<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Duygu ve Hislerle Çalışmak Arşivleri - marefidelis.com</title>
	<atom:link href="https://marefidelis.com/tag/duygu-ve-hislerle-calismak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://marefidelis.com/tag/duygu-ve-hislerle-calismak/</link>
	<description>MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Feb 2023 09:44:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.1</generator>
	<item>
		<title>Yolculuğunuzun durakları&#8230;</title>
		<link>https://marefidelis.com/yolculugunuzun-duraklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2023 18:01:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu ve Hislerle Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Aydınlanma yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Dharma]]></category>
		<category><![CDATA[Gestalt]]></category>
		<category><![CDATA[Meditasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Mindfulness]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/yolculugunuzun-duraklari/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir çoğumuz aynı noktada bulduk kendimizi... Kim ve ne olduğumuzla, çevremizdeki insan, olgu ve olayların kim ve ne oldukları ile ilgili bizi bugüne ve bulunduğumuz yere kadar taşıyan hikayelerimizin tam da gerçek olamayabileceğini fark ettik bir gün. Bir gün fark ettik ki biz aynada yansıyan görüntümüzü kendimiz sanıyoruz, aynadaki görüntünün saçını kesmeye, aynanın üzerine makyaj yapmaya çalışıyoruz. Ve bunu bu şekilde sanmamızın gerçek nedeninin kendimizle ve dünyayla ilgili tanımlarımız üzerinde hiç düşünmememiz, bütün bu tanımları, kimliği, inançları bize verildiklerinde hiç çiğnemeden yutmuş olmamız olduğunu fark ediyoruz belki de.</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yolculugunuzun-duraklari/">Yolculuğunuzun durakları&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bugün bir telefon görüşmesinde, konuştuğum kişi “peki bu duyguların, hislerin, bedenin, deneyimin farkında olmak yeterli mi? Bu gelişim yolunda ne anlama geliyor?” diye sordu. Aklıma bundan bir süre önce yazdığım bir yazı geldi ve gülümsedim. Kendisine söz verdim o yazıyı bulup göndermek için. Tekrar baktığımda biraz günceleme istediğini fark ettim ve yeni halini sizlerle de paylaşmaya karar verdim. Umarım keyifle okursunuz&#8230;</em></p>
<p>Bir çoğumuz aynı noktada bulduk kendimizi&#8230; Kim ve ne olduğumuzla, çevremizdeki insan, olgu ve olayların kim ve ne oldukları ile ilgili bizi bugüne ve bulunduğumuz yere kadar taşıyan hikayelerimizin tam da gerçek olamayabileceğini fark ettik bir gün. Bir gün fark ettik ki biz aynada yansıyan görüntümüzü kendimiz sanıyoruz, aynadaki görüntünün saçını kesmeye, aynanın üzerine makyaj yapmaya çalışıyoruz. Ve bunu bu şekilde sanmamızın gerçek nedeninin kendimizle ve dünyayla ilgili tanımlarımız üzerinde hiç düşünmememiz, bütün bu tanımları, kimliği, inançları bize verildiklerinde hiç çiğnemeden yutmuş olmamız olduğunu fark ediyoruz belki de.</p>
<p>O zaman Sokrat’ın meşhur duruşmasında söylediği “üzerinde tefekkür edilmemiş bir yaşam, yaşamaya değer değildir” lafının anlamını da kavrıyoruz biraz. Kendimiz, olgular, dünya üzerinde düşünmeye, tefekkür etmeye başlıyoruz. Bir psikologa, koça veya ruhsal öğretmene gidiyoruz bazen.</p>
