kalbiyle ilerlemeye çalışacağız hayatın içerisinde.</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg" alt="farkındalık hediyesi" /></picture></figure>
<p>İşte bu nedenle yolumuz bedenle güçlü bir ilişki kurmak, berrak bir zihine ulaşmak, kalbimizi olan her şeye açabilmek için güçlendirmek için çalışmak, bunlara yatırım yapmak. Bunları geliştirmedikçe ister istemez Kopuk&#8217;un kulübesinde sık sık bulacağız kendimizi.</p>
<p><strong>Peki bunları nasıl yapacağız?</strong> İşte bundan sonraki 3 yazımız bunun üzerine.</p>
<p><em>Bu yazıda bahsettiğimiz konular üzerinde çalışmak isterseniz sizi <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-2025-1-modul/" target="_blank" rel="noopener">Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin Açık Kalp: Bir Kutlama Olarak Yaşamak programına davet ediyoruz. Buraya tıklayarak detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.</a></em></p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak?id=760626912&type=2",title: "Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası...",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seni yoldan ne çıkarıyor?</title>
		<link>https://marefidelis.com/seni-yoldan-ne-cikariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2024 07:11:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yönetici ve lider koçluğunda ustalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14675</guid>

					<description><![CDATA[<p>Danışanımın çok istediği hedefine ulaşalı, şirketinin Türkiye genel müdürü olalı  4 – 5 ay olmuştu. Görüşmemizde birden durdu, bakışlarını bana yönlendirdi, derin, yavaş ve vurgulu bir ses tonu ile: “Biliyor musun Dost” dedi, “tüm yaşamım boyunca içimdeki yetersizlik duygusundan kurtulmaya çalıştım. Genel müdür olursam, geçecek diye ummuşum. Şimdi genel müdür oldum, ve hayatım boyunca  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/seni-yoldan-ne-cikariyor/">Seni yoldan ne çıkarıyor?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-4 fusion-flex-container nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-3 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:0px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-4"><p>Danışanımın çok istediği hedefine ulaşalı, şirketinin Türkiye genel müdürü olalı  4 – 5 ay olmuştu.</p>
<p>Görüşmemizde birden durdu, bakışlarını bana yönlendirdi, derin, yavaş ve vurgulu bir ses tonu ile: “Biliyor musun Dost” dedi, “tüm yaşamım boyunca içimdeki yetersizlik duygusundan kurtulmaya çalıştım. Genel müdür olursam, geçecek diye ummuşum. Şimdi genel müdür oldum, ve hayatım boyunca hiç bu kadar yetersiz hissetmemiştim!”</p>
<p>Bu tuzağa hangimiz düşmüyoruz ki. Çoğu davranışımızı karşılanması mümkün olmayan, en azından seçtiğimiz yollarla mümkün olmayan istekler, arzular, belirlemiyor mu? Bu istek, arzu ve ihtiraslar üzerine kurgulamıyor muyuz yaşamımızı? Ulaşırsam sonunda ve sonsuza dek mutlu olacağım dediğimiz şeylere ulaştıkça, her elde ettiğimizin keçiboynuzu tadında olduğunu ve bu tadın da kısa sürede geçtiğini görmek yerine, şuna ulaşırsam bu sefer mutlu olacağım demiyor muyuz?</p>
<p>İşte bu durum, özellikle liderlik yaptığımızda ciddi problemlere yol açabiliyor, hem biz liderler için, hem de liderlik yaptıklarımız için. Ben koçluk yaparken çoğu zaman bu dinamik üzerinde çalıştığımızı fark ediyorum. Bu danışanım durumuna derinden bakabildi ve kendi yaşamı ve liderliği ile ilgili daha ayakları yere basan yaklaşım ve davranışlar geliştirebildi. Çoğu “iyi” liderde de olduğu gibi…</p>
<p>Ancak bazen işler bu kadar olumlu gitmiyor. Hepimizin içindeki o güçlü olma, işlerin istediğim gibi gitmesi, olayların ve insanların benim arzuladığım gibi olması ve bunun gibi binlerce istek ve arzumuz, liderlik pozisyonlarına geldiğimizde bizi yoldan çıkarabiliyor. Bu gerçekçi olmayan arzular yüzünden liderler, kendi zekalarından, sağduyularından, aslında sahip oldukları iyi kalplerinden ve erdemlerinden beklenmeyecek, mantıksız, kendilerine ve başkalarına kısa veya uzun vadede zarar veren eylemlerde bulunabiliyorlar.</p>
