<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Açık kalp Arşivleri - marefidelis.com</title>
	<atom:link href="https://marefidelis.com/tag/acik-kalp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://marefidelis.com/tag/acik-kalp/</link>
	<description>MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Jan 2023 07:18:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.1</generator>
	<item>
		<title>“Tutunma, bırak!”</title>
		<link>https://marefidelis.com/tutunma-birak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2023 21:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Açık kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Gestalt]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Koçlukta Duygularla Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/tutunma-birak/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir lastik firmasının reklamındaki küçük kız babasına soruyordu: “Baba, yıldırım düşse sen tutar mısın?” Arkadaşlar, yıldırım tutulmaz. Ancak nedense biz, hepimiz, düşen yıldırımlarla beraber aslında tutulamayacak, tutulmaması gereken, tutulduğunda başımıza bela açacak şeyleri tutmaya, onlara tutunmaya çalışıyoruz nedense. Biz eskiye, artık zamanı geçmiş olana tutunuyoruz. Biz aslında asla gerçekleşmeyecek, gerçekleşse bile bizi mutlu etmeyecek umutlara tutunuyoruz. Biz doğasında geçip gitmek, akmak, devamlı değişmek olana tutunuyoruz. Biz bize aslında ıstırap verene tutunuyoruz. Bırakmaktan korktuğumuz için kendimizi kitliyoruz, durağanlaşıyoruz, zincirleniyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/tutunma-birak/">“Tutunma, bırak!”</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="fusion-fullwidth fullwidth-box fusion-builder-row-1 nonhundred-percent-fullwidth non-hundred-percent-height-scrolling" style="--awb-border-radius-top-left:0px;--awb-border-radius-top-right:0px;--awb-border-radius-bottom-right:0px;--awb-border-radius-bottom-left:0px;--awb-flex-wrap:wrap;" ><div class="fusion-builder-row fusion-row"><div class="fusion-layout-column fusion_builder_column fusion-builder-column-0 fusion_builder_column_1_1 1_1 fusion-one-full fusion-column-first fusion-column-last" style="--awb-bg-size:cover;--awb-margin-bottom:0px;"><div class="fusion-column-wrapper fusion-flex-column-wrapper-legacy"><div class="fusion-text fusion-text-1"><p>Bir lastik firmasının reklamındaki küçük kız babasına soruyordu:</p>
<p>“Baba, yıldırım düşse sen tutar mısın?”</p>
<p>Arkadaşlar, yıldırım tutulmaz. Ancak nedense biz, hepimiz, düşen yıldırımlarla beraber aslında tutulamayacak, tutulmaması gereken, tutulduğunda başımıza bela açacak şeyleri tutmaya, onlara tutunmaya çalışıyoruz nedense.</p>
<p>Biz eskiye, artık zamanı geçmiş olana tutunuyoruz. Biz aslında asla gerçekleşmeyecek, gerçekleşse bile bizi mutlu etmeyecek umutlara tutunuyoruz. Biz doğasında geçip gitmek, akmak, devamlı değişmek olana tutunuyoruz. Biz bize aslında ıstırap verene tutunuyoruz. Bırakmaktan korktuğumuz için kendimizi kitliyoruz, durağanlaşıyoruz, zincirleniyoruz.</p>
<p>Bize zarar veren kişilere, ilişkilere, işlere tutunuyoruz.</p>
<p>Bizi gözümüzün önündeki ve olduğu gibi yüzleştiğimizde özgür kılacak gerçekleri görmemize engel olan fikirlerimize inançlarımıza tutunuyoruz.</p>
<p>Bizi ilerlemekten, gelişmekten, olabileceklerimiz, yapabileceklerimizden uzak tutan ve tüm kimlik tanımları gibi sadece birer tanım olan mevcut kimlik tanımlarına tutunuyoruz.</p>
<p>Bizi içinde sığamadığımız dar kalıplara ve tanımlara tıkan ve belki de bizim için hiçbir önemi olmayan, bazen bir daha görmeyeceğimiz başka insanların hakkımızdaki düşüncelerini kontrol etmeye tutunuyoruz.</p>
<p>Bunun sonucu ise kendimizden, duygularımızdan, farkındalığımızdan, bedenimizden, değerlerimizden, kalbimizi gerçekten heyecanlandıran şeylerden, bizim için önemli olan insanlardan, ve gerçeklikten kopuk; renklerin soluklaştığı, deneyimlerin ise donuklaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünyamız da tutulamayacak şeyleri tutmaya çalıştığımız için devamlı kaygı, endişe ve stres dolu. Tüm bu yaptıklarımızı da tatmin ve güvende olmak için yapıyor olduğumuz gerçeği de işin en absürd tarafı.</p>
<p>Bu sadece zihinsel ve duygusal bir şey değil. Bedensel olarak da ortaya çıkıyor. Uzun süredir çalıştığım savaş sanatlarından Wing Chun, bu tutunma tuzağına nasıl düştüğümüzü doğrudan gördüğümüz yerlerden biri. Aşağıdaki videoda spor hocam sevgili Görkem Aslan (kendisi Wing Chun bilmez) ile bunu sizlere göstermeye çalıştık. Haydi şimdi videoyu seyredin, ve bir yandan da bakın bakalım ne fark ediyor, nasıl hissediyorsunuz.</p>
</div><div class="fusion-video fusion-vimeo fusion-aligncenter" style="--awb-max-width:600px;--awb-max-height:360px;--awb-width:100%;"><div class="video-shortcode"><lite-vimeo videoid="790931251" class="landscape" params="autoplay=1autoplay=0&autopause=0" title="Vimeo video player 1"  width="600" height="360"></lite-vimeo></div></div><div class="fusion-text fusion-text-2"><p>Acaba siz nerelerde, yaşamınızın hangi alanlarında kendinizi, sadece tutamayacağınız, tutmamanız, artık faydalı olmayan şeylere tutunarak kitliyor ve gereksiz yere “dayak yiyorsunuz” acaba?</p>
<p>Tamam da çıkış yolu ne? Belki de bu dediklerimi daha önce duydunuz. Belki bunları aynen benim gibi öğretiyorsunuz bile. Ama kavramları bilmek, hatta bir video seyretmek bizi değiştirmiyor. Gestalt yaklaşımında dediğimiz gibi, olmadığımız bir şey olmaya çalışarak değil, olduğumuz şeyi tam olarak sahiplenerek, farkındalıkla temas ederek, onu bedenimizde hissederek, bu sayede de anlayarak değişiyoruz biz. Yani tuttuğunun, ve nasıl tuttuğunun farkında olmadığın şeyi bırakamazsın. Yani o tutunmanın içine girmen, onun bedende, hislerinde, duygularında ve zihninde nasıl yaşadığını bizzat, kavramlardan bağımsız bir şekilde doğrudan deneyimlemen, onunla temas etmen, onun farkına varman lazım.</p>
<p>İşte Gestalt yaklaşımı bunu öğretiyor. Eugene Gendlin’in Focusing’i bunun için bir yöntem ortaya koymaya çalışıyor. Beden odaklı bir çok yaklaşım bunu yapma çabasında. Ve Buddha, tüm mindfulness akımının doğduğu Mahasatipatthana – Farkındalığın 4 Temeli sutrasında bundan bahsediyor.</p>