<figure class="image strchf-type-image large strchf-size-large strchf-align-center"><picture><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_8c25445cbe113ae379386dd261b0b2c4_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_8c25445cbe113ae379386dd261b0b2c4_1000.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_8c25445cbe113ae379386dd261b0b2c4_1000.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a href="https://unsplash.com/es/@bekahrussom" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bekah Russom</a> | Source: <a href="https://unsplash.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>John Welwood, bu sorgulamanın ve tefekkürün her seferinde derinleşen bir kaç seviyede yapıldığını söylüyor. Benim öğretmenim Cem Şen’den öğrendiklerim, kendi yolumda özellikle de düştüğümde hangi taşa takıldım’a çoğu zaman hocamın yardımı ile bakarak öğrendiklerim, ve hatta Buddha’dan ve diğer büyük ustaların sözlerinden anladığım yol, benim anlayabildiğim kadarı ile şuna benziyor az çok:</p>
<h3 id="24bk9">Önce haritayı edinelim&#8230;</h3>
<p>İlk önce kavramsal sorgulamamız başlıyor. Yeni kavramlar, yeni yaklaşımlar, yeni teoriler öğreniyoruz. Bilişsel davranışçı yaklaşımlar ilgimizi çekiyor bazılarımızın, bazılarımız Dharma yoluna giriyor, diğerleri Adler’in veya Jung’un modellerine çekiliyor. Dharma konuşmaları dinliyoruz, Sufi sohbet meclislerine katılıyoruz. Bir sanghaya veya ihvana katılıyor, kavramsal olarak anlamaya çalışıyoruz içinde yaşadığımız yerin aslında ne ve nasıl bir yer olduğunu. Yaşamımızda olanlara, olgulara, kendi zihnimize ve benliğimize bu öğretilerin ışığında incelemeye başlıyoruz. Yaşadığımız olayların içinde dört soylu gerçeğin nasıl ortaya çıktığını, geçiciliğin nasıl ıstırap verdiğini inceliyoruz. Başımıza gelen kötü şeylere veren tepkimizde nasıl Külli iradeyi reddettiğimizi, hangi arketipin etkisi altında olabileceğimizi sorguluyoruz. Zihnimizin nasıl kul değil de tanrı olmaya çalıştığını ve bunun nasıl bizi kendimizden koparttığını fark etmeye çalışıyoruz. </p>
<figure class="image strchf-type-image large strchf-size-large strchf-align-center"><picture><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_4a5165fb436773b62802111e0942ff2f_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_4a5165fb436773b62802111e0942ff2f_1000.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_4a5165fb436773b62802111e0942ff2f_1000.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a href="https://unsplash.com/pt-br/@tabeaschimpf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Tabea Schimpf</a> | Source: <a href="https://unsplash.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Fark edeceğiniz gibi bu sorgulamayı hala aynı, kendini olmadığı bir şeyle kimliklendirmiş “zihin” ile yapıyoruz. Ancak bunda bir problem yok. Hatta bu çok ama çok önemli bir çalışma. Buddha bunu “batmış bir dikeni yine dikenle çıkarmaya çalışmak”a benzetiyor. Ancak bu tip bir sorgulamada takılıp kalmanın riskleri de var. Özellikle teori ve kavramları gerçekte olmakta olanla karıştırma, zihnimizin içinde kaybolma riski var. Yani haritayı bölgenin kendisi sanma riski&#8230; Haritadan kafayı kaldırıp da hiç çevrede olanlarla bakmama riski&#8230; </p>
<p>Hatta bu çalışmayı, aslında bizi götürmeye çalıştığı yerden, gerçek deneyimle doğrudan yüzleşmekten kaçmak için kullanma olasılığı var. Geçicilikten, varoluşun içi boş doğasından saatlerce konuşup, hatta gerçekleşen bazı olguları bu pencereden yorumlayıp, bu sayede bu geçiciliğe ve boşluğa temas ettiğimizde içimizde doğan büyük hüzün, acı ve korkuyla hiç bir zaman yüzleşmemek var.</p>
<h3 id="8m6iv">Sonra bölgenin içine dalalım&#8230;</h3>
<p>İşte bu yüzden kavramsal sorgulamayı temel alıp bir sonraki aşamaya, deneyimsel sorgulamaya geçmemiz gerekiyor. Doğrudan deneyimimizin, şimdi şu anda zihnimizde, duygularımızda, hislerimizde yaşamakta olduğumuzun içine, ancak bunun içinde kendimizi kaybetmeden, farkındalığımızı hiç bir zaman bırakmadan girmemiz gerekiyor. “acımızı namusumuzla yaşamak” gerekiyor. Korktuğumuzu, utancımızı, isyanımızı, çaresizliğimizi, zihnimizin içindeki kavramlarla değil, bedenimizde ve kalbimizdeki tezahürü ile doğrudan deneyimlememiz gerekiyor. Bunu yapabilmenin tek yolu da bizi buraya kadar getiren kavramları, teorileri, öğretileri ama geçici olarak bırakıp deneyimimizin doğrudan kalbine temas etmek için cesaret edebilmek. </p>