<p>Bunlar bazen zararlı, hatta etik dışı eylemler olabilirken, bazen de sıradan, normal kabul edilen eylemler olabiliyorlar. Örneğin her şey ekibinizin uzun dönemli başarısı ve gelişimi için onları eğitmeniz, kararlara katmanız ve delege etmeniz gerektiğini gösterirken siz hala tüm kontrolü elinizde toplayıp emir komuta ile işleri yürütüyorsanız, bu tuzağın içindesiniz demektir. Tabi ki zaman yok, tabi ki sizden hemen sonuç bekleniyor, tabi ki elinizde yeterli kaynak yok, tabi ki size de kimse koçluk yapmadı, ve tabi ki iyi niyetlisiniz; ve bu bahaneler bile yine başka ve benzer tuzaklara düştüğünüzün işareti olabilir. Arzularınız, istekleriniz, ihtiraslarınız, sizi yoldan çıkarmış, ve bir lider olarak aslında yapmanız gerekenin önüne geçmiş durumda olabilir.</p>
<p>Hepimize sesleniyorum: Ne kadar uğraşırsan uğraş, kalıcı bir tatmin duygusuna ulaşamayacaksın. Hiç bir zaman her şey tam kontrol altında olmayacak. Hiç bir zaman herkes seni sevmeyecek. Hiç bir zaman herkesi memnun edemeyeceksin. Bunu sağlasan bile kendini sevmeyi beceremeyeceksin. Hata yapmamanın imkanı yok. Hiç kimse seni tam ve sonsuza dek mutlu hissettiremeyecek. Mükemmel bir kadın veya erkek, hiç bir zaman huzursuzluk yaşamayacağın bir ilişki, bir “ruh eşi” yok. Hiç bir zaman her şey aynı anda tam istediğin gibi &#8220;mükemmel&#8221; olmayacak. Buna yaklaştığın nadir anlar, kalıcı olmayacak. Bir gün hayal ettiğin mevkiye, eve, arabaya, kişiye ulaşsan da, o mevkide, evde, arabada o kişiyle yine “sen”, şu anda nasıl hissediyorsan ve başarı ve haz peşinde koşarak o histen kurtulmaya çalışıyorsan onun bir benzeriyle oturacak. Dünyanın en büyük şirketinin CEOsu, sahibi olsan da, bakan, başbakan, hatta dünyanın hükümdarı olsan da, arzuların tam ve kalıcı olarak tatmin olmayacak. Her zaman reklamlar, sundukları maldan daha iyi olacak.</p>
<p>Bunda bir problem yok. Gerçekliğin ve bu dünyadaki, bu sistemdeki insan deneyiminin doğası böyle. Problem, senin, özellikle de bir lidersen, bunu görememen ve bu arzuların esiri olman. Özellikle de aslında iyi bir şey yaptığına veya başka çaren olmadığına kendini inandırdığında. Arzuların olmasında da problem yok. Hatta iyi kullanırsan çok iyi işler bile yapabilirsin sayelerinde. Yeter ki onların üzerindeki baskısını farket, anla, ve yaşam ve davranışlarını arzuların değil, amaçların, prensiplerin, uzun vadeli kişisel ve kolektif faydanın belirlemesi için çalış. Farkında ol. Bilincini arzularının örtmesine müsaade etme, bilincini arzunun boyunduruğundan kurtar, bu sayede özgürleşen iradeni kullan. Gerçekçi olmayan arzularını bırakıp da gerçeği olduğu gibi gördüğünde, danışanımın yaşadığı gibi olumlu bazı sürprizlerle de karşılaşabilirsin. Ama bunu yapmanın yolu, arzu etmemeyi de arzu etmek değil. Sadece farkında olmak, bakmak, incelemek, ve anlamak.</p>
<p>İşte hepimizi, tüm zekamıza, sağduyumuza, erdemimize, iyi niyetimize rağmen yoldan çıkaran şeyler var ya, işte onlar belki de yaşamımızdaki, dünyadaki ıstırabın en büyük nedeni&#8230; İşte bu yüzden Ekim ayı içinde başlayacak <a href="https://marefidelis.com/yonetici-ve-lider-koclugu-programi-2/" target="_blank" rel="noopener">Yönetici Ve Lider Koçluğu’nda Ustalık Programı</a>’nın ilk modülü olan “<a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/insanlarin-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2024/" target="_blank" rel="noopener">İnsanların Kendi Önlerinden Çekilmesine Destek Olmak</a>” webinar serisinin mümkün olduğunca çok insana ulaşmasını istiyorum ve bu nedenle 1.5 yıl önceki fiyatının yarısından ucuza sunuyorum bu sene. Çünkü eğitimin ismindeki “insan” ilk olarak kendimiz. Önce kendimizin düştüğü bu ve benzeri tuzakları anlamak, çıkış yollarını araştırmak, daha sonra da başkalarına aynısını yapabilmeleri için destek olmak, birer koç, birer lider, birer anne baba, birer dost olarak. Bu eğitimle ilgili detaylı bilgilere <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/insanlarin-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2024/">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz</a>.</p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/seni-yoldan-ne-cikariyor/">Seni yoldan ne çıkarıyor?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herkes değişmek istiyor, ama kimse değişmek istemiyor</title>
