<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mindfulness Arşivleri - marefidelis.com</title>
	<atom:link href="https://marefidelis.com/category/mindfulness/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://marefidelis.com/category/mindfulness/</link>
	<description>MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Dec 2024 08:51:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.1</generator>
	<item>
		<title>Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</title>
		<link>https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 06:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici, vs. olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz...</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-1 fusion-flex-container nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row fusion-flex-align-items-flex-start fusion-flex-content-wrap" style="max-width:93.6%;margin-left: calc(-4% / 2 );margin-right: calc(-4% / 2 );"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-0 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-flex-column" style="--awb-bg-size:cover;--awb-width-large:100%;--awb-margin-top-large:0px;--awb-spacing-right-large:1.92%;--awb-margin-bottom-large:0px;--awb-spacing-left-large:1.92%;--awb-width-medium:100%;--awb-spacing-right-medium:1.92%;--awb-spacing-left-medium:1.92%;--awb-width-small:100%;--awb-spacing-right-small:1.92%;--awb-spacing-left-small:1.92%;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-justify-content-flex-start fusion-content-layout-column"><div class="fusion-text fusion-text-1"><p><em>Bu yazı, yine gündemde&#8230; Çünkü Güçlü Beden, Açık Kalp ve Berrak Zihin&#8217;le yaşamak, her zamankinden daha önemli. Hadi okuyalım, tekrar veya ilk defa, ve güçlü ve anlamlı bir varoluşun, halinden memnun olarak yaşamanın, ilişki kurmanın, üretmenin bu üç en önemli unsurunun yaşamımızda nasıl daha da yer edebileceğini araştıralım:</em></p>
<p>Geçenlerde bir hafta sonu eşimle kahvaltı yapmak için boğaz kenarındaki sevdiğimiz yerlerden birine gittik. Gözüme o mekânın önünde otoparkçıların bir sokak köpeği için koydukları kulübe ve o kulübenin üstüne yazdıkları ve köpeğe vermiş oldukları isim çarptı: <strong>Kopuk</strong>!</p>
<p>Bir sokak köpeği için verilebilecek bundan güzel bir isim olabilir mi diye geçirdim içimden (it &#8211; kopuk! ☺️); ve kendi kendime gülümsedim. Bir yandan da ismin içerdiği varoluşsal gözlem ve mesaj içime dokundu, o sokak köpeğinin içinde bulunduğu durumun kaçınılmaz olarak getirdiği “kopuk”luğu düşününce. Gerçekten bu ismi koyan kişinin yaratıcılığına ve bir durumu görüp de bu şekilde ifade edebilme farkındalık ve yeteneğine saygı duydum.</p>
<p>Ama bir şekilde daha etkiledi bu isim beni. Benim kendi içimdeki “kopuk” parçalarıma dokundum. Ara sıra, özellikle duygusal olarak zorlanıp da kendimle, çevremle, içimdeki ve dışımdaki olgularla temas etmenin tahammül edebileceğimden daha acı verici, korkutucu veya rahatsız edici olduğu zamanlarda beni şimdiden, çevremden, kendimden ve farkındalıktan koparan parçama dokunmamı sağladı bu isim.</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/lauren-kay-519201-unsplash_ff38e2e4d5f77f20e95f16681cb689c8_800.jpg" alt="Farkındalık olmayınca" /></picture></figure>
<h3>İçimizdeki kopuk</h3>
<p>Siz de o parçalarınızı, kendi içinizdeki “Kopuk&#8217;u”, ve onun zaman zaman saklandığı kulübesini biliyorsunuz değil mi? Hayat, koşullar, çevremizde olanlar, kendimizle olan mücadelemiz bazen bizim için çok zorlayıcı, korkutucu veya rahatsız edici olduğunda saklandığımız o kulübeyi biliyorsunuz. Biliyorsunuz kendi içimizdeki canavarlarımız canımızı çok acıttığında onlardan saklanmak için girdiğimiz o deliği, onlardan saklanan kopuk taraflarımızı.</p>
<p>Aman hissetmeyeyim diyoruz, kaçıyoruz kendimizden, duygularımızdan, çevremizden, &#8220;farkındalık&#8221;tan. Ufak, kolayca ve hemen elde edebileceğimiz hazların içine bırakmak oluyor bazen Kopuk&#8217;un kulübesi. Yemek, içki, diğer keyif verici maddeler, spor, iş, bazen yaratıcı faaliyetler, diziler, kişisel gelişim adı altında kendimizi olduğumuzdan başka bir şeye dönüştürme çabası oluyor bazen kulübemiz. Bazen gerçekten &#8220;kopuyoruz&#8221;. Çevremiz kalabalıkken bile biz insanlarla bağlantıda hissetmiyoruz. Hatta gerçekten karanlık bir odada tek başımıza oturmak istiyoruz. Bazen de ruhsal yollar, meditasyon oluyor, aslında farkındalık geliştirmek, aydınlanmak, yaşamı tümüyle derinden yaşamak için kapasite inşa etmek için tasarlanmış öğretileri canımızı acıtan gerçeklerden saklanılacak bir kulübe olarak kullanıyoruz. Yeter ki canımızı acıtan o şeyler, o duygular, o gerçekler neyse, onunla yüzleşmeyelim. Onu hissetmeyelim. O gitsin.</p>
<figure class="image regular"><a href="http://gözden ve farkındalık tan uzak"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/david-kovalenko-414249-unsplash_2b1602a91b1474b5778e7d57255e0172_800.jpg" alt="" /></picture></a></figure>
<p>Ancak saklanabiliyor muyuz acaba gerçekten, gerçeklerden? Sevgili Kopuk idareyi ele aldığında ve tüm zihnimizi kapsadığında içine düştüğümüz hali de biliyorsunuz çünkü. Çevremizi sanki yoğun ve soluk bir sis altındaymış gibi gördüğümüz, yaşam enerjimizin sanki kalbimizdeki dipsiz bir kuyuya doğru emildiği, bedenimizin yapışkan ve ağdalı bir jölenin içinde hareket etmeye çalışır gibi hissettiği o hali iyi biliyorsunuz. Canımızı acıtan şeyin de bizimle o kulübenin içine geldiğini, başımızı çevirip bakmasak da hemen ensemizin dibinde olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>İşte bu yüzden, kabul etmek istemeseniz de, başımızı çevirip de bakmadığımızda o canavarların gitmediğini, içimizdeki canavarlarla doğrudan yüzleşmemenin, onlardan saklanmanın, onlardan kurtulmak <strong>olmadığını</strong> da biliyorsunuz.</p>
<h4>Kopuk&#8217;un çıkış yolu</h4>