<figure class="image strchf-type-image large strchf-size-large strchf-align-center"><picture><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_bdc99837ddb505c51bc8e59bced4bbc8_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_bdc99837ddb505c51bc8e59bced4bbc8_1000.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_bdc99837ddb505c51bc8e59bced4bbc8_1000.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a href="https://unsplash.com/@philinit" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Philippe Leone</a> | Source: <a href="https://unsplash.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Çünkü kavramsal sorgulama her ne kadar bize nerede olduğumuzla ilgili genel bir bilgi verse de bu yeri tam olarak deneyimlemek, derinden anlamak ve buradan hareket edecek enerjiyi yaratmak açısından yetersiz kalıyor. Bunu yapabilmek için olguları ve içimizde nasıl yankı bulduklarını doğrudan deneyimlemek, zihnimizin sözde bizi koruyan ve bu sayede bizi bulunduğumuz yerde çakılı tutan perdelerinin ötesine geçebilmeyi becermemiz gerekiyor.</p>
<p>Eugene Gendlin’in Focusing’i gibi, Gestalt yaklaşımının şimdi ve burada, deneyime odaklanan, bu deneyime doğrudan farkındalık getiren, ve bu sayede sıradan gibi gözüken olguların oldukça sıradışı farkındalıklara dönüşmesini sağlayan teknik ve çalışmalar, güçlerini bu tip bir sorgulamayı merkezlerine almalarından alıyorlar. Theravada ve Tibet ekollerindeki bazı pratikler bunu hedefliyor. Bu yüzden bunu yapmayan ve daha çok zihinsel/kognitif düzlemde kalan çalışmalara göre hem daha korkutucu, hem de daha etkili bir izlenim yaratıyorlar.  3 Şubat’ta başlayacak <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Koçlukta Duygularla Çalışmak</a> online çalışmasında işte bu ve benzeri tekniklerin nasıl çalıştığı, bu teknikleri nasıl kullanmaya başlayabileceğimiz, ve daha da ustalaşmak istersek nasıl bir yol izlememiz gerektiği üzerinde çalışacağız hep birlikte.</p>
<figure class="image strchf-type-image large strchf-size-large strchf-align-center"><a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/"><picture><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_1000.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_1000.jpeg" /></picture></a><figcaption>3 Şubat’ta başlıyoruz&#8230;</figcaption></figure>
<p>Ancak bu tekniklerin de ilerisi var. Hala bir niyetle, bir değişim umudu ile, hala bir strateji ile yaklaşıyoruz deneyimin kendisine. Hala bir ego, olduğu şeyi daha iyi bir hale, daha iyi bir versiyonuna dönüştürmeye çalışıyor. Hala dualist, ikici zihnin sınırları içindeyiz. Hala bir değiştirmek isteyen, ve bir değiştirilmeye çalışılan var. Her ne kadar Gestalt Değişimin Çelişkili Teorisi “insan olmadığı bir şeyi olmaya çalışarak değil, olduğu şeyi tam olarak, onu tam sahiplenerek değişir” dese bile, hala değişim amacı, bizi dualist zihnin içinde tutuyor.</p>
<p>Bunda bir problem yok. Hatta bir çok amaç açısından bu çok iyi. İnsanın kendi olduğu şeyi reddetmeyi bırakması, duygu ve hislerini reddetmeden ve onların içinde kaybolmadan sahiplenmesi, her türlü iyileşmenin ve etkinliğin, duygusal olsun olmasın her türlü “zeka”yı geliştirmenin en iyi yollarından. Ruhsal yolda ilerlemek isteyen bir insan için bile çok iyi: en azından tam olarak neyle uğraştığını daha iyi bilir hale geliyoruz. Ve ancak koçlukta veya terapide kullandığımız, Gestalt gibi deneyim odaklı teknikler bile ancak buraya kadar getiriyor bizi belki de.</p>
<h3 id="co996">Tutunmadığında ne tutarsın?</h3>