		<link>https://marefidelis.com/herkes-degismek-istiyor-ama-kimse-degismek-istemiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2024 09:52:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized @tr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14647</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkes değişim istiyor. Ama kimse değişmek istemiyor. Bunda bir gariplik, tutarsızlık yok mu sizce de? Bir kurtarıcının, akıllı, karizmatik, cesur, ehil, güçlü, bize karşı şefkatli, diğerlerine karşı sert ve güçlü, her zaman eğrisini doğrusunu (yani bizim gibi) görebilen, ancak her zaman herkesin desteğini alabilen, vs. bir liderin çıkmasını ve her şeyi bir anda, hızlıca,  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/herkes-degismek-istiyor-ama-kimse-degismek-istemiyor/">Herkes değişmek istiyor, ama kimse değişmek istemiyor</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-5 fusion-flex-container has-pattern-background has-mask-background nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-4 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:20px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-order-medium:0;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-order-small:0;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-5"><p>Herkes değişim istiyor. Ama kimse değişmek istemiyor. Bunda bir gariplik, tutarsızlık yok mu sizce de?</p>
<p>Bir kurtarıcının, akıllı, karizmatik, cesur, ehil, güçlü, bize karşı şefkatli, diğerlerine karşı sert ve güçlü, her zaman eğrisini doğrusunu (yani bizim gibi) görebilen, ancak her zaman herkesin desteğini alabilen, vs. bir liderin çıkmasını ve her şeyi bir anda, hızlıca, bize hiç bedel ödetmeden düzeltmesini bekliyoruz.</p>
<p>İster bireyler, isterse de bireylerin oluşturduğu sosyal sistemler olsun iki çeşit problemden bahsedebiliriz. Birincisi teknik problemlerdir. Teknik problemler uzmanlıkla çözülür. Bilgisayarınız bozulduğunda teknik uzmana götürürsünüz. Birinin kalp rahatsızlığı varsa kalp hastalıkları “uzmanı” hekime gider. Tabi uzmanlık yeterli değildir, bir de “otorite” vermeniz gerekir bu uzmana veya kişiye. Bilgisayarınızı açıp kurcalaması için otorite. Kalbinize elleriyle dokunması için otorite. Bu anlamda otorite aslında bir sosyal hizmet kontratıdır, bir kişi veya bir grup insan bir kişiye belli bir hizmet karşılığında bu otoriteyi teslim ederler. Bu hizmet her zaman üç şeyi içerir: Bizi sağlığa, işlevselliğe, rahata, huzura, bolluğa, yemeğe götür. Buraya giderken de kaotik olmasın, düzen olsun. Yolda da aman başımıza bir şey gelmesin, bizi tehlikelerden uzak tut. Yani: yön, düzen, koruma.</p>
<p>Güzel. Probleminiz teknikse, ve doğru uzmanı bulduysanız harika. Ancak bir de şunu düşünün: Diyelim ki kalp hastası kişi uzman hekime gitti ve hekim tüm otorite ve uzmanlığını kullanarak harika bir ameliyat yaptı ve kişinin yaşamını tehdit eden durumu ortadan kaldırdı. Bu hekim, tüm uzmanlığını ve otoritesini kullanarak hastasının bundan sonra sağlıklı bir yaşam yaşamasını sağlayabilir mi? Tabi ki hayır. Neden mi? Çünkü bu kişinin kendisini en başta hasta eden alışkanlıklarını değiştirmesi gerekecek. Yeme düzenini, yaşam stilini değiştirmesi gerekecek. Kendisini rahat, huzurlu hissettiren, ona haz veren alışkanlıklarını değiştirmesi gerekecek. Hatta kimlik tanımını değiştirmesi gerekecek: “Ben sağlıklı bir insanım”dan “ben kalp rahatsızlığı olan bir insanım”a dönüşmesi gerecek kimlik tanımının.</p>
<p>Yani değer verdiği bir şeylerden vaz geçmesi, onların yasını tutması gerekecek. Bu tip değişim ihtiyaçlarına Adaptasyon Gerektiren Zorluk deniyor. Adaptasyon kelimesi tanıdık gelmiş olabilir, Evrim Teorisinden… Hani bir türün varlığını devam ettirebilmek için adapte olabilmesinin gerekliliğinden bahseden Evrim Teorisi’nden…</p>
<p>Yaşamı tehdit eden bir rahatsızlıkla karşılaşan kişilerden kaçının bu değişimi gerçekleştirdiğini biliyor musunuz? Her 8 kişiden sadece biri. Çünkü biz her şey değişsin istiyoruz, ama biz değişmeyelim istiyoruz. Biz bedel ödemeye razı değiliz istediklerimizle ilgili. Hep bedeli başkalarının ödemesi gerektiğini düşünüyoruz.</p>
<p>Şimdi bir lider gelsin de çözsün dediğiniz problemlere bir bakın. Bunların sizce ne kadarı teknik problemler, yeterince otoritesi olan ve kendisinde veya oluşturduğu ekipte uzmanlık olan bir liderin erkini kullanarak çözebileceği? Yoksa tüm bu problemler aslında en kallavisinden adaptasyon gerektiren zorluklar olabilir mi? Acaba “verin yetkiyi çözeyim tüm problemleri” diyen liderler bu hataya mı düşüyorlar defalarca, ve öğrenemiyorlar mı hem başkalarının hem de kendi deneyimlerinden? Yoksa biz de mi aynı tuzaktayız? Hala ben daha çocukken, 70’li yıllarda Demirel’i destekleyenlerin “kurtar bizi baba” kafasından bir türlü çıkamadık mı?</p>