<p>Ve, 3 Şubat’ta başlayacak Koçlukta Duygularla Çalışmak eğitimimiz de işte bu kendimizi kitli kıldığımız tutunmalarla çalışmanın yöntemlerine güçlü bir giriş amaçlıyor. Beş oturumdan oluşan ve birer oturumunu Prof. Dr. Sinan Canan ve Aylin Kafalı Deniz, PCC ile sunacağımız bu eğitimde hem kendimiz, hem de koçluk danışanlarımız için aslında bakmamız, yüzleşmemiz gereken, ancak bunu yapmaktan çekindiğimiz, bu yüzden de kitli kaldığımız durumlarda kullanabileceğimiz beden, his ve duygu odaklı yaklaşım, yöntem ve teknikler üzerinde çalışacağız. 23 Ocak’a kadar erken ödeme indirimi ile kayıt olabileceğiniz bu eğitimle ilgili detaylı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg" alt="Duygular" /></picture></a></figure>
<p>Buddha’nın dediği gibi “hiçbir şeye takılmayan bir zihin hali geliştirin”. Yoksa tutmamamız gereken şeylere tutunduğumuz için illüzyon dünyası samsaranın dayağını yemeye devam edeceğiz gibi gözüküyor.</p>
<p>Madem yazımızın içinde bir video vardı, bir de şarkıyla, tüm bu dediklerimizi en lirik şekilde anlatan, Multitap’tan “Tutunma Bırak”la bitirelim:</p>
<figure class="video strchf-type-video regular strchf-size-regular strchf-align-center">
<div class="embed-container">
<div style="max-width: 100%; position: relative; padding-top: 56.5%;"><iframe style="position: absolute; top: 0px; left: 0px; width: 100%; height: 100%;" title="Multitap - Tutunma Bırak (No:3B)" src="https://www.youtube.com/embed/BEgW0Ps539k?feature=oembed" width="200" height="113" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen" data-mce-fragment="1"></iframe></div>
</div>
</figure>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/tutunma-birak?id=917648395&type=2",title: "“Tutunma, bırak!”",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script></p>
</div><div class="fusion-clearfix"></div></div></div></div></div>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/tutunma-birak/">“Tutunma, bırak!”</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</title>
		<link>https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 14:42:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Açık kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu ve Hislerle Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...İşte bu nedenle hem koçlar, hem de gelişim yolculuğunda yürüyen herkesin kendi his ve duyguları ile çalışmayı ve bunu başkalarının yapmalarına destek olmayı öğrenmeleri çok önemli. Benim bir koç olarak danışanlarımla kullandığım yaklaşım ve araçlar arasında en fazla etki ve ilerleme yaratan bir kaç teknikten birisi duygu ve hislere farkındalık getirmek ve şimdi ve buradaki deneyime farkındalık getirmek .</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/">Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir şirketin tepe yönetici olan danışanımla, kendine doğrudan bağlı çalışma arkadaşlarından en güvendiği ile yaşadığı bir sorun ile konuşuyoruz. Çalışanı hiç beklemediği bir şey yapmış. Danışanım bu kişiyi karşısına alıp yaptığı şeyin yanlış olduğuna, en başta kendisine zarar vereceğine, bütün bunları onun iyiliği için söylediğine ikna etmeye çalışmış. Ancak pek de becerememiş. Şimdi karşımda, kendi zihnindeki düşünceler ve kalbindeki duygular arasında dönüp duruyor. Sanki iki seçenek arasında kalmış gibi gözüküyor: Cezalandırıp ardından suçlu hissetmek, veya sineye çekip öfkesini sindirmeye çalışmak.</p>
<p>Bu tespiti paylaşıyorum kendisi ile: “Sanki öfke ve suçluluk arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış gibi duyuluyor söylediklerinden.” Bir çoğumuzun çoğu zaman olduğu gibi.</p>
<p>Bu söylediklerimi teyit eden bir çaresizlikle bana bakıyor.</p>
<p>“Başka bir olasılık olamaz mı acaba?” diye soruyorum.</p>
<p>Gözlerindeki çaresizliğin üzerine “zorlama da beni söyle, pek işe yarayacağını düşünmesem de” tepkisini içeren bir bakış ekleniyor.</p>
<p>İstediğini sandığım şeyi yapıp devam ediyorum çok zorlamadan: “Arkadaşını hep ikna etmeye çabalamışsın, ancak ne hissettiğini ifade etmemişsin gibi duyuluyor. Acaba bu olay karşısında ne hissediyorsun?”</p>
<p>“Ne hissedeceğim, öfke ve çaresizlik hissediyorum” diyor danışanım.</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" alt="Screm" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg" /></picture></figure>
<p>“Mutlaka” diyorum, “ve bunların farkında olman güzel”. Bir yandan da ne kadar hızlı, kendine hiç temas etmeden, neredeyse otomatik bir biçimde geldiğinin farkındayım yanıtının. Ayrıca  bu duyguların farkındalığı herhangi bir çözülmeye de götürmemiş gözüküyor danışanımı. </p>
<p>Gözlemimi paylaşıp devam ediyorum: “Acaba bu çalışma arkadaşının davranışı karşısında hissettiğin duygulara biraz derinden baksak, acaba bize ne gibi olasılıklar sunabilir, birlikte araştıralım, ister misin?”</p>
<p>Onaylaması üzerine duygularının derinine inmek üzere bedenini temel alacak şekilde birlikte çalışıyoruz. Bir süre sonra daha derindeki duygularına ulaşıyoruz: Büyük bir hayal kırıklığı, ve güven kaybı… Kendi kelimeleri ile, büyük bir hayretle ifade ettiği gibi “bu arkadaşımın orada olmasından dolayı altımda çok sağlam bir biçimde hissettiğim zeminim, tamamen erimiş gibi hissediyorum yahu!”. Ve bunları getirdiği geleceğe yönelik büyük bir kaygı.</p>
<p>Bu duygulara temas edip adlandırınca içinde bulunduğu öfke ve çaresizlik, bambaşka bir şeye dönüşüyor. Bir yandan durumla ilgili tüm resmi görmüş olduğu için içindeki tıkanıklık ve çatışma hissi ortadan kalkmış durumda. Hatta biraz hüzün hissettiğini ifade ediyor bir kişiye bu kadar bel bağlamış olduğunu fark ediyor olmaktan. Ve bu güvenin sanki yasını tutmaya başladığını da fark ediyor. Bu duygulara temas etmekten neden kaçtığını, neden kendini bu duygulara karşı duyarsızlaştırdığı da ortaya çıkıyor:</p>