<p>İşte çoğumuz bu nedenle geliyoruz kişisel gelişimin, ruhsal yolların, farkındalık çalışmalarının, meditasyonun, terapi yöntemlerinin kapısına. Bizi bu acılardan kurtarsın istiyoruz. Ancak burada çok ciddi de bir tuzak var.</p>
<p>Ya kişisel gelişim çabamız bize “gerçek hayattan”, bu zorlayıcı, acıtıcı, korkutucu içsel ve dışsal olgular dünyasından kurtarıp da bir çeşit cennet hayali yaratmayı vadediyorsa? O zaman tüm bu çabalarımız sanki yine bu içimizdeki Kopuk&#8217;u güçlendirmekten, onun kulübesini daha da kaleye çevirmekten, o sis bulutunun ve uyuşukluğun içinde yeni bir “mutlu olma kandırmacası” yaratmaktan başka işe pek yaramıyor gibi geliyor bana, ne dersiniz? Eğer böyleyse, ister istemez çok zaman geçmeden yeni bir hayal kırıklığı yaşamamız, yani zorlayıcı, rahatsız edici, can acıtıcı ve korkutucu gerçeklikle yeniden karşılaşmamız, ve bu karşılaşmaya hazır değilsek, kendimize daha çok ıstırap yaratmamız ve yaşamdan ve gerçekten özgürlük umudundan biraz daha uzaklaşmamız kaçınılmaz hale gelmiyor mu acaba?</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/fredrik-ohlander-399121-unsplash_68ddb14410b66adc2126b18caf633ec2_800.jpg" alt="gelişim tuzağı" /></picture></figure>
<p>Eğer çabamız, içimizdeki ve dışımızdaki tüm mevcut gerçeklikle ve olgularla &#8211; ne kadar rahatsız edici, zorlayıcı, acı verici, bazen de korkutucu olsa da &#8211; doğrudan yüzleşmemize, bu yüzleşme için güçlenmemize, ve bunun sonucunda da bu korkutucu, rahatsız edici ve korkutucu gibi gözüken olguların hakikatini doğrudan, farkındalık ile, anlayışla görmemize yardımcı olmak amacını taşımıyorsa, niye uğraşıyoruz ki!</p>
<p>İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici, vs. olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz. Joseph Goldstein &#8220;Dışarıya giden yol, sizi korkutan şeyin içinde geçiyor&#8221; diyor.</p>
<h4><strong>Peki bu gücü edinmek, farkındalık geliştirmek, ve bu yüzleşmeyi yapabilmek için neye ihtiyacımız var?</strong></h4>
<p>Benim bu yolda 25 yıllık çabama dayanarak şunları söyleyebilirim: Biz tüm acıları, tüm hazları, tüm duyguları bedenimizle, bedenimizde; zihnimizle, zihnimizde; kalbimizle, kalbimizde yaşıyoruz. Bedenimizle olan aşk ve nefret ilişkisini bir kenara bırakıp da onun içinde etkin ve güçlü bir şekilde, ancak ona takıntılı olarak yaşamayı becermek, olan herşeyle yüzleşmenin en önemli parçalarından. Aynı şekilde, zihnimizi devamlı şekilde işgal eden yoğun duygu ve düşünceler, olanı olduğu gibi görmemizin önündeki en büyük engeller. Bulutların ardındaki berrak zihine ulaşmadan gördüğümüz ancak yine o bulutlar ve bulutların anlattığı ve bizi Kopuk&#8217;un kulübesine kaçıran hikayeler olacak. Böyle olunca da biz derin, açık, olan herşeyi içine alan kalbimizle, kalp gözümüzle değil, duygularla incinmiş, korkmuş, öfkelenmiş bu nedenle de çevresine duvarlar ördüğümüz Kopuk&#8217;un kalbiyle ilerlemeye çalışacağız hayatın içerisinde.</p>
<figure class="image regular"><picture><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/designecologist-781651-unsplash_8449e23c7f65ff284416acb2d651dea3_800.jpg" alt="farkındalık hediyesi" /></picture></figure>
<p>İşte bu nedenle yolumuz bedenle güçlü bir ilişki kurmak, berrak bir zihine ulaşmak, kalbimizi olan her şeye açabilmek için güçlendirmek için çalışmak, bunlara yatırım yapmak. Bunları geliştirmedikçe ister istemez Kopuk&#8217;un kulübesinde sık sık bulacağız kendimizi.</p>
<p><strong>Peki bunları nasıl yapacağız?</strong> İşte bundan sonraki 3 yazımız bunun üzerine.</p>
<p><em>Bu yazıda bahsettiğimiz konular üzerinde çalışmak isterseniz sizi <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-2025-1-modul/" target="_blank" rel="noopener">Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin Açık Kalp: Bir Kutlama Olarak Yaşamak programına davet ediyoruz. Buraya tıklayarak detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.</a></em></p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak?id=760626912&type=2",title: "Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası...",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
</div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Yaşamı Bir Kutlama Olarak Yaşamanın Olmazsa Olmaz 3 Parçası&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dönüşümün Anahtarı</title>
		<link>https://marefidelis.com/donusumun-anahtari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 20:36:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Beden farkındalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14576</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir çok konuşmamda, yazımda, eğitimimde tanıştığım bir sokak köpeğinden, ve onun beni nasıl etkilediğinden bahsettiğimi hatırlarsınız: “Kopuk”! Bu “it” - Kopuk, ismiyle içimdeki kopuk parçalara dokunmamı sağladı. Siz de kendi içinizdeki “Kopuk'u”, ve saklandığı kulübesini biliyorsunuz değil mi? Dışımızda olanlar ve kendimizle mücadelemiz çok zorlayıcı veya korkutucu olduğunda saklandığımız o kulübeyi? Biliyorsunuz içimizdeki canavarlarımız  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/donusumun-anahtari/">Dönüşümün Anahtarı</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-2 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-1 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-2"><p>Bir çok konuşmamda, yazımda, eğitimimde tanıştığım bir sokak köpeğinden, ve onun beni nasıl etkilediğinden bahsettiğimi hatırlarsınız: “Kopuk”! Bu “it” &#8211; Kopuk, ismiyle içimdeki kopuk parçalara dokunmamı sağladı. Siz de kendi içinizdeki “Kopuk&#8217;u”, ve saklandığı kulübesini biliyorsunuz değil mi? Dışımızda olanlar ve kendimizle mücadelemiz çok zorlayıcı veya korkutucu olduğunda saklandığımız o kulübeyi? Biliyorsunuz içimizdeki canavarlarımız canımızı çok acıttığında saklanmak için girdiğimiz deliği.</p>