<p>Yoksa bu problemlerde ilerleme sağlamak için toplum olarak, toplumun farklı segmentleri olarak, ve bu toplumun üyesi bireyler olarak hepimizin kendi düşünüş, davranış, yaklaşımlarımıza bakıp, herkesin bedel ödemesi, herkesin bir şeylerden vazgeçmeye razı olması, herkesin bir kayba razı olması mı gerekiyor acaba? Yoksa hepimizin gerçeklerle uyuşmayan çocuksu hayalciliği bırakıp burada gerçekten ne olduğu ile doğrudan ve canımızı acıtan bir buluşma mı yaşaması gerekecek?</p>
<p>Unutmamamız gereken şey, belki de şu: Adaptasyon gerektiren zorluklarda kökten çözümler olmaz. Ancak ilerleme olur. O ilerleme de adım adım olur. O adım adım da ancak o probleme taraf olan her kesimin, her kişinin o problemin bir parçası olduğunu fark ve kabul etmesi, ve bu farkındalık ve kabulün kendilerince çok değerli olduğunu düşündükleri bazı şeyleri, bazı düşünceleri, bazı yaklaşımları değiştirmesine razı olmaları ile mümkün olur. Bu problem ister toplumsal ve küresel barış olsun, ister depremde yıkılan o binaları yapan zihniyet olsun, ister şirketinizde, takımınızda yapmaya çalıştığınız değişim olsun, ister eşinizle olan anlaşamadığınız konu olsun, ister ergen çocuğunuzla girdiğiniz çatışma olsu, isterse de değiştirmek istediğiniz alışkanlıklarınız olsun, böyle. O eleştirdiğin zihniyet, o açgözlülük senin benim zihnimizde de yaşıyor. O zihniyet geçen gün yolda gördüğüm bir konut projesinin reklamında yatıyor: “Lüksün birazı olmaz, bir fazlası olur”. Sahip olduğundan, yaşadığından, hissettiğinden hep bir fazlasına talip olan tarafımızda yatıyor.</p>
<p>Ve belki de insanlığın tüm ıstırabı işte burada yatıyor belki de, ne dersiniz?</p>
<p>İşte 3 Ekim’de başlayacak olan ve bu yıl 3.sünü gerçekleştireceğimiz “<a href="https://marefidelis.com/insanlarin-onlerinden-cekilmesine-destek-olmak-3-ekimde-basliyor/">İnsanların Kendi Önlerinden Çekilmelerine Destek Olmak</a>” webinar serisi bu çözümsüz gibi görünen problemleri nasıl doğru anlayabiliriz ve nasıl ilerleme kaydedebiliriz, işte bu sorulara yanıt arıyor. Ülkemizin ve dünyanın haline bakınca bu yıl webinarımızı artan fiyatlara rağmen geçen seneki fiyatının yarısından azına sunarak mümkün olduğunca kişiye ulaşmak istedik. Bu webinarla ilgili bilgilere <a href="https://marefidelis.com/insanlarin-onlerinden-cekilmesine-destek-olmak-3-ekimde-basliyor/">buraya tıklayarak</a> ulaşabilirsiniz.</p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/herkes-degismek-istiyor-ama-kimse-degismek-istemiyor/">Herkes değişmek istiyor, ama kimse değişmek istemiyor</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İnsanların Önlerinden Çekilmesine Destek Olmak&#8221; 3 Ekim&#8217;de Başlıyor</title>
		<link>https://marefidelis.com/insanlarin-onlerinden-cekilmesine-destek-olmak-3-ekimde-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2024 19:33:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Duyuruları]]></category>
		<category><![CDATA[Kompleks adaptif sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kurumları anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Kurumsal Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[MareFidelis Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Program Invitation]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve lider koçluğunda ustalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14625</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başlangıç Tarihi: 3 Ekim Perşembe | MareFidelis Koçluk Modeli | Online ve Canlı İnsanların Önlerinden Çekilmelerine Destek Olmak Yaşamın Her Alanından Liderler ve Lider Koçları için 5 Haftalık Webinar Serisi Webinar tarihleri: 3 Ekim Perşembe 20:00 10 Ekim Perşembe 20:00 17 Ekim Perşembe 20:00 24 Ekim Perşembe 20:00 31 Ekim Perşembe 20:00 Tüm oturumlar  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/insanlarin-onlerinden-cekilmesine-destek-olmak-3-ekimde-basliyor/">&#8220;İnsanların Önlerinden Çekilmesine Destek Olmak&#8221; 3 Ekim&#8217;de Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-6 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-5 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-6"><p class="p1"><span class="s1"><b>Başlangıç Tarihi: 3 Ekim Perşembe | MareFidelis Koçluk Modeli | Online ve Canlı</b></span></p>