<p>“Dost, ben bu duyguları nasıl ifade edebilirim ki bu kişiye, bunları söylersem ilişkimiz bozulmaz mı?”</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Seansımızın devamında aslında bu duygularını ifade etmezse nasıl ilişkilerinin ister istemez bozulacağını, belki de ancak ifade ederek ilişkilerini daha da derinleştirebileceğini keşfediyoruz beraber. Belki de bu sayede duruma daha gerçekçi beklentilerle bakabileceğini itiraf ediyor. Hem kendisine, hem de diğer kişiye. Aslında iyi niyetli, ancak farklı düşünceleri ve beklentileri olan, ve mutlaka hata yapma potansiyeli de olan, egoya sahip iki birey olarak.  Çalışma ilişkilerini bu sayede daha sağlıklı zeminlere oturtmanın yolları olabileceğini fark ediyor. Bu noktada sohbetimiz yaşamının geneline genişliyor, yaşamında nasıl bazı kişilerin üzerine nasıl gerçekçi olmayan bir “güven” yükü koyduğunun farkına varıyor danışanım. Sadece biraz yavaşlayıp o anda yaşanmakta olan duygu, his ve duyulara derinden farkındalık getirdiğimiz için.</p>
<h3 id="7dlm6">Yaşam Değiştiren Farkındalığın Temeli</h3>
<p>Geçenlerde vefat eden Amerikalı felsefeci ve psikolog Eugene Gendlin, benim bir çok danışanımla yaşadığım benzer seansların içinde saklı sırrı 1960’lı yıllarda yaptığı bir araştırma sırasında keşfetmiş. O sırada Chicago Üniversitesinde olan Gendlin, terapi, psikolojik danışmanlık veya koçluk benzeri hizmetler alan kişilerin bazılarının uzun yıllar boyunca yerlerinde sayarken, bazılarının nasıl olup da hızla ilerlediklerini terapist ve danışmanların yaklaşımlarında araştırmış. 2000 seans kaydı dinledikten sonra bu terapistlerin yaklaşım ve teknikleri arasında kayda değer bir fark bulamamış. Bunun üzerine dönüp danışanları dinlemeye karar veren Gendlin, aradığını burada bulmuş: Hızla ilerleme kaydeden hemen tüm danışanların, diğerleri gibi zihnin ve düşüncelerin içinde kaybolmak ve devamlı aynı hikayeleri anlatmak yerine bu hikayelerinin bir yerinde yavaşlayıp, dikkatlerini duygu ve hislere çevirdiklerini, kendi bedenlerine ve hislerine belli bir biçimde temas ettiklerini bulmuş. Bu bulgusunu daha sonra da tüm dünyada kullanılan bir metodolojiye çevirmiş Gendlin.</p>
<p>Sadece Gendlin değil bu metodolojiyi kullanan. Gestalt yaklaşımının temellerinden biri zihinsel hikayelerimizden, kavramların ve düşüncelerin dünyasından çıkıp şimdi ve burada yaşanan deneyime farkındalık getirmektir. Aynı şekilde Peter Levine tarafından yaratılan Somatic Experiencing’de de deneyime ve bedene farkındalık getirmek kullanılan önemli araçlardan. Buddha, Satipattana Sutra’da bedenin ve duyguların farkındalığını devamlı korumayı tam ve mutlak aydınlanmaya götüren direkt veya tek yolun dört önemli parçasından biri olarak sunuyor bize.</p>
<p>Duygulara Farkındalık Getirmenin Gücü</p>
<p>İşte bu nedenle hem koçlar, hem de gelişim yolculuğunda yürüyen herkesin kendi his ve duyguları ile çalışmayı ve bunu başkalarının yapmalarına destek olmayı öğrenmeleri çok önemli. Benim bir koç olarak danışanlarımla kullandığım yaklaşım ve araçlar arasında en fazla etki ve ilerleme yaratan bir kaç teknikten birisi duygu ve hislere farkındalık getirmek ve şimdi ve buradaki deneyime farkındalık getirmek.</p>
<p>İşte 3 Şubat’ta başlayacak ve 5 oturum/ 10 saatten oluşan<strong> <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/">Koçlukta Duygularla Çalışmak</a> </strong>online programını bu amaçla oluşturduk. 20 yılı aşan koçluk deneyimimde en çok işime yaradığını gördüğüm teknikleri katılımcılarla paylaşacağım bu eğitime Prof. Dr. Sinan Canan ve Aylin Safiye Deniz, PCC de iki oturumla  katkıda bulunacaklar. Bu eğitim,  hem kendimizin, hem de destek olduğumuz başkalarının duygu ve hislerine farkındalık getirmeye başlamak için hızlı bir giriş yapacağız ve hemen kullanabileceğiniz etkili ve basit teknikler öğreneceğiz. </p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg" /></picture></a></figure>
<p>Bu eğitimin tarihleri şöyle:</p>
<p><em>3 Şubat 2023 Cuma – 19:30 – 21:30 (Prof. Dr. Sinan Canan ile)</em><br /><em>7 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>14 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>21 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>24 Şubat 2023 Cuma – 19:30 – 21:30 (Aylin Safiye Deniz, PCC ile)</em></p>
<p>23 Ocak’a kadar erken kayıt indiriminden faydalanabileceğiniz ve 10 saat ICF CEU başvurusu yapılan bu programla ilgili detaylı bilgiye ve kayıt sayfasına <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p> Umarım webinarlarda görüşürüz!</p>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu?id=1208242186&type=2",title: "Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/">Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İdeolojiniz mi var, Ülkünüz mü?</title>
		<link>https://marefidelis.com/ideolojiniz-mi-var-ulkunuz-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 17:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Açık kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/ideolojiniz-mi-var-ulkunuz-mu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir ülküsü olmalı insanın, zihnimizde dolaşan korku ve hırs dolu düşüncelere değil, bizi oradan oraya vuran ve geçmişin hallolmamış meseleleri ile tetiklenen duygulara değil; kalbimizin, en derin özlemine, yüreğimizin kendimize ve yaşama karşı olan taahhüdüne dayanan... Bizim için bu dünyada geçirdiğimiz süreyi anlamlı kılan, uğruna rahat koltuklarımızdan kalktığımız, güvenli evimizden çıktığımız, zorluklara seve seve katlandığımız bir ülküsü olmalı.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/ideolojiniz-mi-var-ulkunuz-mu/">İdeolojiniz mi var, Ülkünüz mü?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ülküsü olmalı insanın, zihnimizde dolaşan korku ve hırs dolu düşüncelere değil, bizi oradan oraya vuran ve geçmişin hallolmamış meseleleri ile tetiklenen duygulara değil; kalbimizin, en derin özlemine, yüreğimizin kendimize ve yaşama karşı olan taahhüdüne dayanan&#8230;</p>
<p>Bizim için bu dünyada geçirdiğimiz süreyi anlamlı kılan, uğruna rahat koltuklarımızdan kalktığımız, güvenli evimizden çıktığımız, zorluklara seve seve katlandığımız bir ülküsü olmalı.</p>
<p>Önümüze çıkan tüm o cazip, ağzımızın suyunu akıtan çeldiricilere, veya bu yolda devam edersek yaşayacağımız cehennem azabını anlatan korku hikayeleri anlatanlara rağmen yine de bunlara sırtımızı dönüp de peşinden gidebildiğimiz bir ülkü.</p>