<p>Kaçıyoruz kendimizden, çevremizden, &#8220;farkındalık&#8221;tan. Kolayca elde edebileceğimiz hazlar oluyor bazen Kopuk&#8217;un kulübesi. Yemek, içki, spor, iş, sosyal medya, veya kişisel gelişim adı altında kendimizi olduğumuzdan başka bir şeye dönüştürme çabası oluyor bazen kulübemiz. Bazen gerçekten &#8220;kopuyoruz&#8221;. Çevremiz kalabalıkken bile biz insanlarla bağlantıda hissetmiyoruz. Bazen de ruhsal yollar, meditasyon oluyor, aslında amacı yaşamı olduğu gibi ve derinden yaşama kapasitesi geliştirmek olan öğretileri canımızı acıtan gerçeklerden saklanılacak bir kulübe olarak kullanıyoruz. Yeter ki canımızı acıtan o şeyler neyse, onunla yüzleşmeyelim. Onu hissetmeyelim. O gitsin.</p>
<p>Ancak saklanabiliyor muyuz acaba gerçekten, gerçeklerden? Sevgili Kopuk idareyi ele aldığında içine düştüğümüz hali de biliyorsunuz çünkü. Çevremizi sanki yoğun ve soluk bir sis altındaymış gibi gördüğümüz, yaşam enerjimizin sanki kalbimizdeki dipsiz bir kuyuya doğru emildiği, bedenimizin yapışkan ve ağdalı bir jölenin içinde hareket etmeye çalışır gibi hissettiği o hali iyi biliyorsunuz. Canımızı acıtan şeyin de bizimle o kulübenin içine geldiğini, başımızı çevirip bakmasak da hemen ensemizin dibinde olduğunu biliyorsunuz.</p>
<p>İşte bu yüzden, kabul etmek istemeseniz de, başımızı çevirip de bakmadığımızda o canavarların gitmediğini, onlardan saklanmanın onlardan kurtulmak olmadığını biliyorsunuz.</p>
<p>İşte çoğumuz bu nedenle geliyoruz ruhsal yolların, farkındalık çalışmalarının, meditasyonun kapısına. Bizi bu acılardan kurtarsın istiyoruz.</p>
<p>Ya bu çabamız bize “gerçek hayattan”, bu zorlayıcı, acıtıcı, korkutucu içsel ve dışsal olgular dünyasından kurtarıp da bir çeşit cennet hayali yaratmayı vadediyorsa? O zaman çabalarımız yine bu içimizdeki Kopuk&#8217;u güçlendirmekten, o sis bulutunun ve uyuşukluğun içinde yeni bir “mutlu olma kandırmacası” yaratmaktan başka işe pek yaramıyor sanki. Eğer böyleyse bu çabamızla gerçek özgürlük umudundan biraz daha uzaklaşmamız kaçınılmaz hale gelmiyor mu acaba?</p>
<p>Eğer çabamız, içimizdeki ve dışımızdaki tüm mevcut gerçeklikle ve olgularla – ne kadar rahatsız edici, zorlayıcı, acı verici, bazen de korkutucu olsa da – doğrudan yüzleşmemize ve bu olguların hakikatini doğrudan görmemize yardımcı olmak amacını taşımıyorsa, niye uğraşıyoruz ki!</p>
<p>İşte bu yüzden tüm çabamız, gerçeklerle ne kadar tatlı, acı, keyifli, korkutucu, mutluluk verici, rahatsız edici olursa olsun doğrudan yüzleşmek için kendimizi hazırlamak ve bu yüzleşmeleri yapmaya başlamak üzerine olmalı. Ancak bu şekilde bu olgulardan ve onların anlattığı korku hikayelerinden özgür ve bağımsız hale gelebiliriz. Ancak bu şekilde özgürce, sahip olduğumuz, bize bahşedilen lütufların, yeteneklerin, ve mevcut koşulların bir kutlaması olarak yaşayabiliriz. Joseph Goldstein &#8220;Dışarıya giden yol, sizi korkutan şeyin içinde geçiyor&#8221; diyor.</p>
<p>Ancak, “kendimizle, olgularla ve duygularla doğrudan yüzleşmenin” ne gibi bir şey olduğu ile ilgili pek de bir anlayışımız, belki de böyle bir yüzleşmeyle ilgili hiçbir deneyimimiz çoğumuzun yok.</p>
<p>Biz duygularla veya olgularla yüzleşmeyi onun içinde kaybolmak, onun tüm zihnimizi, kalbimizi, bedenimizi ele geçirmesi sanıyoruz. Ancak bu yüzleşmek demek değil. Yüzleşebilmek için öncelikle bu olgularla ve duygularla arama sağlıklı bir mesafe koymayı becermek gerekiyor. Benim öncelikle bedenin, duyguların ve zihnimde olanların “ben” olmadığını fark etmem, onlardan ayrışabilmem, ayrıştığım bu duygulara onlardan yine de kaçmadan, usa vurmadan, hissetmekten korkmadan:</p>
<p>❤️  açık bir kalple – yani olanı olduğu gibi kabul ederek,<br />
🌳  bedenimle güçlü bir ilişki içinde – yani merkezimi koruyarak, bedenimin ve gördüklerimin, duyduklarımın, dokunduklarımın, hissettiklerimin beni nasıl etkilediğinin, nasıl eyleme ittiklerinin tam farkındalığı ile,<br />
☀️ ve  berrak bir zihin ile – zihnin içinde oluşan düşüncelerin ve zihin hallerinin farkında olan ama bunları kendisi sanmayan, bunlara tutunmayan açık ve dingin bir farkındalık ile bakabilmem gerekiyor böyle bir yüzleşme için.</p>
<p>Böyle bir yüzleşme, benim aslında kendisinden kaçtığım korktuğum şeyin gerçek doğasını görmemi sağlıyor; derinleştikçe o şeyin aslında korkulacak bir şey olmadığını, asıl problemin benim korkum, direncim ve tutunmam olduğunu, acı kaçınılmaz olsa da ıstırabı işte bu korku, direnç ve tutunmalarımla yarattığımı anlamama imkan tanıyor. Bu anlayış ise özgürlükle sonuçlanıyor, en azından bu söz konusu olan konuda. İşte o zaman Kopuk’un kulübesinde saklanmak zorunda kalmıyoruz. Daha da ötesi o kulübede gerçekten saklanamayacağımızı doğrudan görüyoruz, ve belki de kendisinden kaçtığımız diğer her şey ile yüzleşmek için de isteğimiz, arzumuz artıyor.</p>
<p>İşte ben Dharma çalışıyor, Kalp Yolu’nda bu yüzden yürüyorum. Sunduğum Güçlü Beden, Açık Kalp, Berrak Zihin eğitimleri, işte bu yola hazırlık amacını taşıyor.</p>
<p>Bu model, 23 yıllık özgürleşme, 21 yıllık koçluk ve 13 – 14 yıllık Dharma öğrenciliği yolculuğumda beni bu yolun kapısına kadar taşıyan, hazırlayan işime yarayan yaklaşımlar, anlayışlar, bedensel, zihinsel ve duygusal pratiklere de bir giriş niteliği de taşıyor.</p>
<p>Bu model aynı zamanda kişisel değişim ve dönüşümün önündeki engelleri nasıl aşıp da kendi daha iyi versiyonumuza dönüşeceğimizin, Cem Şen’in sözleriyle “İçsel Simya”mızı nasıl gerçekleştireceğimizin de benim yorumumla ve benim kendi zeminimden kattıklarımla incelenmesi.</p>
<p>Bu yorumlardan sonra belki de 2023’ü bitirdiğimiz bugünlerde kendi dönüşümümüzü nasıl gerçekleştirebileceğimizle ilgili biraz sohbet etsek, belki bir webinarda buluşsak ve bu dönüşümün yollarını ucundan araştırmaya başlasak sanki doğru zaman olurmuş gibi geldi, ne dersiniz? Bu amaçla 27 Aralık Çarşamba günü “<strong>Dönüşümün Anahtarı: Güçlü Beden, Berrak Zihin, Açık Kalp</strong>” adında ücretsiz bir webinar gerçekleştireceğim, eğer katılmak isterseniz aşağıdaki formu tamamlayarak kayıt olabilirsiniz:</p>
The form can be filled in the actual <a href="https://marefidelis.com/donusumun-anahtari/">website url</a>.