<p>İşte bundan sonrasında bizim olgulara, kendimizi ve kimliklerimizi her an yeniden oluşturma sürecimize, bununla şekillenen deneyimlerimize tam, tarafsız ve çıplak, içinde herhangi bir niyet olmayan bir farkındalıkla bakmaya başladığımız gerçek ruhsal çalışmamız başlıyor. Buddha’nın “tam ve mutlak aydınlanmaya giden tek ve doğrudan yol” olarak adlandırdığı Satipatthana Sutra’da işte bunun yöntemi anlatılıyor. Batıda temel amacından ve bizi gerçek özgürlüğe götürecek en önemli parçalarından arındırılarak etkinliğimizi ve ruhsal huzurumuzu arttıracak “Mindfulness &#8211; Bilinçli Farkındalık”a indirgenen hali ile biliyor olabilirsiniz bunu. Bu şekli kesinlikle çok faydalı, ve bu şekilde yayıldığı için çok mutluyum. Ancak kendi deneyimine doğrudan dokunmaktan kaçan, duygu ve hislerine farkındalık getirmeyi öğrenmemiş bir kişi için bu çalışma, özellikle sadece bu çerçevede ve doğru şekilde yapılmadığında aslında yüzleşmesi gereken acı ve ıstırabınan kaçmak ve sayede onların esiri olmaya devam etmek için başka bir uyuşturucuya da dönebiliyor.</p>
<figure class="image strchf-type-image large strchf-size-large strchf-align-center"><picture><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_48a4cc8f33d5cacc61007bbb791b60d1_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_48a4cc8f33d5cacc61007bbb791b60d1_1000.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_48a4cc8f33d5cacc61007bbb791b60d1_1000.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a href="https://unsplash.com/@fallonmichaeltx" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Fallon Michael</a> | Source: <a href="https://unsplash.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Aslında gerçek farkındalık çalışması deneyimleri oldukları gibi, müdahale etmeden gözlemlemek, onların ortaya çıktıklarında ortaya çıktıklarının, buradayken burada olduklarının, ve geçtiklerinde de geçtiklerinin farkında olmayı, hiç birine tutunmadan ben sandığım, kendimi kendileriyle kimliklendirdiğim olguların benden bağımsız hareketlerini izlemeyi içeriyor belki de. Bu sayede de bizi işte o aynada ben sandığımız görüntülerin boyunduruğundan kurtarmaya başlıyor, bu görüntülerin aynen dediğimiz gibi, sadece birer görüntü, kendimizle ilgili, dünya ile ilgili hikayelerin yine aynen sadece birer hikaye olduğunu doğrudan deneyimlemeye başlıyoruz. Doğrudan sezgisel bilgiye, içgörüye açılmaya başlıyoruz. Zihnin şeffaf, renksiz, kimliksiz, gökyüzü doğası dediklerinde bunun ne anlama geldiğini artık kendimiz bilir hale geliyoruz. </p>
<h3 id="5duu2">Aynalık</h3>
<p>Ustalar diyor ki işte bu noktada artık gözlemleyen ile gözlemlenen arasındaki ayrım yavaş yavaş kalkmaya başlıyor. Artık deneyimlenen, deneyimleyen ve deneyimin nasıl aynı anda birbirine koşullu olarak doğduğunu görüp bundan özgür hale gelebiliyoruz. Artık ne aynaya yansıyan görüntüler, ne de bu görüntülerin kaynağı olan koşullarla oluşmuş beden, duygular, algılar, zihin nesneleri, ve bunların bilincinde olma hali ile kimliklendiriyoruz kendimizi. Aynalığımızı fark ediyoruz, üzerine yansıtılan her şeyle, ona tutunmadan bir olan. Bu yansıyan imajlar, olgular, koşullar ve durumlar geldiklerinde gelmelerine, gittiklerinde gitmelerine takılmadan onlarla bir olan, ayırmayan. Aynalığın renksiz, şekilsiz, boyutsuz, sonsuz, sınırsız varoluşu içinde sadece farkında olan. Sadece farkındalık olan.</p>
<figure class="image strchf-type-image large strchf-size-large strchf-align-center"><picture><source srcset="https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_966c78cb71fea2d024f4fd48781f8217_800.jpg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_966c78cb71fea2d024f4fd48781f8217_1000.jpg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_966c78cb71fea2d024f4fd48781f8217_1000.jpg" /></picture><figcaption>Photographer: <a href="https://unsplash.com/@rishabhdharmani" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Rishabh Dharmani</a> | Source: <a href="https://unsplash.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Unsplash</a></figcaption></figure>