<p>Ancak çoğumuzun sadece ideolojileri var.</p>
<p>Neyin nasıl olması gerektiğini, ulaşılacak yerdense uyulması gereken kriterleri tanımlayan ideolojiler. Kimin iyi kimin kötü insan olduğunu tanımlayan, neyin doğru neyin yanlış olduğuna bizim yerimize karar veren, bize eğer uyarsak bu dünyada veya öte dünyada cenneti, uymazsak her iki dünyada da cehennemi vadeden ideolojilerimiz.</p>
<p>Süslü sözler ve büyük iddialarla bezeli, ve o sözlerin ve iddiaların gerçek hayattaki işlerliğini sorgulamayı büyük bir günah olarak, küfür olarak görmeye bizi ikna etmeye çalışan ideolojilerimiz.</p>
<p>O ideolojiye ait olmayan herkesi düşman, gerçeği göremeyen, geri zekalı, kötü niyetli, hain, geri kafalı, gerici, küffar, din düşmanı, örümcek kafalı, sapık, hatta tehdit görmemizi salık veren, öncelikle bu kişilere tebliğ etmemizi, bunu beceremiyorsak onları yok saymamızı, insan yerine koymamamızı, hatta bazen fikren veya fiziken yok etmemizi söyleyen ideolojiler. </p>
<p>Bize bu ideolojiye inandığımız için ne kadar özel olduğumuz konusunda içimizi rahatlatan ideolojiler. Bu sayede bizi rahat ettiren, bizi zorlanmaktan koruyan, kendilerine uydukça ödüllendiren, uymadığımızda cezalandıran ideolojiler.</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_477e12fd800919513890c297efff92a5_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_477e12fd800919513890c297efff92a5_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_477e12fd800919513890c297efff92a5_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_477e12fd800919513890c297efff92a5_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="first walk after confinment" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_477e12fd800919513890c297efff92a5_800.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/@rubavi78" rel="noopener noreferrer">Rubén Bagüés</a> | Source: <a target="_blank" href="https://unsplash.com/" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>İşte bu yüzden belki de içinde bulunduğumuz dünya böyle.</p>
<p>Çünkü&#8230;</p>
<p>İdeolojiler böler. Ülküler ise insanları birleştirir.</p>
<p>İdeolojiler bizim korkumuzu, suçluluk duygumuzu, öfkemizi, açgözlülüğümüzü besler. Ülküler ise bizi en iyimize, içimizdeki en yüce duygulara, tutkumuza, hayallerimize, erdemimize bağlar.</p>
<p>İdeolojiler bizi içinde rahat ettiğimiz düşüncelerin, fikirlerin, ideaların içinde hapis eder. Ülküler ise tam tersine bizi kısıtlayan düşünce ve inançlarını dışına çıkmaya, kendimizi aşmaya, kimlik tanımımızı her geçen gün genişletmeye iter.</p>
<p>İdeolojiler kıskançtır. Başka ideolojilerden korkar. Onları kendine tehdit olarak görür. Ülküler ise başka ülküleri duymaktan keyif ve heyecan duyar. Onları desteklemek, hatta mümkünse onlarla beraber ilerlemek ister.</p>
<p>İdeolojilerin tek bir doğru yolu vardır. O yola uymazsan seni cezalandırır. O ideolojiyi sana öğreten kişiye tam itaat ve biat ister. Ülküler ise ulaşılmak istenen, özlenen yerle, vuslatla alakalıdır. İçinde ülkünü keşfetmene destek olan kişi, lider, öğretmen, usta, sana destek olabileceği sınıra ulaşınca ilerisi için yolunu aydınlatacak başka bir öğretmen veya usta bulman veya kendi yolunu keşfetmen için seni destekler.</p>
<p>Üzerinde düşününce sanki ideolojilerin önemli bölümü, onu ilk ifade eden kişiler için birer ülküydü. Ancak bu ülküyü tam olarak içselleştirememiş, hatta anlayamamış, kendi içlerinde keşfedememiş kişiler tarafından ideolojilere çevrilmişler gibi geliyor bana. Buddha’nın Budist olmaması gibi. İsa’nın Hıristiyan olmaması gibi. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde hepimizin içinde bir Atatürk olduğunu anlatmaya çalışırken bizim o hitabeyi sanki bir dogmaymış gibi, anlamadan tekrar etmemiz, ancak onu hayata geçirmek için hiç bir şey yapmamamız gibi.</p>
<p>İnsanın kendi ülküsünü kendi içinde keşfetmesi gerekiyor. Bir başkasının ülküsü, eğer onu anlamadıysak ve o ülkü bizim içimizdeki ülküyü alevlendirmedikçe, bizim ülkümüze temel oluşturmadıkça, sadece düşünceler düzeyinde kaldıkça, çoğu zaman bizim için anladığımızı sandığımız ancak içimize tam işlemeyen bir ideoloji olacakmış gibi geliyor bana. </p>
<p>Umarım hepimiz içimizden bizi ele geçiren ve bir şekilde kendilerinin bizi tanımladığına inandıran ideolojilerin boyunduruğundan kurtulur, kendi derin kalbimizin özleminden, taahhüdünden beslenen ülkülerimizi içimizde keşfederiz bir gün.</p>
<p><em>Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni<br />Ben yanarım dün ü günü, bana seni gerek seni</p>
<p>Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim<br />Aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni</p>
<p>Aşkın aşıkları öldürür, aşk denizine daldırır<br />Tecelli ile doldurur, bana seni gerek seni</p>
<p>Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem<br />Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni</p>
<p>Sofilere sohbet gerek, Ahilere Ahret gerek<br />Mecnunlara Leyli gerek, bana seni gerek seni</p>
<p>Eğer beni öldüreler, külüm göke savuralar<br />Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni</p>
<p>Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri<br />İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni</p>
<p>Yunus&#x27;dürür benim adım, gün geçtikçe artar odum<br />İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni</em></p>
<p>                              &#8211;Yunus Emre.</p>
<figure class="image regular "><picture style=""><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/ulku1_9725ac16a15a2e632fa89b21bd4f3495_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/ulku1_9725ac16a15a2e632fa89b21bd4f3495_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/ulku1_9725ac16a15a2e632fa89b21bd4f3495_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/ulku1_9725ac16a15a2e632fa89b21bd4f3495_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/ulku1_9725ac16a15a2e632fa89b21bd4f3495_800.jpg" /></picture></figure>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/ideolojiniz-mi-var-uelkuenuez-mue?id=1236057054&type=2",title: "İdeolojiniz mi var, Ülkünüz mü?",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/ideolojiniz-mi-var-ulkunuz-mu/">İdeolojiniz mi var, Ülkünüz mü?</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açık Bir Kalple Yaşam İçin Farkındalık, Cesaret, Güç&#8230; Pratik Öneriler</title>