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/donusumun-anahtari/">Dönüşümün Anahtarı</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Farkındayım, doğru değerlendiriyorum diyorsun ya hani? Kendi hikayenin içinde hapis olmadığına emin misin?</title>
		<link>https://marefidelis.com/farkindayim-dogru-degerlendiriyorum-diyorsun-ya-hani-kendi-hikayenin-icinde-hapis-olmadigina-emin-misin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Apr 2023 10:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[bilmek ve gormek]]></category>
		<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve lider koçluğunda ustalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14543</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşlerin tam da istediğiniz gibi yürümediği ve parçası olduğunuz bir sistem düşünün. Bu çalıştığınız şirket olabilir, aileniz, siteniz, apartmanınız, hatta ülkeniz olabilir. Bu işlemeyen sistemin tüm fertlerini toplasak ve kötü niyetliler el kaldırsın desek, kaç el kalkar? Bırakın kötü niyeti, burada değişime karşı olanlar el kaldırsın desek, kaç kişi evet, ben karşıyım değişime der?  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/farkindayim-dogru-degerlendiriyorum-diyorsun-ya-hani-kendi-hikayenin-icinde-hapis-olmadigina-emin-misin/">Farkındayım, doğru değerlendiriyorum diyorsun ya hani? Kendi hikayenin içinde hapis olmadığına emin misin?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-3 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-2 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-3"><p>İşlerin tam da istediğiniz gibi yürümediği ve parçası olduğunuz bir sistem düşünün. Bu çalıştığınız şirket olabilir, aileniz, siteniz, apartmanınız, hatta ülkeniz olabilir. Bu işlemeyen sistemin tüm fertlerini toplasak ve kötü niyetliler el kaldırsın desek, kaç el kalkar? Bırakın kötü niyeti, burada değişime karşı olanlar el kaldırsın desek, kaç kişi evet, ben karşıyım değişime der? Peki burada değişime karşı olanları bir kâğıda yazıp verin desek, kağıtlar boş mu gelir? Kim yalan söylüyor?</p>
<p>Ben 21 yıllık danışmanlık hayatımda, kendi hikayesinde kovboy olan neredeyse kimse görmedim. Herkes kovboyların zulmüne uğrayan Kızılderili. En iyisi hem kovboy, hem Kızılderili, kendi kendinin kurbanı. Herkes masum, iyi niyetli, kurban kendi kendine anlattığı hikayede. Bir açıdan kimse yalan söylemiyor. Herkes iyi niyetli ve kurban. Kötü şeyler yapıyorsa da bir sor bakalım niye!</p>
<p>Bu açıdan bizim problemimiz kötü niyet değil. Kötü niyetle başa çıkmak kolaydır. Asıl problem farkındalık eksikliği olunca iş değişiyor. Farkındalık eksikliği ile başa çıkmak çok ama çok zor olabilir, özellikle de edinilmesi gereken farkındalık, kişinin öz imajını, sahip olduğuna inandığı değerleri, erdemlilik inancını ve kimlik tanımını tehdit ediyorsa.</p>
<p>Yazar ve psikiyatrist Mark Epstein, insanların karmasına göre bir sonraki yeniden varoluşlarında nerede doğacaklarından bahseden Buddist varoluş boyutları modelini aslında bir psikopatoloji modeli olarak görebileceğimizi anlatıyor. Buna göre örneğin cehennem boyutu öfke, kıskançlık gibi yoğun duygularla yanan insanları, hayvanlar boyutu güdüleri tarafından yönetilen insanları, aç hayaletler boyutu ise ilgiye ve sevgiye büyük açlık hissederken bunlarla karşılaştıklarında canları yanan, uzaklaşan veya saldıran kişileri temsil ediyor olabilir. Epstein diyor ki İnsan boyutunun psikopatolojisi ise “narsisim”dir. Ancak bu kendini çok beğenmek anlamında bir narsisim değil, insanın kendisiyle ve varoluşun doğası ile ilgili en temel gerçekleri görememesinden kaynaklanan bir cehalet, bir farkındalık eksikliğidir. Ve belki de insanın hem kendine hem de başkaları için yarattığı ve hiç de gerekli olmayan tüm ıstırabın altında da bu cehalet var.</p>
<p>İnsanın en başta kendi kendine uyguladığı şiddeti sonlandırmayı öğretmeyi amaçlayan tüm ehil yolların temelinde de işte bu var: Doğru değerlendirebilmek ve farkındalık. İçinde bulunduğun durumu doğru değerlendirebilmek. Duygu ve düşüncelerini doğru değerlendirebilmek. Karşılaştığın olguları ve bu olguların nasıl birbirlerine bağlı olarak oluştuğunu ve nasıl başka olguları doğurduğunu doğru değerlendirebilmek. Aynı zamanda içinde bulunduğun sistemlerde neler olduğunu da doğru değerlendirebilmek. Bunu yapabilmek için de keskin bir farkındalık geliştirmek. Çünkü bu farkındalık olmazsa duygularımızın, arzularımızın, tutunmalarımızın bu değerlendirmeyi yapmamızı nasıl engellediğini fark edemeyiz.</p>
<p>Sadece kendini yüceltme yolunda yürüyenler için değil, bir değişime öncülük etmeye kalkanlar için de geçerli bu doğru değerlendirme ve farkındalığın önemi. Ron Heifetz’in de dediği gibi “neredeyse tüm liderlik hataları, teşhis hatalarından gelir”.</p>
<p>Benim koçluk yaptığım liderlere, hele de bir değişime liderlik ediyorlarsa yaptığım en büyük destek sanırım bu: hem kendi içlerinde, hem değiştirmeye çalıştıkları sistemde, hem de ikisinin arasındaki etkileşimde gerçekten ne olduğunu, neden sonuç ilişkilerini, ve mevcut olguların bu şekilde nereye gideceğini mümkün olduğu kadar duygulardan ve arzulardan bağımsız bir biçimde değerlendirebilmelerine yardım etmek. Bunu yaparken de kendilerine anlattıkları gerçekle uyumsuz keşfetmelerine destek olmak. Bu sayede de giriştikleri “iyi niyetli” değişim çabasında içlerinden ve dışarıdan gelen tüm cezbedicilere ve tehditlere, tutunmalara ve şantajlara rağmen ehil olanı, doğru olanı, yapılması gerekeni yapmalarına olanak sağlamak.</p>