<h2>İnsanların Önlerinden Çekilmelerine Destek Olmak</h2>
<h4>Yaşamın Her Alanından Liderler ve Lider Koçları için 5 Haftalık Webinar Serisi</h4>
<p class="p6"><span class="s2"><b>Webinar tarihleri:</b></span></p>
<p class="p6"><span class="s2"><b>3 Ekim Perşembe 20:00<br />
</b></span><span class="s2"><b>10 Ekim Perşembe 20:00<br />
17 Ekim Perşembe 20:00<br />
24 Ekim Perşembe 20:00<br />
31 Ekim Perşembe 20:00<br />
</b><em>Tüm oturumlar kayıt edilecek ve 1 yıl boyunca erişime açık olacaktır.</em><b><br />
</b></span></p>
<hr />
<p><strong>Bu çalışmada:</strong></p>
<ul>
<li><strong>birer lider, anne baba, veya bir birey olarak etkinliğimizi arttırabilmek için bakış açımızı ve anlayışımızı nasıl geliştirebileceğimizi araştıracağız.</strong></li>
<li><strong>Bu çalışmada aynı zamanda bir koç olarak nasıl başkalarına da aynısını yapmaları için destek olabileceğimizle ilgili yaklaşım ve modelleri de tartışacağız.</strong></li>
<li><strong>Bu eğitimde MareFidelis&#8217;te bize 22 yıldır kılavuzluk yapan Liderlik ve Lider Koçluğu Modelinin temellerini öğreneceğiz.</strong></li>
<li><strong>Ancak bu yaklaşım sadece liderlik ve koçluk ile alakalı değil. Yaşamın bütününde etkinlik ve anlamlı sonuçlar yaratmakla alakalı.</strong></li>
<li><strong>Bu açıdan bu sene mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaşmak için eğitimi geçen seneki fiyatın altında sunuyoruz.</strong></li>
<li><strong>Bu program 10 ICF CEU saati sunmaktadır (7 Core competency, 3 Personal Development)</strong></li>
</ul>
<p><em><strong>20 &#8211; 24 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek <a href="https://marefidelis.com/yonetici-ve-lider-koclugu-programi-2/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yönetici Ve Lider Koçluğunda Ustalık Programı&#8217;</a>na kaydını tamamlayan katılımcılar bu eğitime ücretsiz katılabilecekler. Bunun için lütfen bizimle iletişime geçiniz.</strong></em></p>
<p class="p9">Harvard Eğitim Fakültesinin en ünlü ve etkili kürsü başkanlarından Robert Kegan, “insan değişim yaratmak istiyorsa iki temel soruyu derinden ve dürüstçe yanıtlamak zorundadır” diyor:</p>
<ol class="ol1">
<li class="li9">Ben gerçekten ne istiyorum, ne yaratmak, nereye, hangi gelecek resmine doğru ilerlemek istiyorum?</li>
<li class="li9">Buna ulaşmama ben kendim nasıl engel olacağım?</li>
</ol>
<p>Öte yandan Kegan&#8217;ın çalışma arkadaşı, Kennedy School of Government&#8217;ın hocalarından, benim de hocam Ronald Heifetz <strong>&#8220;Tüm liderlik hataları, temelinde teşhis hatalarından kaynaklanır&#8221;</strong> diyor.</p>
<p>22 yılı aşan koçluk deneyimim, bu iki önermenin ne kadar önemli olduğunu bana defalarca gösterdi. İşte danışanlarıma destek olurken ve kendi yaşamımda ilerlerken bana kılavuzluk eden, bu çalışmanın da ana hattını oluşturan Liderlik ve Lider Koçluğu modeli bu iki önermeye uygun yaşama çabamın sonuçlarına dayanıyor.</p>
<p class="p9">Bu 5 haftalık çalışmada, bu sonuçların ifade bulmuş hali olan MareFidelis Koçluk yaklaşımının temellerini öğrenmeye başlayacağız. Bu beş webinarda:</p>
<ul class="ul1">
<li class="li9">Bizim, çalışanlarımızın, danışanlarımızın, çocuklarımızın çoğu zaman içinde bulundukları durum ve olgulara karşı nasıl kör olabildiklerini; nerede, nasıl takıldıklarını, içinde bulundukları durumla ve kendileri ile ilgili nasıl yanlış anlamalar içine düşebildiklerini, ve böylece kendi önlerinde nasıl engel hale gelebildiklerini,</li>
<li class="li9">Bu yanlış anlamaların kendi kapasitelerine ve yarattıkları sonuçlara nasıl etki edebildiğini,</li>
<li class="li9">Bu durumdan özgürleşebilmek için neler yapabileceklerini ve diğerlerinin onlara nasıl destek olabileceğini araştıracağız.</li>
</ul>
<p class="p9">Bu çalışmada hem kendimizin, hem de başkalarının içinde bulundukları durumu ve nerede takıldıklarını doğru teşhis edebilecek modelleri öğrenecek, bu takıldıkları yerden hareket edebilmeleri için gerekli yaklaşımları öğreneceğiz.</p>