		<link>https://marefidelis.com/acik-bir-kalple-yasam-icin-farkindalik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2018 05:02:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized @tr]]></category>
		<category><![CDATA[Açık kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/acik-bir-kalple-yasam-icin-farkindalik/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Biz özgürlük isterken, onun peşinde koşarken, temelde asıl arzu ettiğimiz, özlemi ile yanıp tutuştuğumuz şey sanki  “kalbimizin özgürlüğü” imiş gibi geliyor bana, ne dersiniz? Berrak bir zihinle olguları oldukları gibi görmeyi becerebilirsek ve bedenimizle kavga etmeden onun içinde, şimdi ve burada, tüm duygularımızla onlardan korkmadan ve onların esiri olmadan yaşamayı becerebilirsek, artık hayatın ve zamanın getirdiklerinin canımızı yakması korkusu ile kalbimizi kapatmaya gerek duymadan, bu sayede tam anlamıyla, bütünlük içinde, ve belki de ilk defa halimizden memnun bir halde yaşayabileceğiz.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/acik-bir-kalple-yasam-icin-farkindalik/">Açık Bir Kalple Yaşam İçin Farkındalık, Cesaret, Güç&#8230; Pratik Öneriler</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em><a   href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak">Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp</a></em> <em>yazı dizimize devam ediyoruz.</em> Nasıl kendimizden koptuğumuzu ve bundan kurtulmanın ilk iki adımını içeren ilk<em> üç yazıya</em> <em><a   href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak">buraya</a>,</em> <em><a   href="https://marefidelis.com/guclu-beden-farkindalik-6-adim">buraya</a>, ve <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/berrak-bir-zihin-ve-farkindalik/">buraya</a></em> <em>tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu yazıda bedenin güçlü kaidesine yaslanarak ve berrak, uçsuz bucaksız zihnimizin yarattığı geniş alanın ferahlığı içinde kalbimizle nasıl farkındalık içeren açık bir ilişki kurabileceğimizi tartışacağız. <strong>Ayrıca siz de bu yazı dizisinde paylaştığım konular üzerinde çalışmak, bedeninizle güçlü bir ilişki kurmak, berrak bir zihin geliştirmek ve bu yazıda bahsedeceğim gibi kalbinizi kendinize ve olan her şeye açmak isterseniz, bu temel prensipler ve yaklaşımlara dayanan Güçlü Beden &#8211; Berrak Zihin &#8211; Açık Kalp Programı&#x27;na<a   href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/"> </a>katılmaya davet ediyorum. <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/">Bundan sonraki ilk program 11 &#8211; 12 &#8211; 13 Ocak&#x27;ta başlıyor, buraya tıklayarak daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.</a> </strong>Hadi şimdi yazıya geçelim</em></p>
<p>Eğer bu yolda en azından bir iki adım yürümeye çabaladıysanız, bunun ne kadar çaba gerektiren, ne kadar kararlılık gerektiren bir şey olduğunu bileceksiniz. <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/yasami-bir-kutlama-olarak-yasamak/">Kopuğun kulübesi</a> çok çekici. </p>
<p>Çünkü Kopuk’un kulübesi kalbimizin çevresinde ördüğümüz koruma duvarlarının ardında. Belki biz kalbimizi &quot;kopuk&quot;layıp kendi içine saklıyoruzdur. Bu yüzden belki de ne oluyorsa onu doğrudan ve kaçmadan, farkındalık içinde, tüm kalbimizle, ve tüm lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşamaktan koparıyoruzdur kendimizi. Çünkü çok çekici yaşamla olduğu şekilde yüzleşmektense gözümüzün önündeki olgularla ve kendimizle bağlantıyı koparıvermek, ve bu sayede geçici de olsa acı hissetmemeye çalışmak.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8DBE4621-B69B-4524-B9BB-D0630FE559BC_b757d3069938762220e4d4ac284197cf_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8DBE4621-B69B-4524-B9BB-D0630FE559BC_b757d3069938762220e4d4ac284197cf_800.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Farkındalık" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8DBE4621-B69B-4524-B9BB-D0630FE559BC_b757d3069938762220e4d4ac284197cf_800.jpeg" /></picture></figure>
<p>Bu kadar zorsa eğer farkındalık içinde kalmak, bedenin içinde yaşamak, bir yandan da berrak biz zihin geliştirmek&#8230;  Neden böyle bir şey yapalım ki? </p>
<h3>Farkındalık ve Kalbin Özgürlüğü&#8230;</h3>
<p>Farkındalık geliştirmek ve bu sayede beden ve düşüncelerin tahakkümünden kurtulmak, bizi o özlemini çektiğimiz özgürlüğe doğru taşıyacak çünkü. Biz özgürlük isterken, onun peşinde koşarken, temelde asıl arzu ettiğimiz, özlemi ile yanıp tutuştuğumuz şey sanki  “kalbimizin özgürlüğü” imiş gibi geliyor bana, ne dersiniz? Çünkü gerçeklerle, olgularla ve deneyimle seçerek temasımızı kesemiyoruz, sadece olumsuz duygulardan kopamıyoruz. Kopunca bu olumsuz duygularla beraber en güzel duygu ve deneyimlere de kapatıyoruz kendimizi. Berrak bir zihinle olguları oldukları gibi görmeyi becerebilirsek ve bedenimizle kavga etmeden onun içinde, şimdi ve burada, tüm duygularımızla onlardan korkmadan ve onların esiri olmadan yaşamayı becerebilirsek, artık hayatın ve zamanın getirdiklerinin canımızı yakması korkusu ile kalbimizi kapatmaya gerek duymadan, bu sayede tam anlamıyla, bütünlük içinde, ve belki de ilk defa halimizden memnun bir halde yaşayabileceğiz. </p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/6CEAE8D0-AF58-404D-8CBB-B5F786AFE099_d9314b1ac00e7302514597775aa1b601_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/6CEAE8D0-AF58-404D-8CBB-B5F786AFE099_d9314b1ac00e7302514597775aa1b601_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/6CEAE8D0-AF58-404D-8CBB-B5F786AFE099_d9314b1ac00e7302514597775aa1b601_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/6CEAE8D0-AF58-404D-8CBB-B5F786AFE099_d9314b1ac00e7302514597775aa1b601_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Hayatın tadını çıkarmak" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/6CEAE8D0-AF58-404D-8CBB-B5F786AFE099_d9314b1ac00e7302514597775aa1b601_800.jpeg" /></picture></figure>