<p>Hem kendi kendimizle çalışırken, hem de böyle bir liderliğe soyunduğumuzda nereye bakacağımızı bilmek, doğru lensler kullanabilmek, ehil yöntemler edinmek işimizi çok kolaylaştırıyor. İyi terapi modelleri bunu sağlıyor, iyi koçluk modellerinin olduğu gibi. İyi örgütsel davranış modelleri önümüzdeki karmaşık ilişkileri elle tutulur, anlaşılır hale getiriyor. Sevgili hocam Cem Şen ile birlikte çalıştığımız Dharma en başta yanılgılar dünyasında yaşadığımız nehrin bu kıyısından olguları oldukları gibi, kendi doğalarında görebileceğimiz nehrin öte kıyısına taşıyacak yöntemleri öğretmeyi amaçlıyor. Yıllarca bir çok modele ve öğretiye maruz kalıp bir yandan da bir çok yönetici ile çalışmanın sonucu <a href="https://marefidelis.com/yonetici-ve-lider-koclugu-programi/" target="_blank" rel="noopener">kendiliğinden oluşan koçluk modelimi düşündüğümde</a> temel amacının karşı karşıya kaldığımız karmaşıklığı biraz daha anlaşılabilir kılarak bizi özellikle koçluk veya liderlik yaparken tepkisellikten azıcık daha fazla koruyup biraz daha doğru değerlendirme yapabilmeye destek olmak olduğunu görüyorum.</p>
<p>O açıdan her zaman danışanlarıma sorduğum gibi, sizin neyle uğraşıyorsanız onun doğası ile ilgili, gerçeklikle ilgili modeliniz ne? İlişkiler ve onların nasıl çalıştığı ile ilgili… Mutlu ve güvenli çocuklar yetiştirmekle ilgili… Kurumlar ve ilerlemeleri ile ilgili… Zihnin nasıl mutlu, etkin ve berrak olabileceği ile ilgili… Ve bu modeller neye dayanıyor, gerçeklerle destekleniyor mu, işliyor mu gerçekten? Ve bu model sizin doğruyu, ehil olanı, yapılması gerekeni yapmak için gerekli olan tutunmalarınızı gevşetiyor mu, yoksa daha da mı güçlendiriyor? Sizi daha da mı kendi hikayenizde hapis bırakıyor ve böylece haklı ve güçsüz kalıyorsunuz, yoksa sizi özgürleştiriyor mu kendinizden ve hikayenizden bile, ve böylece hem kendinizin tüm yabancılaştırdığınız taraflarınızı hem de öteki gördüğünüz her şeyi ve herkesi kucaklamanıza destek oluyor? Bu sayede de gerçek, anlamlı ve kalıcı değişim mümkün olabiliyor?</p>
<p>Eğer bu sorularımla ilgili azıcık da olsa içinizin tam tatmin olmadığı bir yer varsa, bu konuda ne yapacaksınız?</p>
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/farkindayim-dogru-degerlendiriyorum-diyorsun-ya-hani-kendi-hikayenin-icinde-hapis-olmadigina-emin-misin/">Farkındayım, doğru değerlendiriyorum diyorsun ya hani? Kendi hikayenin içinde hapis olmadığına emin misin?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden değişmiyor hiçbir şey?  Ve nasıl değişebilir?</title>
		<link>https://marefidelis.com/neden-degismiyor-hicbir-sey-ve-nasil-degisebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 11:33:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kurumsal Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[sistem düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[webinar]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici ve lider koçluğunda ustalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/?p=14528</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neden değişmiyor hiçbir şey? Ve nasıl değişebilir? Dost Can Deniz’den Ücretsiz Webinar 13 Nisan Perşembe 20:30- 22:00 Bir sürü eğitim, atölye, webinar, TED konuşması, kitap, uzman, öğretmen, danışman… Birçoğunun söyledikleri, anlattıkları ne kadar mantıklı, anlamlı, ilham verici, hatta elzem ve acil duyuluyor… Bir çoğumuz bunlara maruz kalınca daha iyi bir insan, daha iyi bir  [...]</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/neden-degismiyor-hicbir-sey-ve-nasil-degisebilir/">Neden değişmiyor hiçbir şey?  Ve nasıl değişebilir?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-4 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-3 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-column-has-shadow fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-4"><h2 style="text-align: center;">Neden değişmiyor hiçbir şey? Ve nasıl değişebilir?</h2>
<h3 style="text-align: center;">Dost Can Deniz’den Ücretsiz Webinar<br />
13 Nisan Perşembe 20:30- 22:00</h3>
<p>Bir sürü eğitim, atölye, webinar, TED konuşması, kitap, uzman, öğretmen, danışman… Birçoğunun söyledikleri, anlattıkları ne kadar mantıklı, anlamlı, ilham verici, hatta elzem ve acil duyuluyor… Bir çoğumuz bunlara maruz kalınca daha iyi bir insan, daha iyi bir anne baba, daha iyi bir eş, daha iyi bir lider, daha iyi bir yurttaş olmak için büyük bir istek duyuyoruz, içinde bulunduğumuz yaşamı, ilişkiyi, aileyi, kurumu, toplumu, ülkeyi, dünyayı güzelleştirmek için büyük bir istek duyuyoruz. Bir yandan hatalı, ehil olmayan davranışlarımızı düzeltmek istiyoruz, bir yandan da başkalarına da aynısını yapabilmeleri için destek olabilmek, liderlik yapabilmek istiyoruz.</p>
<p>Ancak bir türlü olmuyor. Olsa da azıcık, geçici bir süre bir şeyler değişiyor, ancak bir şekilde kendimizi yine aynı tanıdık yerlerde buluyoruz. İçinde bulunduğumuz sistemler, kendi düşünce sistemimiz de dahil olmak üzere, bakıyoruz yine aynı şekilde çalışıyor. Üstelik bu sefer onca çabamızın ve yaptığımız yatırımların boşa gittiği ile yüzleşmemek için kendimizden de saklıyoruz bu gerçeği. Bir “spiritüel ego” veya “katılımcı lider egosu” geliştiriyoruz, sanki olmuş gibi davranıyoruz; yüzümüzü aydınlığa dönüyoruz, ancak arkamızda oluşan uzun gölgenin farkında olamıyoruz.</p>
<p>İşte bu ücretsiz webinarda bu olgunun nasıl oluştuğunu birlikte araştıracağız. Özellikle kurumsal ve kamusal alanda liderlik yapanların bu tuzaklara nasıl düştüklerini araştıracağız, ama tüm tartışmalarımız ailelerimiz ve hatta bireysel gelişim çabalarımız için de anlamlı olacak. Aynı zamanda birer koç, anne baba veya lider olarak kendilerine destek vermekten sorumlu olduğumuz kişilere bu alanlarda nasıl destek olabileceğimizi de konuşacağız.</p>
<h3>Ücretsiz bu webinara katılmak için aşağıdaki formu doldurarak kayıt olunuz.</h3>
</div><div class="fusion-text fusion-text-5">The form can be filled in the actual <a href="https://marefidelis.com/neden-degismiyor-hicbir-sey-ve-nasil-degisebilir/">website url</a>.
