MareFidelis Klasikleri: İlk Kitabımı Yazarken Öğrendiğim On Şey

İlk kitabımı yazmak ve yayımlatmak, yaşamımın en önemli deneyimlerinden biri olduğu kadar, en büyük derslerini de getirdi bana… Bu aldığım derslerden en önemli on tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum:

1. Eğer kafana koymuşsan yaparsın. Bakıyorum da eski tuttuğum günlüklere, “hedef” bildirgelerine, kendi kendime yazdıklarıma, hepsinde bir “yazmak” teması var. Hatta bir bankacı olarak çalışırken ve yaşamımı finans piyasalarında geçireceğime inanırken bile. Sadece ne yazacağımı bilememişim! Yani aslında yapmak istediğin belki de bir işten ve meslekten farklı veya fazlasıdır, ve sen ne iş yaparsan yap, amacını gerçekleştirebilirsin.

2. Kendi kulağından çekiştirmektense, taşıyıcı ortam/sistemler tasarlamak, hedefe varmayı daha kolay kılar. Ne zamandır kitap yazmak istiyordum. Ama kendime “bu kitabı yazmanı sağlayacak nasıl bir ortam, yapı kurabilirsin kendine?” diye sorana kadar bu e-dergiyi yazmak aklıma bile gelmemişti. Hatta düşününce, okuduğum kitaplardan danışanlarıma kadar herkes benim bu kitabı yazabilmem için çalıştı. Onun için eğer sizin için önemli bir hedefiniz varsa, yapabileceğiniz en iyi şey sizi bu hedefe taşıyacak ortam ve sistemler tasarlamak. Ayrıca bu ortamların sizi çok farklı şekillerde beslemesine de hazır olun.

3. Mesajları ve evrenini dinle. Bir danışanıma e-dergiden alıştırmaları çıkarmayı düşündüğümü söylediğimde şiddetle karşı koydu, çünkü ona göre en fazla yararlandığı şey onlardı bütün e-dergide… Bu düşünceyle oynarken ortaya çıktı “Cesur Sorular” fikri… Kitap yazmaya karar verdiğimde ilk düşüncem sorular üzerine bir kitap değildi. Çok daha farklı bir fikir çevresinde düşünüyordum kitabı. Kafamda ciddi bir “yanıtlar kitabı” yazmak vardı. Ancak bu bahsettiğim konuşma çok daha farklı bir boyuta çıkardı düşüncemi… O konuşma olmasa hala araştırma yapıyor olabilirdim!

4. Plan yapmalısın, ama bil ki hiç beklediğin gibi olmayacak. Tabi ki hedef belirlemek yetmez, eyleme geçmeniz gerekecek. Ve eyleme geçmemize yardımcı olacak planlar yapmalısınız. Tabi ki hedefinize ulaştığınızda nasıl olacağı, nasıl ilerleyeceğiniz, ne zaman ulaşacağınız, nasıl tepkiler alacağınız konusunda sizi ileri taşıyan görüntüler olsun zihninizde. Ama sakın bunlara bağlanmayın. Çünkü süreç büyük ihtimalle hiç beklediğiniz gibi olmayacak. Kafanızdaki imajlarda ısrarcı olursanız gözünüzün önündeki fırsatları kaçırabilirsiniz.

5. Yola çıkıyorsanız derslere hazır olun. Hem de ne dersler! Kendi gölgemi başka hiç bir şekilde bu kadar yakından tanıyamazdım herhalde… Bütün sonuç bağımlılıklarım, beklentilerim, mükemmeliyetçiliğim, hayallerim, karamsarlığım, iyimserliğim, olduğu gibi gözlerimin önüne serildi… Şimdi oturup da bu dersler üzerinde çalışıyorum. Öğrenecek ne çok şey var!

6. Önceliklerinizi iyi belirlemek zorundasınız.Eğer yola çıkarken hiç bedel ödemeyeceğinizi sanıyorsanız, kötü bir sürprize doğru ilerliyorsunuz demektir. Bedeller ödeyeceksiniz. Bu bedelleri kolay hazmetmenin yolu daha yolun başında en azından bu süreç için önceliklerinizi iyi belirlemek… Yolculuk sırasında testler olacak, bu testlerden geçmeye istekli olmazsanız, ilerleyemezsiniz.

7. Yola çıktıktan sonra sakın durmayın. Eğer durursanız, bir saniye bile tereddüt ederseniz, hedefe ulaşma şansınızı yarı yarıya azaltırsınız. Yolun başında kendinizi adayın, ve ne olursa olsun gözünüzü hedeften ayırmayın.

8. Aslında ne istediğini bilmezsen işin var!Diyelim ki hedefine ulaştın. Kitabı yazdın. İşi kurdun. Genel müdür oldun. Bir ailen oldu. Üniversiteyi bitirdin. Sergi açtın. Bodrum’a taşındın. Kafe açtın. Yoga öğretmeni oldun. Peki neden? Ne deneyimlemeyi bekliyorsun bunun sonunda? Bu hedefin sana yaşatmasını beklediklerin neler? Ve gerçekten inanıyor musun bu duyguları yaşayacağına hedefine ulaştığında? Her “………….istiyorum” dediğinde bir de demediğin “çünkü…………” sü var işin, bunun farkında olmazsan işin iş! Eğer peşinde koştuğun hedefin hangi değerlerini ifade ettiğini, hangi ihtiyaçlarını karşılamasını beklediğini bilmezsen, hiç bir şeye ulaşmamış gibi hissedebilirsin sonunda…

9. Yargı ve yorumlara hazırlan. Eğer hedef belirlersen bil ki hedef olacaksın. Çünkü ister kitap yaz, ister iş kur, ister taşın, eyleminle kendini insanların önüne koyuyorsun. Eğer sunduklarının veya yaptıklarının herkes tarafından onaylanmasını bekliyorsan, her okuduğun olumlu yorumla göklere uçacak, her olumsuz yorumla bunalıma girecek, kendini savunmak ve açıklamak isteyecek, veya karşı saldırma ihtiyacı hissedeceksen, yani bu hedefini varlığının bir teyidi, kendi yeterliliğinin bir onayı haline getireceksen, fırtınaya tutulmuş küçük bir kayıktan farkın kalmayacak. Bu ihtiyaçlarını kendi içinde karşılamanın yollarını araştırmaya bak ki, yargı ve yorumlarla layığı ile, yani onların içindeki kendi faydanın peşinde olarak ilgilenebilesin. Yani aslında başarısızlıktan daha çok başarıya karşı hazırlanman gerekecek.

10. Bu son değil. Hedefine ulaştığında bir süre kutlama yapmaya hazırlan. Daha sonra da hedefsizliğin boşluk, belirsizlik ve anlamsızlığına. Ama bir süre sonra “peki, daha ne yapabilirim?” diye soracaksın. Daha öteye uzanmak isteyecek, sınırlarını test etmek isteyeceksin. Bu hedefe doğru çalışırken hissettiklerin tekrar çağıracak seni, ve o zaman anlayacaksın “önemli olan yolculuk” lafının ne anlama geldiğini.

Bonus madde. Ne yaparsan yap, bütün bu maddeleri uygulamasan bile bu maddeyi unutma: Bütün bu süreçten keyif almaya bak. Eğer keyif almıyorsan, neden yapıyorsun ki?

Comments

comments

By | 2015-07-29T23:49:49+00:00 Şubat 17th, 2004|Categories: Blog, klasikler|0 Comments

Bir Cevap Yazın