<p>Peki, böyle açık, bu nedenle de özgür bir kalp geliştirmek ne demek? Bunun yolları neler?  Bu konuya nasıl daha fazla farkındalık getirebiliriz? İşte bir zor soru daha. Bu da diğerleri gibi ömür boyu sürecek bir süreç, ve hakkında yazılacaklar ne kadar çok olsa da, yazılar sadece beyaz zemin üzerinde kara lekeler&#8230; Onun için sadece uygulama, sadece yaşantı bizi ileri götürecek. Başlangıç olarak bedenle güçlü bir ilişki kurarak, ve berrak bir zihin geliştirerek. Ve kalbinizi açmak için çalışmak, bedenle olan ilişkinizi geliştirecek ve zihninizin berraklığını arttıracak. </p>
<p>Bu zemine dayanarak işte yapabileceğimiz farkındalık temeline dayanan bir kaç uygulama:</p>
<h3>İçindeki kopuk tarafınla doğrudan ilişki kur</h3>
<p>İçimizdeki kopuğu görüp de ondan hoşlanmadığımızda, onun kulübesinde saklanmasını fark edip de bu bizim kendimizle ilgili standartlarımıza uymadığında, bu sefer dönüp o kopuk tarafımızla savaşmaya başlıyoruz. Aynen bir sokak köpeğini kovar gibi, ona &quot;hoşşşt!&quot; diyoruz, &quot;defol buradan!&quot; diye bağırıyoruz, hatta tekmeliyoruz onu. Ancak kaçırdığımız şey, zaten bizi o kopuğun kulübesine hapis eden davranışların aynısını tekrarlıyor olduğumuz. Zaten canımızı acıtan, bizi rahatsız eden, korkutan, kabul edemediğimiz şeylerle doğrudan yüzleşmediğimiz, onları hissetmekten ve görmekten korktuğumuz için Kopuk&#x27;un kulübesinde bulmadık mı kendimizi? O yüzden kendimize daha da vurdukça, kovdukça, dövdükçe içimizdeki kopuk daha da büyüyecek, daha da kapsayacak ortalığı. Veya bazen yaptığımız gibi, dönüp ona bakmazsak ortadan kaybolur belki diye umdukça, sanki orada değilmiş gibi davrandıkça, yüzümüze sahte bir gülümseme, davranışlarımıza sahte ve abartılı bir enerji ekledikçe daha da semirecek Kopuk.</p>
<p>Onun için yapmamız gereken, hele niyetimiz, olan her şeye kalbimizi açmaksa, ve olan her şeyle olduğu gibi birlikte olabilecek kadar güçlü bir beden, berrak bir zihin ve açık bir kalp geliştirmekse, o zaman işe belki de içimizdeki Kopuk&#x27;tan başlamamız iyi bir fikir olabilir ne dersiniz? Belki önce kendi kopukluğumuzu, gerçeklerle beraber olamayan tarafımızı, hayatla ve olgularla yüzleşme korkumuzu, hayal kırıklığımızı, acımızı görmemiz, ona farkındalık getirmemiz, sonra da onu değiştirmeye çalışmadan kabul etmemiz, hatta onu anlamaya çalışmamız, ona şefkatle yaklaşmamız gerekiyordur belki de. Belki de yapmamız gereken korkmuş, canı yanmış ve ağlayan küçük bir çocukla oturur gibi onunla oturmaktır ilk önce. Belki de artık &quot;anlat be kopukcuğum, ne bu kadar korkutuyor seni? ne yakıyor bu kadar canını? Anlat bana şu hayal kırıklıklarını be güzelim. Seni can kulağıyla,yargılamadan dinlemek için buradayım&quot; demek, bu sözün hakkını vermek gerekiyordur artık. </p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8306C6E4-DF55-4FA6-AF85-FBFA412C522F_275b843c4cf4ac5baf944ec37ae50c7f_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8306C6E4-DF55-4FA6-AF85-FBFA412C522F_275b843c4cf4ac5baf944ec37ae50c7f_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8306C6E4-DF55-4FA6-AF85-FBFA412C522F_275b843c4cf4ac5baf944ec37ae50c7f_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8306C6E4-DF55-4FA6-AF85-FBFA412C522F_275b843c4cf4ac5baf944ec37ae50c7f_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Kendine şifa" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/8306C6E4-DF55-4FA6-AF85-FBFA412C522F_275b843c4cf4ac5baf944ec37ae50c7f_800.jpeg" /></picture></figure>
<h4>Güçlü beden ve berrak zihnin desteği&#8230;</h4>
<p>Ve işte bunu hakkıyla yapabilmenin zorluğu nedeni ile, tüm yapımız bunu yapmaktan ve bunu yaparak yüzleşeceğimiz can acıtıcı şeylerden bizi korumak üzere kurgulandığı için bu noktada bedenle ve onun içinde olan her şeyle güçlü bir ilişki kurmuş olmak ve berrak bir zihin geliştirmiş olmak çok işimize yarayacak. Bizi korktuğumuz şeyden kurtaracak olan, korktuğumuz şeyin içinden geçiyor ne yazık ki. Onun içinden yürüyecek gücü geliştirmiş olmamız lazım. Winston Churchill&#x27;in dediği gibi &quot;cehennemin içinden geçiyorsan, sakın durma, yürümeye devam et!&quot;.</p>
<h3>İncinmişliklerini gör</h3>
<p>Yürümeye devam ettiğinde, Kopuk&#x27;un kulübesinde sakladığı bir sürü incinmişlikle karşılaşacaksın muhtemelen. Senin henüz dünyayla ve onun getirdikleriyle başa çıkacak kapasiteyi geliştirmediğin zamanlarda başına gelen irili ufaklı olaylarla alakalı bir sürü incinmişlik&#8230; Bu olayların kendilerinin ve sende yarattığı duyguların senin boyunu aşıp da seni boğmasını engellemek ve kendi bütünlüğünü koruyabilmek için oluşturduğun bir  sürü stratejiye, bir sürü karara, dünya ile ilgili, senin ve başkalarının kim olduğu ile ilgili bir sürü hikayeye bağlı olacak bu incinmişlikler. Ve göreceksin ki Kopuk bu stratejilerin en önemlilerinden olsa da sadece bir tanesi. </p>
<p>Bu incinmişliklerle karşılaşınca yapabileceğin bir kaç şey var. Şimdiye kadar yaptığın gibi onlardan kaçabilirsin. Kopuk&#x27;un kulübesi her ne kadar onların da evi olsa da, onlardan saklanmak için de güzel bir yer, ilginç bir şekilde. Veya onlarla irtibata geçince, onlardan kendine yeni bir kimlik yaratabilirsin. Zaten şimdiye kadar bu incinmişlikler senin bir şekilde kim olduğunu tanımladı. Tüm hikayeni onlar üzerine kurdun. Annen baban yüzünden, seni geçmişte satan arkadaşların yüzünden, sana kötülük yapan o insanlar yüzünden, veya<a   href="https://www.youtube.com/watch?v=SLCopTS-gCI"> </a><a target="_blank"  href="https://www.youtube.com/watch?v=SLCopTS-gCI">koşullar yüzünden, &quot;Kader kurbanı olarak&#8230;&quot;</a> yaşadıklarını yaşadın. Şimdi de &quot;onlara rağmen&quot; diye, veya &quot;onlara karşı&quot; diye yeni bir hikaye, daha olumlu bir hikaye, ama yine de incinmişliklerine dayanan bir hikaye oluşturman işten bile değil. Kendine “bu zorlukları aşıp da kendini yeniden yaratan” bir kimlik oluşturman işten bile değil. Ve bu hikayeler, bu kimlik seni tutsak kılmaya devam edecek.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/431A13B7-09F6-4052-86C9-DC03F2D4AAFB_298f0349f6f1086f716cb1b33cadc52b_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/431A13B7-09F6-4052-86C9-DC03F2D4AAFB_298f0349f6f1086f716cb1b33cadc52b_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/431A13B7-09F6-4052-86C9-DC03F2D4AAFB_298f0349f6f1086f716cb1b33cadc52b_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/431A13B7-09F6-4052-86C9-DC03F2D4AAFB_298f0349f6f1086f716cb1b33cadc52b_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Yoğun duygularla başa çıkmak " src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/431A13B7-09F6-4052-86C9-DC03F2D4AAFB_298f0349f6f1086f716cb1b33cadc52b_800.jpeg" /></picture></figure>