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/neden-degismiyor-hicbir-sey-ve-nasil-degisebilir/">Neden değişmiyor hiçbir şey?  Ve nasıl değişebilir?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olanı Olduğu Gibi Gören, Berrak Bir Zihin Geliştirmek İçin 4 Öneri.</title>
		<link>https://marefidelis.com/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Nov 2018 06:45:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized @tr]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğer ben, zihnime devamlı gelen, biraz durup bana işkence eden, sonra geçip yerini bir başkasına bırakan düşünce, duygu ve hikayeler olmadığımı fark edersem ve bu düşüncelerin de içinde yer aldığı gökyüzülüğümü, berraklığımı, şeffaflığımı idrak edersem, o zaman ne olurdu acaba? Olgularla, dünyayla, kendimle ilişkim nasıl olurdu?   Bedenimle, kalbimle ilişkim nasıl olurdu? Okumak için tıklayınız.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik/">Olanı Olduğu Gibi Gören, Berrak Bir Zihin Geliştirmek İçin 4 Öneri.</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp</a> yazı dizimize devam ediyoruz. <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak">İlk yazımızda</a>, nasıl farkındalık kaybedip yaşamdan ve kendimizden kopuk hale geldiğimizi inceledik. Bunun çıkış yolunun bedenimizle, zihnimizle ve kalbimizle nasıl alakalı olduğunu inceledik. <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-farkindalik-6-adim">İkinci yazımızda</a> bedenle nasıl farkındalık içeren güçlü bir ilişki kurarak berrak zihin ve açık bir kalp için zemin oluşturabileceğimizi tartıştık. Bu iki yazıya <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak">buraya</a> ve <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-farkindalik-6-adim">buraya</a> tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu yazı, berrak zihni nasıl geliştirebileceğimiz üzerine. </em></p>
<p>Bedenle böyle bir ilişki geliştirebilmenin doğrudan sonucu ve aynı zamanda paradoks içeren bir şekilde bu ilişkiyi geliştirmenin ön koşulu, berrak bir zihin geliştirmek. Zihnimiz, eğer bir düşünürseniz devamlı bedenin nasıl hissettiği ile ilgileniyor, çünkü biz zihinsel hazlarımızı bile bedende yaşıyoruz. Aklınızdaki düşünceleri birkaç gün boyunca izleyip de kategorize ederseniz, muhtemelen geçen düşüncelerin alt yazısı olarak şunları veya şunların farklı şekillerini göreceksiniz: </p>
<p><em>Acı hissetmeyeyim, haz hissedeyim. <br />Kazanayım, kaybetmeyeyim. <br />Onay alayım, suçlanmayayım. <br />İnsanlar beni iyi bilsin, hakkımda kötü düşünmesinler. </em></p>
<p>Bu karşılıklı ikiliklerden oluşan sekiz düşünce kategorisine Buddha “8 Dünyevi Rüzgar” diyor. Bu rüzgarlar devamlı esiyorlar ve zihnimize karanlık bulutları, yoğun sisleri taşıyorlar. Zihnimiz devamlı bu karanlık bulutların, yoğun sisin ve sert esen rüzgarların etkisi altında, berraklıktan uzak, karışık, karanlık, <em>kopuk</em>… Üstüne üstlük zihnimizin bir özelliği de neye odaklanırsa onun şeklini alması. Bu nedenle biz çoktan bu bulutların, bu düşüncelerin, bu duyguların, kendimizle, insanlarla, dünyayla ilgili anlattığımız hikayelerin kendimiz olduğuna inandırmışız kendimizi.</p>
<h3><strong>Zihnin gerçek doğası</strong></h3>
<p>Ancak acaba gerçekten öyle mi? Meditasyon geleneğinde zihin de diğer beş duyu organı gibi bir duyu organı olarak kabul edilir. Yani göz nasıl objeleri görmeye, kulak sesleri duymaya yarıyorsa, zihin de düşünceleri algılamaya yarayan bir altıncı duyu organıdır. Eğer benim zihnim tekrar eden düşüncelerden, bana işkence eden veya haz veren duygulardan oluşmuyorsa ve bunlardan bağımsız ancak bunları algılayan şeyse, o zaman zihnim nasıl bir şeydir acaba? Şekli nasıldır? Rengi nasıldır? İçeriği nasıldır? Zihnim ya o bulutlar ve sis değilse, ya onların da içinde yer aldığı gökyüzü ise ? Bulutlar, sis, fırtına, gökyüzünün doğasını değiştirir mi, gökyüzüne bulaşır mı? Bulutların ardındaki gökyüzünün berraklığını, şeffaflığını, sonsuzluğunu ortadan kaldırır mı?</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/jenn-evelyn-ann-113000-unsplash_c7c8028de06f3e7c49c65adfb37c9806_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/jenn-evelyn-ann-113000-unsplash_c7c8028de06f3e7c49c65adfb37c9806_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/jenn-evelyn-ann-113000-unsplash_c7c8028de06f3e7c49c65adfb37c9806_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/jenn-evelyn-ann-113000-unsplash_c7c8028de06f3e7c49c65adfb37c9806_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Berrak gökyüzü ve farkındalık" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/jenn-evelyn-ann-113000-unsplash_c7c8028de06f3e7c49c65adfb37c9806_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Eğer ben, zihnime devamlı gelen, biraz durup bana işkence eden, sonra geçip yerini bir başkasına bırakan düşünce, duygu ve hikayeler olmadığımı fark edersem ve bu düşüncelerin içinde yer aldığı gökyüzülüğümü, berraklığımı, şeffaflığımı idrak edersem, o zaman ne olurdu acaba? Olgularla, dünyayla, kendimle ilişkim nasıl olurdu?  <br />Bedenimle, kalbimle ilişkim nasıl olurdu? Sekiz dünyevi rüzgarla ilişkim nasıl olurdu? </p>
<p>Bu berraklığa ulaşmak ve bu berraklığı kalıcı bir biçimde geliştirmek işte bir önceki yazımızda bahsettiğimiz bedenle kurduğumuz ilişkiden başlıyor: Bedenin ve bedende olanların farkında olmak. Nefesin farkında olmak. Bedenin arzular ve korkular yolu ile zihnimizi nasıl bulandırdığının farkında olmak. Duyguların ve duyuların farkında olmak. Bedenle güçlü bir ilişki kurmak. </p>
<p>Bu şekilde bedensel farkındalığı geliştirmek, berrak bir zihni geliştirmenin önemli parçalarından. Peki, başka ne yapmaya, neyi geliştirmeye ihtiyacımız var, olanı olduğu gibi gören, bu sayede de takılmadan akmayı becerebilen, berrak, şeffaf, net bir zihin geliştirebilmek için? Bu o kadar engin ve geniş bir konu ki&#8230; Üzerine sayfalarca yazarız, yine de kapsamış olamayız. Ancak gelin bir kaç önemli öneriyi paylaşalım.</p>
<h3>Konsantrasyon Geliştir.</h3>
