MareFidelis Klasikleri: Yaşam Denen Oyunun 10 Kuralı

Yaşamımızı güzelleştirmeye karar verdiysek eğer, eğer kendimizi tanıma yolculuğundaysak, kendimizi gerçekleştirecek, kendimiz olacaksak, “Yaşam Oyunun En Önemli On Kuralı”na göz atmamızın zamanıdır:

  1. Yaşam çocuk oyunu DEĞİLDİR. Bu gösteride bir prova olmayacak. Yani “yaşam, hiç oynanmayacak bir gösterinin provasıdır” gibi süslü lafların arkasına saklanmayı bırak. Yaşamı neşeli bir biçimde ciddiye al!
  2. Bu SİZİN yaşamınız. Başka birinin değil. Gerçekten yapmak istediğin şeyi yapmaya başla. Kendine birinci önceliği vermeyi öğren. Ayn Rand’ın “Atlas Vazgeçti” de verdiği sözü sen de kendine ver: “Hayatım ve hayatıma olan sevgim adına yemin ederim ki bir başkası için yaşamayacağım, bir başkasından da benim için yaşamasını istemeyeceğim.”
  3. Artık –meli, -malılarla, keşkelerle, bir olursalarla yaşamak zorunda değilsin. Bugünde yaşa, ve elinde olanlarla yaşamını bir cennete çevir. Ya seçimlerini yaşa, ya yaşamını seç. Yapmadığın seçimler için başkalarını suçlama, ödeyemediğin bedelleri zorunluluk olarak adlandırma.
  4. YAPMAYA ÇALIŞMAK diye bir şey yoktur.Bu yazıyı okumayı bırakıp, okumaya çalışmanızı rica ediyorum. Ama hayır, hala okuyorsunuz, ben ise okumaya çalışmanızı istiyorum. Ya yapıyorsunuzdur, ya yapmıyorsunuzdur, yapmaya çalışmak diye bir şey yok. Nokta.  
  5. Başarı SİZİN tanımladığınız bir şeydir.Kendisi için başarıyı tanımlamayan başkalarının elinde oyuncaktan başka bir şey değildir. Eğer benim başarılı olduğuma bir başkası karar verecekse, yaşamımı sahip olamayacağım şeylerin peşinde koşturarak geçireceğim demektir.
  6. Olduğunuz halinizle MÜKEMMELSİNİZ.Eksikliklere odaklanmayı bırakın. Güçlü yanlarınızı ifade etmenin ve onları ustalığa çevirmenin yollarını bulun. Güçlü yapılar güçlü temellerin üzerine kurulur. Eğer zayıflıklarınızı ortalamaya çıkarmaya odaklanırsanız, vasat ve sıradan becerilere mahkum olursunuz. Ama usta olmak istiyorsanız, güçlü yanlarınıza odaklanmak zorundasınız.
  7. İÇSEL bilgeliğinizi dinleyin. İçinizdeki sesi size ne demek istediğini düşünmeyi bırakın ve ona kulak verin. Ne hissettiğinizi düşünerek bulamazsınız, ne hissettiğinize, nerede hissettiğinize bakın!
  8. Öğrenecek bir çok ders olacak. Her zafer ve her yenilgi yanında bir zarfla gelir. Zarfı açın. Evren mesajlarla çalışır. Eğer mesaj ilk geldiğinde onu yakalar ve zarfı açarsanız bir fırsata dönüşür. Eğer yakalayamazsanız yapılacaklar listesine girer. Orada da yakalayamazsanız sorun olur. Sorunken ilgilenmezseniz problem haline dönüşür. Problemi çözmezseniz kriz haline döner ki, o zaman bir şekilde ilgilenmek zorunda kalırsınız. Kriz yönetimi uzmanı haline gelmek istemiyorsanız derslerinizi öğrenmek konusunda acımasız olun.
  9. Bir vizyona ihtiyacınız olacak. Bir vizyona sahip olmak, sevdiğimiz bir yaşam yaratmanın ilk yoludur. Vizyon sizi siz yapan, sizin bu yaşamı ne için yaşadığınızı anlatan o güzel fikir, o ideal, o ülküdür. O ülkü siz seçimlerinizi yaparken yanınızda nöbet tutar, içinizdeki şımarık çocuğun, kurban tutumun, kendini korkulara satan ürkeğin ve değişimi ve gelişimi baltalayan sabotajcının sizi etkilemesine izin vermez. Karanlık zamanlarınızda yolunuzu bulmanızı sağlayan pusuladır o.
  10. Eyleme geçmek ZORUNDASINIZ.İstediğinizi düşünmek, düşündüğünüzü söylemek yetmez. Söylediğinizi yapmazsanız yaşamınız değişmeyecek. Eğer bir yeni yıl hedefi seçtiyseniz, bazı şeyleri yapmaya gerçekleştirmeye karar verdiyseniz, ve “bu sefer artık gerçekten…” diye bir cümle kurduysanız daha ne bekliyorsunuz? Bu yazıyı okumayı bitirir bitirmez hemen kalkın ve her hedefiniz için en az bir şey yapın, çok basit olsa bile. Bir telefon açın, bir kitaba başlayın, spor salonlarını araştırmaya başlayın, internette araştırma yapmaya girişin. Siz eyleme geçmedikçe hiç bir şey değişmeyecek. Olumlu düşünme, yaratıcı imgeleme, dua etme tek başına yeterli değil. İmgenin ve hedefin gerçeğe dönüşmesine fırsat yaratın.

Comments

comments

By | 2014-08-21T18:42:21+00:00 Ocak 14th, 2004|Categories: Blog, klasikler|0 Comments

Bir Cevap Yazın