<p>Veya bu incinmişliklerinle, aynen Kopuk&#x27;la yaptığın gibi beraber oturmayı, onlara farkındalık ile yaklaşmayı deneyebilirsin. Aynen Kopuk&#x27;u dinlediğin gibi onları dinleyebilirsin. Dediğimiz gibi bunu yapmak bayağı enerji ve güç isteyecek. Güçlü beden &#8211; berrak zihin sana burada bayağı yardımcı olacak. Bazen bunu yapmak için destek alman, hatta profesyonel destek alman gerekecek. Bu desteği al. Muhtemelen bu incinmişliklere dayanan &quot;ben destek almam&quot; hikayene, &quot;destek alanlar sadece zayıf/deli/garip insanlardır&quot; hikayene de farkındalık getirerek&#8230; İşe burdan başla. </p>
<h3>Hikayelerini bırakmaya razı ol</h3>
<p>Tüm bunları yaptığında seni sen yapan, tüm kimliğini dayandırdığın hikayelerinle ve aslında onların dayanaksızlığı ile yüzleşeceksin. Göreceksin ki aslında senin inandığın ve tüm çevreni de inandırmaya çalıştığın gibi, kendiliğinden, zaten öyle olan, koşullardan ve olgulardan bağımsız bir &quot;ben&quot; değilsin aslında. &quot;Ben&quot; dediğin şey, bir takım koşul ve olgulara senin yine bu incinmişlik ve hikayelere dayanan koşullanmaların dikte ettiği tepkilerden oluşuyor. Bu &quot;ben&quot; tanımına, kendinle ve dünyayla ilgili hikayelerine nasıl tutunduğunu, bu hikayelerin seni ne kadar kısıtlayıcı ve ıstırap verici olsa da sınırlı, belirli ve bu nedenle de güvenilir bir alanda tuttuğunu fark edeceksin. Ve bu hikayeleri bırakmadan, kimlik tanımını değiştirmeden o arzu ettiğin özgürlüğe tam olarak hiç bir zaman ulaşamayacağını göreceksin. Düzen&#x27;i bırakıp bilinmeyene, kaosa razı gelmeden açık bir kalple yaşamanın ne kadar imkansız bir şey olduğunu anlayacaksın.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/DE828746-F315-4B47-B56F-5A9378080FA5_02c76850bddbb09c248c1d8185528687_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/DE828746-F315-4B47-B56F-5A9378080FA5_02c76850bddbb09c248c1d8185528687_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/DE828746-F315-4B47-B56F-5A9378080FA5_02c76850bddbb09c248c1d8185528687_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/DE828746-F315-4B47-B56F-5A9378080FA5_02c76850bddbb09c248c1d8185528687_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Bizi tutsak tutan hikayeler" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/DE828746-F315-4B47-B56F-5A9378080FA5_02c76850bddbb09c248c1d8185528687_800.jpeg" /></picture></figure>
<h3>Gölgenle yüzleş</h3>
<p>Bunu yaparken de kendinle ilgili tanımlarının belirlediği ve kendine bakmaya izin verdiğin alanın hemen dışında, karanlıkta, kendinle ilgili kabul etmek istemediğin ve bu yüzden de başkalarına yansıttığın bir çok parçanla yüzleşeceksin. Başkalarına nefret dolu derken kendi içindeki nefrete dokunacaksın. Başkalarını iki yüzlülükle, bencillikle, dürüst olmamakla, hainlikle, vs. suçlarken, senin içinde de bu parçaların ne kadar canlı olduğunu göreceksin. Bu parçaların nasıl bu incinmişliklere birer tepki olduğunu, aslında sadece canı yanmış, korkmuş, hayal kırıklığına uğramış olduğunu, ve bunları aslında içindeki Kopuk&#x27;u korumanın yöntemleri olarak kullandığını anlayacaksın, ve belki ilk defa şefkat geliştireceksin kendine. Anlayacaksın. İnsanın cehaletini, bu nedenle nasıl açgözlü, nasıl öfkeli, nasıl nefret dolu olduğunu göreceksin. </p>
<h3>Şefkat geliştir</h3>
<p>Anlayış, şefkat getirecek. Zaten anlayış yoksa, hala olguların ve sonuçların nasıl oluştuğunu, koşulların nasıl koşullanmalara dönüşüp de aynı olguları defalarca karşımıza çıkardığını anlamıyorsan, hala cahil isen şefkatten de söz edemeyiz. Olsa olsa acımadır o. Acıma ise senin yukarıda, başkalarının aşağıda olduğu bir durumdur. Şefkatte hiyerarşi yoktur. Gölgenle yüzleşmenin sonucunda senin de başkaları gibi aynı tuzaklarla, aynı korkularla, ve aynı ehil olmayan tepkilerle hayatta kalma çabanı görürsün, ve şefkat geliştirirsin. Sadece kendine değil. O saçma sapan davranan adama ve kadına da. Ters düştüğün patronuna, çalışanına, eşine, eski sevgiline, taksiciye, politikacıya da. Anlarsın ki herkes cehalet içinde mutlu olmaya çabalıyor, ve bu cahil çabaları daha da ıstırap yaratıyor. Senin de yaptığın gibi.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/BA41116E-1222-47F7-AF89-25921AE11746_2e518e7ba25e740bfc33903da4933f3b_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/BA41116E-1222-47F7-AF89-25921AE11746_2e518e7ba25e740bfc33903da4933f3b_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/BA41116E-1222-47F7-AF89-25921AE11746_2e518e7ba25e740bfc33903da4933f3b_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/BA41116E-1222-47F7-AF89-25921AE11746_2e518e7ba25e740bfc33903da4933f3b_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Şefkat" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/BA41116E-1222-47F7-AF89-25921AE11746_2e518e7ba25e740bfc33903da4933f3b_800.jpeg" /></picture></figure>
<p>Çok sevdiğim ve daha önce de bahsettiğim bir Tibet şefkat pratiği diyor ki, kim hakkında ne cümle kurarsan kur, bunu &quot;aynen benim de olduğum/yaptığım/veya böyle algılanabileceğim gibi&quot; diye bitir. Ancak o zaman anlayacaksın. Ancak o zaman cehaletten kurtulacaksın. Ancak o zaman şefkat geliştireceksin. Ancak o zaman kalbinin çevresindeki duvarlar inecek. Ancak o zaman, açık bir kalp ile yaşamaya başlayacaksın.</p>
<h3>Cesaret geliştir</h3>