<p>Düşünsenize kalkıştığımız işi. Otomatik olarak kaçtığımız bazı durum ve duygularla doğrudan yüzleşmek, ve onların hakkında görmezden geldiğimiz gerçekleri doğrudan görmeye çalışmak gibi bir şeyin peşindeyiz. Sizce bu nasıl bir zihin gücü gerektirir? Dikkatimizi başka yöne, özellikle de kopuğun kulübesine doğru çekmeye çalışırken her şey, biz bu dikkati alıp korktuğumuz, canımızı acıtan, doğal olarak kaçmak, dokunmamak, hissetmemek istediğimiz şeylerin üzerine yöneltmeye çabalıyoruz. Bunun için ciddi bir konsantrasyon ve bunun getirdiği kararlılığa ihtiyacımız yok mu?</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/austin-neill-130037-unsplash_907677d4aacdae9fbe404e81dbdb2f15_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/austin-neill-130037-unsplash_907677d4aacdae9fbe404e81dbdb2f15_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/austin-neill-130037-unsplash_907677d4aacdae9fbe404e81dbdb2f15_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/austin-neill-130037-unsplash_907677d4aacdae9fbe404e81dbdb2f15_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="konsantrasyon" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/austin-neill-130037-unsplash_907677d4aacdae9fbe404e81dbdb2f15_800.jpg" /></picture></figure>
<p>İşte bunu için bizi içimizdeki ve dışımızdaki olgularla ve gerçeklerle doğrudan yüzleştirmeyi ve bu sayede içlerindeki hakikati görmemizi sağlamayı amaçlayan hemen her öğreti, bir şekilde bizim konsantrasyon kasımızı güçlendirmeyi  yolun önemli bir parçası haline getiriyor. Buddha&#x27;nın aydınlanmaya giden yolunun 3 ana parçası arasında, erdem ve bilgelik ile birlikte konsantrasyon da var. Bu konsantrasyonu, bu zihinsel gücü geliştiremezsek, zihnimizi kaplayan ve devamlı hareket eden bulutlardan dikkatimizi çekip de sormamız gereken en önemli soruları soramayız.</p>
<p>Neyse ki konsantrasyon bir kas gibi çalışıyor. Çalıştırırsanız, gelişiyor. Beynin nöroplastisitesi, yani yeniden şekil alabilirliği bizim bu konuda yardımımıza yetişiyor. Düzenli olarak meditasyon yapan kişilerin beyinlerinde konsantrasyonu  sağlayan merkezlerde kalıcı olarak gri hücrelerde artış görülüyor. Aynı zamanda bu kişilerin duyusal ve bilişsel farkındalık gibi, tepkiselliklerini kontrol edebilmek gibi, hatta halinden memnuniyet gibi bazı özelliklerinde ve bu özelliklere denk gelen beyin bölgelerinde gelişim gözleniyor. Bu özellikler, berrak bir zihnin özellikleri. O açıdan konsantrasyon geliştirici uygulamaları hayatın bir parçası haline getirmek, yaşamımızı bir kutlama olarak yaşamak için çok kritik.</p>
<h3>Meşguliyetlerini azalt, sadeleş.</h3>
<p>Ancak bu konsantrasyonun oluşabilmesi ve zihnin berraklaşabilmesi için zihni devamlı meşgul etmekten ve devamlı karıştırmaktan uzaklaşmamız lazım. İçinde toz toprak olan bulanık bir suyu devamlı karıştırırsak bulanık kalmaya devam edecektir. Bu suyu kendi haline bıraktığımızda tortular zamanla dibe çökecek, su arınacak, durulaşacaktır. Zihin de aynen böyle. Kendimize ve zihnimize alan yaratmak, onun durulmasını sağlamak, onu berrak zihne ulaştıracak bir takım becerileri geliştirecek fırsatı vermek anlamına gelir. Ancak dar bir odaya nasıl bir sürü eşya doldurursak bu odada hareket etmek imkansız hale gelirse, zihnimizi de gereksiz meşguliyetlerle doldurmak onun akıcı bir biçimde hareket etmesini ve asıl önemli olan şeyleri belirleyip onlara odaklanmasını engeller.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-27649-unsplash_76aa524ffe7e4253d74fdb9a46b3e374_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-27649-unsplash_76aa524ffe7e4253d74fdb9a46b3e374_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-27649-unsplash_76aa524ffe7e4253d74fdb9a46b3e374_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-27649-unsplash_76aa524ffe7e4253d74fdb9a46b3e374_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="sadelik ve farkındalık" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-27649-unsplash_76aa524ffe7e4253d74fdb9a46b3e374_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Buradaki en büyük problem, bizim zihnimizi bir hazza kaçma aracı olarak kullanmamızda maalesef. Ellerimizdeki telefonlar, televizyon dizileri, hırslarımız, kafamızı taktığımız gereksiz endişeler, tekrar eden düşüncelerimiz, ve tabi ki bedensel hazların peşinde koşturmamız, bizim zihnimizle oynadığımız acıdan ve rahatsızlıktan kaçma, haz ve mutluluk peşinde koşma oyunumuz. Zihnimiz devamlı şimdi ne alayım, ne yiyeyim, nasıl onay alayım, nasıl takdir göreyim, kendimi fiziksel veya maddi olarak nasıl güvenceye alayım, cinsel ve duygusal tatmine ve hazlara nasıl ulaşayım, daha ne edineyim, daha da edinmek için nasıl olanaklarımı genişleteyim, bunlarla meşgul değil mi? Düşüncelerinizi bir izleyin: Devamlı acı ve rahatsızlıktan uzaklaşmak ve tatmin ile hazza ulaşmak dışında nadiren bir düşünce geçtiğini göreceksiniz. Meşguliyetlerimizin neredeyse tamamı arzularla ve kısa dönemli hazlarla alakalı.</p>
<h4>&quot;Hazların ve arzuların tuzağı.&quot;</h4>
<p>Bu açıdan sadeleşmek, bu arzularımıza daha bilgece bakmak önemli. Fark etmemiz gereken belki de en önemli şey şu: Çoğu zaman reklamlar, reklamını yaptığı malın verebileceğinden daha fazlasını vaadediyor. Diyelim ki siz mutluluğunuzu dünyadaki en güzel lezzeti bulmaya bağladınız. O lezzeti bulmak, en önemli amacınız. Düşüncelerinizin bu amaç çevresinde nasıl organize olacağını hayal edebiliyor musunuz? O zaman yediğiniz her yemek, neye döner? Yok, dersiniz, bu da değil. Bazı lezzetler yaklaşacaktır o ideal lezzete, ama hiç bir zaman tam tatmini alamayacak, tam olarak mutlu olamayacak, hiç geçmeyen bir tatminsizlik, mutsuzluk içinde yaşayacaksınız. Bu zihin, ne kadar berrak olabilir sizce?</p>
<p>Olmaz ya, diyelim ki bir gün aradığınız o lezzeti, o harika lezzeti buldunuz. İşte bu! dediniz. Aradığım, yıllardır peşinde koştuğum, uğruna herşeyden vaz geçtiğim lezzet bu. Keyifle yediniz. Çok mutlusunuz. Ya sonra? Diyelim ki bundan sonra da hep aynı yemeği yiyebilecek imkanlara da sahipsiniz. Eee? Ya 3. yemek? Ya 10. yemek? O zaman ne olacak? Zihnimiz bu durumda ne durumda, neyle meşgul olacak?</p>
<figure class="image regular"><a   href="http://hayalkırıklığı ve arzular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/charles-deluvio-451759-unsplash_e99ac571a0c428d9a7abdcce3801b7d6_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/charles-deluvio-451759-unsplash_e99ac571a0c428d9a7abdcce3801b7d6_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/charles-deluvio-451759-unsplash_e99ac571a0c428d9a7abdcce3801b7d6_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/charles-deluvio-451759-unsplash_e99ac571a0c428d9a7abdcce3801b7d6_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/charles-deluvio-451759-unsplash_e99ac571a0c428d9a7abdcce3801b7d6_800.jpg" /></picture></a></figure>
<p>Tüm yaşamımız bu şekilde değil mi? Eğer zihnimizi meşgul eden, tüm zihin alanımızı kapsayan tüm bu şeylere, arzulara, hırslara, endişelere, vs. bilgece bakmazsak, zihnimiz ve dikkatimiz tamamen bu bulutlarla kaplanır, bu bulutlar sanmaya başlarız kendimizi. Böyle bir zihinde de ne konsantrasyon gelişebilir, ne berraklık, ne de zihnin gerçek doğası bulutların ardından ortaya çıkabilir.</p>