<p class="p3">Bu eğitimde sunacağımız modeller yönetici ve lider koçluğunda karşımıza sık sık çıkan sorumluluk alamamak, delege edememek, çatışmadan kaçmak, geri bildirim verememek veya alamamak gibi bazı problemlerin aslında çok daha derinde, bazen kolektif bilinçaltımızda, bazen de biyolojik evrimimizde yatan nedenlerini araştırıyor. Bu eğitim bu engelleri hem bizim hem de danışanlarımızın aşmalarını destekleyecek bir metodoloji de sunacak bize.</p>
<p>Bu eğitim liderler ve yöneticiler, profesyonel koçlar ve kolektif yaşadığımız bu yaşamda herhangi bir alanda etkinliklerini arttırmak isteyen herkese açık.</p>
<p><em>21 &#8211; 25 Kasım tarihlerinde gerçekleştireceğimiz <strong><a href="https://marefidelis.com/yonetici-ve-lider-koclugu-programi-2/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yönetici Ve Lider Koçluğunda Ustalık Programı</a></strong> katılımcıları kayıtlarını tamamlayarak bu programa ücretsiz katılacaklardır.</em></p>
<p class="p7"><strong><em>Bu programın temelini oluşturan 5 engel modelini mümkün olduğunca çok kişi ile paylaşmak istedik. O açıdan bir seferliğine bu seneki programı geçen seneki ücretin de altında fiyatlamaya karar verdik.</em></strong></p>
<p class="p7"><strong>Bu seneki programın katılım ücreti 2,500 TL + KDV&#8217;dir.</strong></p>
<p><em>Gestalt Coaching Program mezunlarına ve MareFidelis olarak sunduğumuz daha önceki eğitimlerin katılımcılarına %5 indirim uygulanmaktadır. Bunun için lütfen <a href="mailto:seda@marefidelis.com">seda@marefidelis.com</a> adresine yazınız.</em></p>
<div class="fusion-text">
<p><strong>Eğitime kaydolmak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. Banka havalesi/nakit ödeme ile kayıt olmak için <em>lütfen seda@marefidelis.com adresine yazınız veya 0(530)935 9315 nolu telefonu arayınız.</em></strong></p>
</div>
</div><div class="fusion-align-block"><a class="fusion-button button-flat button-xlarge button-custom fusion-button-default button-1 fusion-button-span-yes fusion-button-default-type fusion-has-button-gradient" style="--button_accent_color:#ffffff;--button_accent_hover_color:#ffffff;--button_border_hover_color:#105378;--button_gradient_top_color:#03a9f4;--button_gradient_bottom_color:#24678c;--button_gradient_top_color_hover:#24678c;--button_gradient_bottom_color_hover:#03a9f4;--button_text_transform:none;" target="_blank" rel="noopener noreferrer" href="https://akademi.marefidelis.com/product/insanlarin-kendi-onlerinden-cekilmelerine-destek-olmak-2024/"><span class="fusion-button-text">Bu Eğitime Kayıt Olun</span></a></div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/insanlarin-onlerinden-cekilmesine-destek-olmak-3-ekimde-basliyor/">&#8220;İnsanların Önlerinden Çekilmesine Destek Olmak&#8221; 3 Ekim&#8217;de Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Babam ve Her Gün Hatırlanması Gereken 5 Hakikat</title>
		<link>https://marefidelis.com/babam-ve-her-gun-hatirlanmasi-gereken-5-hakikat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Aug 2024 20:11:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized @tr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Buddha, “Upajjhaṭṭhana Sutra”da (sutra: öğreti, Buddha’nın konuşmaları) hepimizin hemen her gün hatırlaması ve üzerinde tefekkür etmesi gereken beş hakikatten bahseder: Ben de yaşlanmaya tabiiyim, yaşlanmaktan muaf değilim. Ben de hastalanmaya tabiiyim, hastalıktan muaf değilim. Ben de ölüme tabiiyim, ölümden muaf değilim. Sevdiğim, değer verdiğim hemen herşeyle ve herkes ile bir gün vedalaşmak, ayrı düşmek  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/babam-ve-her-gun-hatirlanmasi-gereken-5-hakikat/">Babam ve Her Gün Hatırlanması Gereken 5 Hakikat</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-7 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-6 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;--awb-margin-bottom:0px;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-7"><div data-block="true" data-editor="2o1gl" data-offset-key="1f520-0-0">
<p data-offset-key="1f520-0-0">Buddha, “Upajjhaṭṭhana Sutra”da (sutra: öğreti, Buddha’nın konuşmaları) hepimizin hemen her gün hatırlaması ve üzerinde tefekkür etmesi gereken beş hakikatten bahseder:</p>
</div>
<ul data-offset-key="5j2pf-0-0">
<li data-block="true" data-editor="2o1gl" data-offset-key="5j2pf-0-0">
<p data-offset-key="5j2pf-0-0">Ben de yaşlanmaya tabiiyim, yaşlanmaktan muaf değilim.</p>