<p>Umarım hepimiz bu yolda adım adım, güçlü adımlarla ilerleyebiliriz. Ve hem buraya giden, hem de olduğu hali ile yaşamımızı etkin bir biçimde yaşamımızı yaşamamıza giden yol, öncelikle şimdi ve burada bedenimizde, kalbimizde ve zihnimizde olanlara doğrudan alan vermekten, temas etmekten ve olduğu gibi fark etmekten geçiyor. </p>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/yolculugunuzun-duraklari?id=1095376453&type=2",title: "Yolculuğunuzun durakları...",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/yolculugunuzun-duraklari/">Yolculuğunuzun durakları&#8230;</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</title>
		<link>https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dost Deniz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 14:42:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dost Can Deniz Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Açık kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu ve Hislerle Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Güçlü Beden Berrak Zihin Açık Kalp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/</guid>

					<description><![CDATA[<p>...İşte bu nedenle hem koçlar, hem de gelişim yolculuğunda yürüyen herkesin kendi his ve duyguları ile çalışmayı ve bunu başkalarının yapmalarına destek olmayı öğrenmeleri çok önemli. Benim bir koç olarak danışanlarımla kullandığım yaklaşım ve araçlar arasında en fazla etki ve ilerleme yaratan bir kaç teknikten birisi duygu ve hislere farkındalık getirmek ve şimdi ve buradaki deneyime farkındalık getirmek .</p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/">Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir şirketin tepe yönetici olan danışanımla, kendine doğrudan bağlı çalışma arkadaşlarından en güvendiği ile yaşadığı bir sorun ile konuşuyoruz. Çalışanı hiç beklemediği bir şey yapmış. Danışanım bu kişiyi karşısına alıp yaptığı şeyin yanlış olduğuna, en başta kendisine zarar vereceğine, bütün bunları onun iyiliği için söylediğine ikna etmeye çalışmış. Ancak pek de becerememiş. Şimdi karşımda, kendi zihnindeki düşünceler ve kalbindeki duygular arasında dönüp duruyor. Sanki iki seçenek arasında kalmış gibi gözüküyor: Cezalandırıp ardından suçlu hissetmek, veya sineye çekip öfkesini sindirmeye çalışmak.</p>
<p>Bu tespiti paylaşıyorum kendisi ile: “Sanki öfke ve suçluluk arasında bir tercih yapmak zorunda kalmış gibi duyuluyor söylediklerinden.” Bir çoğumuzun çoğu zaman olduğu gibi.</p>
<p>Bu söylediklerimi teyit eden bir çaresizlikle bana bakıyor.</p>
<p>“Başka bir olasılık olamaz mı acaba?” diye soruyorum.</p>
<p>Gözlerindeki çaresizliğin üzerine “zorlama da beni söyle, pek işe yarayacağını düşünmesem de” tepkisini içeren bir bakış ekleniyor.</p>
<p>İstediğini sandığım şeyi yapıp devam ediyorum çok zorlamadan: “Arkadaşını hep ikna etmeye çabalamışsın, ancak ne hissettiğini ifade etmemişsin gibi duyuluyor. Acaba bu olay karşısında ne hissediyorsun?”</p>
<p>“Ne hissedeceğim, öfke ve çaresizlik hissediyorum” diyor danışanım.</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" alt="Screm" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_2312b493c196480e2504e04049971ea0_800.jpg" /></picture></figure>
<p>“Mutlaka” diyorum, “ve bunların farkında olman güzel”. Bir yandan da ne kadar hızlı, kendine hiç temas etmeden, neredeyse otomatik bir biçimde geldiğinin farkındayım yanıtının. Ayrıca  bu duyguların farkındalığı herhangi bir çözülmeye de götürmemiş gözüküyor danışanımı. </p>