<h3>Düşüncelerle eğlenmeyi bırak.</h3>
<p>Biliyorsunuz üç haftadır bir meditasyon inzivasındaydım. Bir meditasyon sonrasında, zihnimin tamamen sakin, sessiz, neredeyse kıpırtısız halinin keyif ve huzuru içinde doğada yürüyüş yaparken, birden bire bir düşüncenin doğduğunu fark ettim: Websiteme yapmayı planladığım yeni değişikliklerle ilgili bir fikir, bir plan, bir niyet. Bu fikirle beraber zihnimde, içimde büyük bir hazzın doğduğunu, ve zihnimin hemen bu fikre yapışarak nasıl yeni düşünceler ürettiğini, bu yeni düşüncelerden de haz almaya çalıştığını, bu hazları devam ettirmek için devamlı düşünceler yaratmaya devam ettiğini gözlemledim bir yandan süren derin sakinlik ve sessizlik içinde. Ancak bu hazlar, bu eğlence zihnime yetmedi; şimdi de bir an önce bu fikirleri hayata geçirmek ve bundan da haz almak isteği doğdu içimde. Bu istekle de hem bedenim, hem nefesim, hem de zihnim gerilmeye başladı. Ne de olsa meditasyon inzivasındayım, daha bir süre bunu yapamayacağım. Öte yandan deneyimle biliyorum ki, bu gibi yaratıcı faaliyetler bana büyük haz verse de hiç bir zaman tam tatmin sağlamıyor, biraz daha, biraz daha, biraz daha yapmak istiyor insan, iş ki o tatmini, hazzı, eğlenceyi devam ettirebilesin. Ve bir bakmışsın ki zihninde o berraklıktan eser kalmamış, devamlı eğlenmeye çalışan, devamlı haz peşinde koşan, hiç bir zaman tatmin bulamayan, ve acıdan kaçmaya çalışan gergin, dolu, bulanık bir zihin, gergin bir beden, gergin bir kalp. Evet, aynen bir önceki maddede anlattığım yemek örneği gibi.</p>
<p>Hani alkollü içkilerin etiketlerinde yazıyor ya, aynen onun gibi: Düşünceler sizin dostunuz değildir. Düşüncelerle eğlenmeyi bırakın. </p>
<h3>Ehil olmayan zihin hallerindense, farkındalık ve ehil zihin hallerine prim ver.</h3>
<p>İşte bu yüzden zihnimizde olumsuz düşüncelerdense olumlu zihin hallerini geliştirmek çok önemli. Zihnimizde öfke, açgözlülük, uyuşukluk, kibir, haset, kıskançlık, bulanıklık olduğu zaman bunun farkında olmak, ve farkındalık ile bunları beslememeye yatırım yapmak. Bunları beslersek bizi götürecekleri yer, Kopuk&#x27;un kulübesi çünkü. Zihnimizde sakinlik, anlayış, ayrımsama gücü, farkındalık, şefkat, cömertlik, uyanıklık, enerji olduğunda bunun farkında olmak, ve farkındalık ile bunları beslemek için çalışmak. Bunlar bizi Kopuk&#x27;un kulübesinden çıkaracak ve berrak bir zihne ulaştıracak şeyler.</p>
<p>Bu hiç bir zaman duygularımızı, olanı bastırmak anlamına gelmiyor. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, bunları bastırmak bizi doğrudan Kopuk&#x27;un kulübesine geri götürür. Zaten bu madde &quot;farkına var, ancak besleme&quot; diyor. Farkında ol.  Zihninde ne olduğunu, zihninin ne halde olduğunu gör, ancak onun içinde kaybolma. Konsantrasyonunu kullan. Farkındalık geliştir. O seni berraklığa götürecek.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/tavin-dotson-37590-unsplash_2586fe40222133899f7bd0bff7153d34_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/tavin-dotson-37590-unsplash_2586fe40222133899f7bd0bff7153d34_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/tavin-dotson-37590-unsplash_2586fe40222133899f7bd0bff7153d34_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/tavin-dotson-37590-unsplash_2586fe40222133899f7bd0bff7153d34_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="zihin halleri" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/tavin-dotson-37590-unsplash_2586fe40222133899f7bd0bff7153d34_800.jpg" /></picture></figure>
<h3>Zihninde gerçek kabul ettiğin düşüncelerini sorgula.</h3>
<p>Zihninde senin sandığın, hatta daha da ötesi &quot;sen&quot; sandığın bir sürü düşünce, inanç, kalıp var. Doğru olduğunu bir kere bile sorgulamadığın bir sürü kavram, önerge, emir var. Dünyanın nasıl bir yer olduğu ve nasıl bir yer olması gerektiği ile ilgili bir sürü kabulün var. Kendinin ve diğer insanların nasıl olması ve nasıl davranması gerektiği ile ilgili bir sürü standart var zihninde. Bunların &quot;doğru&quot; veya &quot;gerçek&quot; olduğuna emin misin? Bu inançların, kabullerin, düşüncelerin nereden zihnine girdiğini biliyor musun? </p>
<p>Bir düşün bakalım. Bir sorgula. Anla. Bırak zihnindeki gereksiz ve dayanaksız, bu nedenle de sana yük olan, seni gözünün önündeki gerçekleri görebilmekten alıkoyan, sana sen fark etmeden işkence eden, seni kısıtlayan, ve çoğu zaman kopuk&#x27;un kulübesine kapatan bu boş inançlar çözülsün, erisin, köpük köpük yok olsun. Ve yerini zihninin gerçek doğasının uçsuz bucaksız, her şeyi içine alan, ve güneşin altındaki hiç bir şeyi ayırmayan berrak, engin gökyüzüne bıraksın.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-120546-unsplash_18957f0a2ce3c4a2b336fc080c46aa09_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-120546-unsplash_18957f0a2ce3c4a2b336fc080c46aa09_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-120546-unsplash_18957f0a2ce3c4a2b336fc080c46aa09_800.jpg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-120546-unsplash_18957f0a2ce3c4a2b336fc080c46aa09_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="kurtuluş farkındalıkta" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/aaron-burden-120546-unsplash_18957f0a2ce3c4a2b336fc080c46aa09_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Bu sayede oluşan berraklık, bedensel farkındalığımızı ve onunla kurduğumuz ilişkiyi güçlendirecek. Ve bu sayede kalbimiz, bedenin tahakkümünden ve düşüncelerin tahakkümünden özgürleşmeye, gerçekten gevşemeye, açılmaya başlayacak. Bir sonraki yazımızda bunun üzerine konuşacağız. O zamana kadar kendinize, bedeninize, zihninize iyi bakın.</p>
<p><em>Bu yazı dizisindeki gelecek yazıları kaçırmamak için eposta listemize abone olun. Abone olduğunuzda sizler için hazırladığım ücretsiz e-koçluk çalışmasını da size göndereceğiz:</em></p>
<figure class="capture">
<div class="embed-container"><iframe src="https://app.storychief.io/capture/1209?source=59892" frameborder="0" scrolling="no" sandbox="allow-forms allow-scripts allow-same-origin" width="400" height="343" style="max-width: 100%;"></iframe></div>
</figure>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik?id=2047197578&type=2",title: "Olanı Olduğu Gibi Gören, Berrak Bir Zihin Geliştirmek İçin 4 Öneri.",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik/">Olanı Olduğu Gibi Gören, Berrak Bir Zihin Geliştirmek İçin 4 Öneri.</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