</li>
<li data-block="true" data-editor="2o1gl" data-offset-key="ig0e-0-0">
<p data-offset-key="ig0e-0-0">Ben de hastalanmaya tabiiyim, hastalıktan muaf değilim.</p>
</li>
<li data-block="true" data-editor="2o1gl" data-offset-key="aek69-0-0">
<p data-offset-key="aek69-0-0">Ben de ölüme tabiiyim, ölümden muaf değilim.</p>
</li>
<li data-block="true" data-editor="2o1gl" data-offset-key="84lnu-0-0">
<p data-offset-key="84lnu-0-0">Sevdiğim, değer verdiğim hemen herşeyle ve herkes ile bir gün vedalaşmak, ayrı düşmek zorundayım.</p>
</li>
<li data-block="true" data-editor="2o1gl" data-offset-key="fjaoh-0-0">
<p data-offset-key="fjaoh-0-0">Eylemlerimin tek varisi benim. Bu eylemler ve sonuçları benim gerçekliğimi, kim olduğumu, beni belirler.</p>
</li>
</ul>
<div data-offset-key="3hon2-0-0">
<p>Buddha bu gerçekleri düşünmeden, bunları göz ardı ederek, unutarak yaşayanların gençliklerinin, sağlıklarının, yaşıyor olmanın kibiri ile, sahip olduklarına ve sevdiklerine tutku ile tutunarak ve kendi davranışlarının ve bu davranışlarla ektikleri tohumlardan doğan sonuçların sorumluluğunu almadan yaşadıklarında, düşünceleri ile, sözleri ile, ve eylemleri ile hem kendileri hem de başkalarına ıstırap yaratmaktan başka şansları olmadığını anlatır Sutrada. Gerçekten erdemli bir yaşam yaşayabilmenin, ve bilgelik geliştirebilmenin tek yolu belki de bu beş hakikati hemen her gün hatırlamaktan, hatta mümkünse hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamaktan geçiyor. Sakya kavminin el üstünde tutulan, hayatın herhangi bir acısı ile yüzleşmesine müsaade edilmeden büyütülen (helikopter ebeveynlik o zamanlar da varmış 😉) prensi Siddharta, 21 yaşında dört ilahi haberci ile (bir hasta, bir yaşlı, bir ölü, bir de keşiş) karşılaştığında işte bu hakikatlerle yüzleşerek, onlara uyanarak onu bir Buddha yapacak (Buddha = tam ve mutlak aydınlanmaya ulaşmış kişi) yola çıkar. Bu hakikatlerle karşılaşmak onu bir nihilist yapmaz. Tam tersine bu gerçeklerden kaçmaya çalışmanın ıstırabı ile, korkusu ile, uyuşukluğu ile yaşamaya çalışan tüm varlıklara karşı büyük bir şefkat doğar Siddharta’nın yüreğinde.</p>
<p>Ve bu hakikatler, bu ilahi haberciler, her zaman her dakika hepimizin önünde, bizi uyanmaya davet ediyor. İşte sevgili babamın hafızasını, zihnini be sonunda bedenini ele geçiren hastalığı ve sonucunda bu yaşam döngüsünü bitirmesi işte benim için her dakika önümde olan habercilerin sonuncusu, ve belki de sesi en güçlü çıkanlarındandı. Özellikle babamın demansı ilerlediğinde onu, onu başarısı, zekası, yaratıcılığı, kendi alanındaki (ve bir çok farklı alandaki) bilgisi ile tanıyan bazıları “Hüseyin de Alzheimer olabilir miydi yahu” diye hayret eder, üzülür ve serzenişte bulunurken aslında herkesin hastalığa, yaşlılığa ve ölüme tabii olduğu, bazı özelliklerimizin bizi başımıza geleceklerden kurtaramayacağı gerçeği hemen gözümüzün önünde, apaçık ortada duruyordu. Babamın yaşamının son bir yılında bakımevindeyken ve son 22 gün hastanede yoğun bakımda yatarken o bakımevinde, o hastane yatağında gün be gün eriyen, yaşlılığın ve hastalığın pençesinde ıstırap çeken, adım adım ölüme yaklaşan ve sonunda bu bedeni terk eden kişi sadece babam değildi. O yatakta yatan tüm sevdiklerimdi, o yatakta yatan bendim, o yatakta yatan sen bu yazıyı okuyan kişiydin, o yatakta yatan şimdiye kadar yaşamış ve bundan sonra yaşayacak tüm insanlar, hatta tüm varlıklardı.</p>
<p>Ölümün kesin, ancak ne zaman olacağının belirsizliği, bizi korkuyla başka tarafa bakmaya zorlayarak uyuşturabilir, dünyanın, geçici hazların, aç gözlülüğün, öfkenin ve zihnimizdeki sanrıların elinde ehil olmayan düşüncelere, sözlere, davranışlara, bunlarla daha da çok ıstırap yaratmaya itebilir. Ancak eğer bu beş gerçeği her gün hatırlarsak, üzerinde tefekkür edersek bu kesinlik ve belirsizlik bizi bilgeleştirebilir, hatta belki bu gerçeği Buddha gibi hayatımızın merkezine koyabilirsek bizi zihnimizin tüm bağlarından kurtarabilir. Tercih bizim.</p>
<p>Ve unutmayın: “Günler uzun, yıllar ise kısadır”.</p>
</div>
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/babam-ve-her-gun-hatirlanmasi-gereken-5-hakikat/">Babam ve Her Gün Hatırlanması Gereken 5 Hakikat</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsanın Kalbini En Fazla Yaralayan, En Fazla Kapatan Şey&#8230;</title>