<p>Gözlemimi paylaşıp devam ediyorum: “Acaba bu çalışma arkadaşının davranışı karşısında hissettiğin duygulara biraz derinden baksak, acaba bize ne gibi olasılıklar sunabilir, birlikte araştıralım, ister misin?”</p>
<p>Onaylaması üzerine duygularının derinine inmek üzere bedenini temel alacak şekilde birlikte çalışıyoruz. Bir süre sonra daha derindeki duygularına ulaşıyoruz: Büyük bir hayal kırıklığı, ve güven kaybı… Kendi kelimeleri ile, büyük bir hayretle ifade ettiği gibi “bu arkadaşımın orada olmasından dolayı altımda çok sağlam bir biçimde hissettiğim zeminim, tamamen erimiş gibi hissediyorum yahu!”. Ve bunları getirdiği geleceğe yönelik büyük bir kaygı.</p>
<p>Bu duygulara temas edip adlandırınca içinde bulunduğu öfke ve çaresizlik, bambaşka bir şeye dönüşüyor. Bir yandan durumla ilgili tüm resmi görmüş olduğu için içindeki tıkanıklık ve çatışma hissi ortadan kalkmış durumda. Hatta biraz hüzün hissettiğini ifade ediyor bir kişiye bu kadar bel bağlamış olduğunu fark ediyor olmaktan. Ve bu güvenin sanki yasını tutmaya başladığını da fark ediyor. Bu duygulara temas etmekten neden kaçtığını, neden kendini bu duygulara karşı duyarsızlaştırdığı da ortaya çıkıyor:</p>
<p>“Dost, ben bu duyguları nasıl ifade edebilirim ki bu kişiye, bunları söylersem ilişkimiz bozulmaz mı?”</p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_1600.jpg 2x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg 1x, https://images.storychief.com/account_2375/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_1600.jpg 2x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/unsplash-image_c7b9022d364f20d63b340c5471107f88_800.jpg" /></picture></figure>
<p>Seansımızın devamında aslında bu duygularını ifade etmezse nasıl ilişkilerinin ister istemez bozulacağını, belki de ancak ifade ederek ilişkilerini daha da derinleştirebileceğini keşfediyoruz beraber. Belki de bu sayede duruma daha gerçekçi beklentilerle bakabileceğini itiraf ediyor. Hem kendisine, hem de diğer kişiye. Aslında iyi niyetli, ancak farklı düşünceleri ve beklentileri olan, ve mutlaka hata yapma potansiyeli de olan, egoya sahip iki birey olarak.  Çalışma ilişkilerini bu sayede daha sağlıklı zeminlere oturtmanın yolları olabileceğini fark ediyor. Bu noktada sohbetimiz yaşamının geneline genişliyor, yaşamında nasıl bazı kişilerin üzerine nasıl gerçekçi olmayan bir “güven” yükü koyduğunun farkına varıyor danışanım. Sadece biraz yavaşlayıp o anda yaşanmakta olan duygu, his ve duyulara derinden farkındalık getirdiğimiz için.</p>
<h3 id="7dlm6">Yaşam Değiştiren Farkındalığın Temeli</h3>
<p>Geçenlerde vefat eden Amerikalı felsefeci ve psikolog Eugene Gendlin, benim bir çok danışanımla yaşadığım benzer seansların içinde saklı sırrı 1960’lı yıllarda yaptığı bir araştırma sırasında keşfetmiş. O sırada Chicago Üniversitesinde olan Gendlin, terapi, psikolojik danışmanlık veya koçluk benzeri hizmetler alan kişilerin bazılarının uzun yıllar boyunca yerlerinde sayarken, bazılarının nasıl olup da hızla ilerlediklerini terapist ve danışmanların yaklaşımlarında araştırmış. 2000 seans kaydı dinledikten sonra bu terapistlerin yaklaşım ve teknikleri arasında kayda değer bir fark bulamamış. Bunun üzerine dönüp danışanları dinlemeye karar veren Gendlin, aradığını burada bulmuş: Hızla ilerleme kaydeden hemen tüm danışanların, diğerleri gibi zihnin ve düşüncelerin içinde kaybolmak ve devamlı aynı hikayeleri anlatmak yerine bu hikayelerinin bir yerinde yavaşlayıp, dikkatlerini duygu ve hislere çevirdiklerini, kendi bedenlerine ve hislerine belli bir biçimde temas ettiklerini bulmuş. Bu bulgusunu daha sonra da tüm dünyada kullanılan bir metodolojiye çevirmiş Gendlin.</p>
