Yaşam ve varolma deneyimi üzerine…

Ve gelelim motto’muzda da vurguladığımız “yaşam, yetenek ve lutüflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı” sözüne… Burada biraz daha derinden ve felsefi gitmemiz gerekiyor, o açıdan sürç i lisan edersek affola. Bu söz ne demek? Bir kutlama olarak yaşamak ne demek? Nasıl bir kutlama olarak yaşanır? Bu soruları sorduğumuzda aklımıza gelenler, içimize doğanlar şunlar: [checklist icon=”fa-leaf” circle=”yes” size=”small” class=”” id=””] [li_item icon=”” iconcolor=”” circle=”” circlecolor=””]Öncelikle yaşamanın da ne anlama geldiğini, bunun bir kavram, bir fikirden çok, bir deneyim, bir oluş, bir durum olduğunu, varolma deneyimi olduğunu anlamak. Acaba gerçekten varolma deneyiminin ne kadar farkındayım diye sorabilmek kendine. Aslında varolma deneyiminin de farklı yüzleri olduğunu ve bu yüzlerle etkin bir temasın mutluluk ve tatmin için, hatta tam bir deneyim yaşamak için ne kadar önemli olduğunu anlamak: Bedeniyle, kalbiyle, zihniyle etkin bir temas ve farkındalık ilişkisi içinde olmadan, bütünleşmiş ve mutlu bir benliğe de ulaşmanın ve yaşam deneyimini sonuna kadar yaşamanın pek mümkün olmadığını görmek.Ve bu yüzlerin, beden, zihin, kalp’in bahsettiğimiz yeteneklerin yuvaları olduğunu, o lütufların kendileri olduklarını fark etmek[/li_item] [li_item icon=”” iconcolor=”” circle=”” circlecolor=””]Bu yüzden bedeni ile iyi bir ilişki geliştirmek. Onu güçlendirmek, iyi bakmak, öyle veya böyle olduğu için yargılamadan, bu çabayı da kendimizi bize dışarıdan beslenen meli ve malılardan oluşan bir gerçeklerden koparma ve işkence aracına dönüştürmeden, mantıklı ölçülerde ona iyi bakmak, iyi beslemek, onu güçlendirmek. Kendini beden sanmamak, ama bedenle bir olabilmek. Beden yolu ile dünya ile, çevreyle, toprakla ve tüm verdikleri ile birleşmek. Bedenin temel veri toplama araçlarımızdan biri olduğunu, kognitif zihnimizle işleyemediğimiz bir sürü bilginin bedende hisler olarak ortaya çıktığını görmek. Güçlü bir beden olmak.[/li_item] [li_item icon=”” iconcolor=”” circle=”” circlecolor=””]Kalp ile iyi bir ilişki geliştirmek. Duyguları, hisleri, arzuları, hayal kırıklıklarını, üstümüzde taşıdığımız duygusal yükleri anlamak. Tutkularımızla temas etmek. Kalpten gelen sesin sandığımızın aksine nadiren bilgeliğin, çoğu zaman ise yaralı ve ağlayan bir çocuğun sesi olduğunu anlamak. Ağlayan çocuğun yarasına merhem olmak, onu teselli etmek ve bu sayede bilgeliğin sesinin daha fazla duyulması için çalışmak. Sesi duyulan kalbin başkalarının, başka varlıkların ve dünyanın sesini duyacak hale gelmesine, açılmasına izin vermek. Herkesin benim gibi acı çektiğini ve yaralı olduğunu, ve tüm bu dünyanın aktivite, olay, çatışma ve acıların, aslında acı çeken kalplerin kendilerini teskin etme çabasından başka bir şey olmadığını görmek, kendime ve başkalarına şefkat geliştirmek. Açık bir kalp olmak.[/li_item] [li_item icon=”” iconcolor=”” circle=”” circlecolor=””]Zihin ile iyi bir ilişki geliştirmek. Zihni anlamak. Zihinde dolaşan düşüncelere, fikirlere, hikayelere, plan ve kurgulara farkındalık getirmek. Düşüncelerin aslında “ben” olmadığını görmek. Gelip gittiklerini, ve bu düşünceler üzerinde aslında çok da bir kontrolüm olmadığını farketmek, ve kendimi onlarla özdeşleştirmeyi bırakmak. Zihin ve düşünceleri bana kim olduğumu söyleme görevinden azledip, en iyi yapabildikleri ve bu konuda ehil oldukları, problem çözme görevine atamak. Bu sayede zihnimin açılmasını, berraklaşmasını ve temizlenmesini görmek. Dikkatimi nereye odaklarsam, zihnimin temiz ve berrak aynasına hangi görüntüler yansırsa, deneyimimi onu belirlediğini, varoluşuma onun tanım koyduğunu farketmek, bu dikkatimi nereye odakladığım ve zihnimin aynasında neyin yansıdığının sorumluluğunu ele almak; ve zihni temiz tutmak için elinden geleni yapmak. Berrak bir zihin olmak.[/li_item] [li_item icon=”” iconcolor=”” circle=”” circlecolor=””]Ve bedenimle, kalbimle, ve zihnimle bu şekilde, tam temas içerisinde, farkındalık ve anlayış temelli bir ilişki kurarsam, ancak o zaman tatmin, başarı ve mutluluğun bir anlamı olabileceğini anlamak. Çünkü başka türlü, bedenimle, zihnimle veya kalbimle tek yaptığım şey, o içeride ağlayan çocuğu susturmaya çalışmak, ve bunu yaparken en iyi ihtimalle ağzına emzik vermekten, ve muhtemelen de daha da canını acıtmaktan başka bir şey pek de yapmıyorum. Ancak bedenimle güçlü, kalbimle açık, ve zihnimle berrak bir oluş içerisindeysem, bütünleşmiş bir varoluş deneyimini, belki de yaşanması en anlamlı yaşamı bu beden, kalp ve zihin içerisinde yaşayabilirim. [/li_item] [/checklist] İşte bizim için “yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşamak”ın varabileceği en öte nokta, bizim kendi yaşamlarımızda, işimizde, yaratıcılığımızı kullanırken, başkaları ile çalışırken ve liderlik yaparken kendisi üzerinde yükselmeye çalıştığımız yaklaşımımız, bu.

Comments

comments

By | 2014-07-18T17:02:10+00:00 Temmuz 10th, 2014|Categories: Yaklaşımımız|0 Comments

Bir Cevap Yazın