		<link>https://marefidelis.com/insanin-kalbini-en-fazla-yaralayan-en-fazla-kapatan-sey/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jan 2024 09:03:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized @tr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14596</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yüzyılın en büyük ustalarından, Buddha'nın belirttiği 4 aydınlanma seviyesinden en az ikisine ulaşmış bir bilge olan Dipa Ma’ya bir sohbette sormuşlar: “Artık çocuğuna karşı eskisi kadar sevgi hissetmiyor musun?” Dipa Ma yanıt vermiş: “Tabii ki hayır. Artık tüm çocukları cocuğum gibi seviyorum”. Aslında bu yazıyı burada bitirmem lazım. Çünkü bu iki satırlık öğreti,  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/insanin-kalbini-en-fazla-yaralayan-en-fazla-kapatan-sey/">İnsanın Kalbini En Fazla Yaralayan, En Fazla Kapatan Şey&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-8 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-7 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-8"><p>Geçtiğimiz yüzyılın en büyük ustalarından, Buddha&#8217;nın belirttiği 4 aydınlanma seviyesinden en az ikisine ulaşmış bir bilge olan Dipa Ma’ya bir sohbette sormuşlar:</p>
<p>“Artık çocuğuna karşı eskisi kadar sevgi hissetmiyor musun?”</p>
<p>Dipa Ma yanıt vermiş:</p>
<p>“Tabii ki hayır. Artık tüm çocukları cocuğum gibi seviyorum”.</p>
<p>Aslında bu yazıyı burada bitirmem lazım. Çünkü bu iki satırlık öğreti, tüm savaşları, çatışmaları, bencilliği ve duyarsızlığı, onları destekleyen tüm argümanlarla birlikte ortadan kaldırmaya yeterli. Ancak ben yine de bir iki kelam daha edeceğim.</p>
<p>Sanıyoruz ki bizim başımıza, bizim çocuğumuzun başına gelmez. Sanıyoruz ki her şey bir yere kadar düzeninde gidiyor gibi gözüktüğü için kaos bizim kapımızı çalmaz. Sanıyoruz ki gözlerimizi ve kulaklarımızı kapatırsak, olguların oynak, belirsiz, kaotik ve muğlak doğası bize ilişmez.</p>
<p>Ama bu gerçek değil. Gerçek şefkat dediğimiz şey bunu anlamaktan geçiyor: Karşımızdakinin, umursamadığımızın, hatta düşman gördüğümüzün acısının bizim acımızdan farkı yok. O da aynen bizim gibi acı çekiyor. Onun da canı aynen bizim gibi acıyor. Onun da bizim gibi onun üstüne titreyen, azıcık ateşi çıktığında canı yanan bir anne babası, çocuğu var. Tüm çocuklar bizim gibi, bizim çocuklarımız gibi acı çekiyorlar. O acı çeken, ölen, aç kalan, yalnız başına kalan çocuk senin çocuğun. Belki bugün değil gibi gözüküyor. Belki sanki olmazmış gibi, belki olursa da sen bir çaresini bulurmuşsun gibi geliyor sana, biliyorum. Ve daha da ötesi, bu öyle olsa bile, yani olandan sen ve sevdiklerin kaçabilse bile kaçamayanlar var, olacak. Ve dün akşam sevgili eşimin de bana öğrettiği gibi insanın kendi vicdanından kaçması, kendi kalbini bu acılara kapatması kadar herhalde o vicdanı yaralayan, insanı kendinden koparan, kopuğun kulübesine kapatan bir şey yok.</p>
<p>Bunu idrak eden bir insanlık için nasıl çatışma devam edebilir? Her çocuğun kendi çocuğu gibi acı çektiğini derinden hisseden, yani Dalai Lama’nın herkesin içinde olduğunu söylediği “temel iyilik” ile temasını kaybetmeyen kişi nasıl yaptıklarını yapmaya devam edebilir? Bu hikayede kötü insanlar yok, cahil insanlar var. Ve o cahil insanlar da aynen bizim gibi ıstırap çekiyorlar, ve ıstıraplarından kaçmak için cahilce çabalarken kendilerine ve diğerlerine ıstırap yaratıyorlar. Ve biz de onlar kadar cahiliz aslında.</p>
<p>Gelin sevgili dostum Ufuk Çakmakçı’nın tercümesi ile Dhammapada’ya kulak verelim:</p>
<p>“Nefret asla nefret ile ortadan kaldırılamaz. Nefret yalnızca iyi niyet ve şefkatle ortadan kaldırılabilir. Bu evrensel bir kanundur.”</p>
<p><em>Bu tip bir anlayış ve bunun getireceği dönüşümün temellerini nasıl geliştirebileceğimizi araştırdığımız <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-2024-1-modul/">Dönüşümün Anahtarı: Güçlü Beden Açık Kalp Berrak Zihin Programı</a> 25 Ocak&#8217;ta başlıyor. <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-2024-1-modul/">Detaylı bilgi ve kayıt için tıklayınız.</a></em></p>
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/insanin-kalbini-en-fazla-yaralayan-en-fazla-kapatan-sey/">İnsanın Kalbini En Fazla Yaralayan, En Fazla Kapatan Şey&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