<p>Sadece Gendlin değil bu metodolojiyi kullanan. Gestalt yaklaşımının temellerinden biri zihinsel hikayelerimizden, kavramların ve düşüncelerin dünyasından çıkıp şimdi ve burada yaşanan deneyime farkındalık getirmektir. Aynı şekilde Peter Levine tarafından yaratılan Somatic Experiencing’de de deneyime ve bedene farkındalık getirmek kullanılan önemli araçlardan. Buddha, Satipattana Sutra’da bedenin ve duyguların farkındalığını devamlı korumayı tam ve mutlak aydınlanmaya götüren direkt veya tek yolun dört önemli parçasından biri olarak sunuyor bize.</p>
<p>Duygulara Farkındalık Getirmenin Gücü</p>
<p>İşte bu nedenle hem koçlar, hem de gelişim yolculuğunda yürüyen herkesin kendi his ve duyguları ile çalışmayı ve bunu başkalarının yapmalarına destek olmayı öğrenmeleri çok önemli. Benim bir koç olarak danışanlarımla kullandığım yaklaşım ve araçlar arasında en fazla etki ve ilerleme yaratan bir kaç teknikten birisi duygu ve hislere farkındalık getirmek ve şimdi ve buradaki deneyime farkındalık getirmek.</p>
<p>İşte 3 Şubat’ta başlayacak ve 5 oturum/ 10 saatten oluşan<strong> <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/">Koçlukta Duygularla Çalışmak</a> </strong>online programını bu amaçla oluşturduk. 20 yılı aşan koçluk deneyimimde en çok işime yaradığını gördüğüm teknikleri katılımcılarla paylaşacağım bu eğitime Prof. Dr. Sinan Canan ve Aylin Safiye Deniz, PCC de iki oturumla  katkıda bulunacaklar. Bu eğitim,  hem kendimizin, hem de destek olduğumuz başkalarının duygu ve hislerine farkındalık getirmeye başlamak için hızlı bir giriş yapacağız ve hemen kullanabileceğiniz etkili ve basit teknikler öğreneceğiz. </p>
<figure class="image strchf-type-image regular strchf-size-regular strchf-align-center"><a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/"><picture><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(max-width: 768px)" /><source srcset="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg 1x" media="(min-width: 769px)" /><img decoding="async" src="https://marefidelis.com/wp-content/uploads/KocluktaDuygular1200x600px6_3244020a9d2c231e0fe002b91919c5f6_800.jpeg" /></picture></a></figure>
<p>Bu eğitimin tarihleri şöyle:</p>
<p><em>3 Şubat 2023 Cuma – 19:30 – 21:30 (Prof. Dr. Sinan Canan ile)</em><br /><em>7 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>14 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>21 Şubat 2023 Salı – 19:30 – 21:30</em><br /><em>24 Şubat 2023 Cuma – 19:30 – 21:30 (Aylin Safiye Deniz, PCC ile)</em></p>
<p>23 Ocak’a kadar erken kayıt indiriminden faydalanabileceğiniz ve 10 saat ICF CEU başvurusu yapılan bu programla ilgili detaylı bilgiye ve kayıt sayfasına <a href="https://akademi.marefidelis.com/courses/koclukta-duygularla-calismanin-gucu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p> Umarım webinarlarda görüşürüz!</p>
<p><!-- strchf script --><script>if(window.strchfSettings === undefined) window.strchfSettings = {};window.strchfSettings.stats = {url: "https://marefidelis-coaching-consulting.storychief.io/tr/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu?id=1208242186&type=2",title: "Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü",id: "8f15fe0b-d78e-41e5-802d-b10bb74fcf97"};(function(d, s, id) {var js, sjs = d.getElementsByTagName(s)[0];if (d.getElementById(id)) {window.strchf.update(); return;}js = d.createElement(s); js.id = id;js.src = "https://d37oebn0w9ir6a.cloudfront.net/scripts/v0/strchf.js";js.async = true;sjs.parentNode.insertBefore(js, sjs);}(document, 'script', 'storychief-jssdk'))</script><!-- End strchf script --></p>
<p>The post <a href="https://marefidelis.com/duygu-ve-hislere-farkindalik-getirmenin-gucu-2/">Duygu ve Hislere Farkındalık Getirmenin Gücü</a> appeared first on <a href="https://marefidelis.com">marefidelis.com</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