<p>Tüm bu yolda yürümek de cesaret isteyecek. İlginç bir şekilde cesaret kelimesinin yerine kullandığımız kelimelerden biri &quot;yüreklilik&quot;dir. Bu yolda ilerlemek, kendimizle ve dünyayla ilgili hikayelerimizi bırakmak, ve canımızın yanmasını engellemek için kalbimizin çevresine ördüğümüz duvarları yavaş yavaş indirip de açık kalp ile yaşamaya başlamak, büyük cesaret isteyecek. </p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/7BCDDCC0-2A5B-4E3D-BC56-D5A85A9FC278_bebaacbd757956ea33ea49dee8c5827e_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/7BCDDCC0-2A5B-4E3D-BC56-D5A85A9FC278_bebaacbd757956ea33ea49dee8c5827e_1600.jpeg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/7BCDDCC0-2A5B-4E3D-BC56-D5A85A9FC278_bebaacbd757956ea33ea49dee8c5827e_800.jpeg 1x, https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/7BCDDCC0-2A5B-4E3D-BC56-D5A85A9FC278_bebaacbd757956ea33ea49dee8c5827e_1600.jpeg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Cesaret" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/7BCDDCC0-2A5B-4E3D-BC56-D5A85A9FC278_bebaacbd757956ea33ea49dee8c5827e_800.jpeg" /></picture></figure>
<p>Eşim <a target="_blank"  href="https://gulcemberi.com">Aylin Safiye Deniz</a>&#x27;in zamanında çalıştığı öğretmenlerden birisinin dediği gibi &quot;Açık bir kalple yaşamak, kırık bir kalple yaşamaktır&quot;. Artık saklandığımız kopuk&#x27;un kulübesinden çıktığımızda sadece kendi korkumuza, kendi direncimize, kendi incinmişliklerimize, kendi acımıza dokunmayacağız, yukarıda tartıştığımız gibi dünyanın acısına da dokunmak durumunda kalacağız. Ve ancak bu şekilde, buna razı olarak karşımıza çıkan tüm olgularla, tüm gerçekliği ile beraber olarak, kopmadan, kendimizi uyutmadan, hakikatle hakikatin içinde hakikatin farkında olarak yaşayabileceğiz. </p>
<h3>Hiç bir zaman vazgeçme</h3>
<p>Ancak bu yol uzun sürecek&#8230; Bir kerede olmayacak. Tam siz “oluyor, berrak bir zihne, açık bir kalbe ulaşıyorum” derken birden kendinizi en yoğun sislerin, büyük bulanıklıkların içinde, kalbinizi taşlaşmış ve öfke içinde bulacaksınız. İşte böyle bir durumda, umudunuzu kaybetmek yerine yola devam etmeniz, hatta tüm bu deneyime, “işte üzerinde çalışmak için yeni veriler” diyebilmeniz gerekecek. Hem de Kopuk’un kulübesine dönmek gerçekten çok mantıklı gözükürken.</p>
<p>İşte o zaman yolda yürümeye başlayacağız. İşte o zaman zihnimizi eğlendirmek için anlamsız düşünceler ve meşgaleler içinde kaybolmak zorunda kalmayacağız. İşte o zaman kalbimiz, bedenimiz ve zihnimiz gerçek bir çoşkuyla dolayacak, gerçek bir neşeyle dolacak, ve biz kendi içimizden doğan, ve anlayışa dayanan bir halinden memnuniyetin aslında koşulların  bizim istediğimiz gibi sıralanmasına bağlı, bu nedenle geçici, bu nedenle aslında stres verici, ve hiç bir zaman beklentileri tam olarak karşılamayan mutluluktan çok daha yüce bir oluş hali olduğunu kendi deneyimimizle göreceğiz.</p>
<figure class="image regular"><picture style=""><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/2C723015-6930-49A7-A9D3-C4A4E072B716_13b1d4b7861d45fe594750afcc756a54_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/2C723015-6930-49A7-A9D3-C4A4E072B716_13b1d4b7861d45fe594750afcc756a54_800.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" style="" alt="Aydınlanma yolu" src="https://d2ijz6o5xay1xq.cloudfront.net/account_2375/2C723015-6930-49A7-A9D3-C4A4E072B716_13b1d4b7861d45fe594750afcc756a54_800.jpeg" /></picture></figure>
<p>Biz kulübesinin içinde saklanan o kopuk tarafımızla ilişki kurdukça, ona şefkat gösterdikçe, onu içimizde ve dışımızda bizi zorlayan, rahatsız eden, acı veren, korkutan tüm olgularla yüzleşmek üzere bu şekilde güçlendirdikçe, o çevremize ördüğümüz duvarlara o kadar ihtiyacımız kalmayacak. </p>
<p>O zaman kolaylıkla yaşamımızı lütuflarımızın, hediyelerimizin kutlaması olarak yaşayabileceğiz. Ancak belki de bunun bile ne kadar sadece bizimle, bizim bencil isteklerimizle, bu yüzden de yine haz alma ve gerçeğin tamamına dokunmama çabamızla alakalı olabileceğini göreceğiz. O zaman belki de bunun sadece bir durak olduğunu, belki de yaşamımızı hediyelerimizi vererek, onlardan da vaz geçerek yaşamanın bir kutlama olarak yaşamak olduğunu göreceğiz. İşte biz ancak o zaman Kadim Kalp Yolu’nun öğrencileri olabilir, ve kalp gözümüzü açmak üzere yürümeye başlayabiliriz. </p>
<p><em>İşte yolumuz bu. Benim üzerinde yürümeye çalıştığım yol işte bu. İşte bu yazı dizisinin başında bahsettiğim inzivalara ve diğer çalışmalara bu yüzden katılıyorum. </em></p>
<h4><em>Sunmakta olduğum <strong><a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/">Güçlü Beden – Berrak Zihin – Açık Kalp programı</a></strong> da sizleri bu yolda yürümek için hazırlamayı amaçlıyor. </em></h4>
<p><em>Umudum bu programı tamamlayanların en azından yaşamlarını istedikleri amaçlara doğru yönlendirebilmek için daha sağlam temeller oluşturmaya başlamaları, hatta mümkünse ve isterlerse benim de üzerinde yürümeye çalıştığım Kadim Kalp Yolu’nun kapısına gelmeleri.</em></p>
<p><em>Yeni grubumuz 11 &#8211; 12 &#8211; 13 Ocak&#x27;ta başlıyor. <a target="_blank"  href="https://marefidelis.com/guclu-beden-acik-kalp-berrak-zihin-programi/">Bu programla ilgili daha detaylı bilgi almak ve programa kayıt olmak için buraya tıklayınız.</a></em></p>
<p><!-- strchf script --><script>        if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};    window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/acik-bir-kalple-yasam-icin-farkindalik?id=318344058&type=2",title: "Açık Bir Kalple Yaşam İçin Farkındalık, Cesaret, Güç... Pratik Öneriler",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};            (function(d, s, id) {      var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];      if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}      js = d.createElement(s); js.id = id;      js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";      js.async = true;      sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);    }(document, 'script', 'storychief-jssdk'))    </script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/acik-bir-kalple-yasam-icin-farkindalik/">Açık Bir Kalple Yaşam İçin Farkındalık, Cesaret, Güç&#8230; Pratik Öneriler</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
